~EPİSODE~ 7

25 2 4
                                        

  °BATIM°

Yine depoya gelmiştim etraftaki kalabalıktan ve karmaşadan kurtulmak için en iyi yer burasıydı geçen yılın sonunda fark etmiştim burayı , şimdi benim yerim olmuştu bu kitap yığını olan yer.

Kapı sertçe açıldı bu saatte herkes derste olmalıydı kütüphanedekilerde bugün gelmeyeceklerdi zaten birini daha  bulamamışlardı, gelen 1 gün durup çıkıyordu kütüphaneden.

Kapının dışında birden ağlama sesi geldi sertçe içeri girip elindekileri yere attı, sanırım benim yerimi biri daha keşfetmişti , sonra hıçkırıkları şiddetlenip bağırışlara dönüştü; hayır hayır daha fazla dayanamayacaktım bu bagrışlarına ama baya üzülmüş görünüyordu , ne dediğini anlayamamıştım sürekli bağrıyordu ona görünmeden biran önce çıkmam gerekliydi bu depodan ,daha fazla oyalanmadan kapıya yavaşça yürüdüm tam çıkacaktım ki gittikce sesin nerden geldiğini tam anlayamamistim  sırtlarımız birbirine çarptı arkamı döndüğümde  bende şaşkındım , yavaşça bana döndüğü an çığlığı basmıştı , kız korkakça kafasını yukarı kaldırdı, yüzü çok farklıydı daha önce onu buralarda hiç görmemiştim ,kusursuz teniyle karşımda duruyordu.

Geriye doğru bir adım attı nefeslerimizin ortaklaşa nufüs ettiği bu depoda kısık gözlerle ona bakmaya devam ederken yüzündeki masumluk ve korku dolu bakışları tenimi karıncalandırmaya yetmişti , kafamdaki bu saçmalıklardan uzaklaştım ve odadan çıktım, bir kız çocuğuyla uğraşamayacak kadar önemli işlerim vardı. Okulun otoparkına yöneldim otoparkta duran yeni bebeğim (Jaguar-FTYPE) koltuğuna yerleştim ve holdinge sürdüm.

               °°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°  

Holdinge geldiğimde arabayı kapıdaki valeye teslim edip hızla içeri girdim , kapının yanındaki yeni yetme sekreter kız beni görünce her zamanki işveli sesiyle , hoşgeldiniz Batım bey diyip selam verdi.
Onu es geçerek asansöre ilerledim , aşağı gelmesi için düğmeye bastım , vakit kaybetmeden  içeri girdiğimde kimse yoktu  8. katın düğmesine bastım kata geldiğimde ilerideki odama yönelip kapıyı açtığımda dedemin odamda olduğunu farkettim , dışarıyı izliyordu anlaşılan benim geldiğimi görmüştü ve beni görmeye gelmişti , ben içeri girince" hoşgeldin evlat" diyip yanıma geldi .

Dedem Fırat Arıkan namıdeğer Fırat Reis ve benim tek  yoldaşım ve tek ailem .

Reis dedemin lakabiydi memlekete gittiğimizde herkes dedemi görmek için gelir ve ona reis derlerdi ;Artvin dedemin memleketi orasının yeri dedem için hep ayrıdır. Ben İstanbul'da doğup büyüdüğüm için Artvin'de pek kalamazdim mecbur dedem gittiği zamanlar evdeki bakıcı annemle kalırdım.

Benim için aile çok tanıdık ama bir o kadar uzak bir kelime ailem bir kişiden oluşuyor oda sadece Dedem , ben küçükken annem ve babam hazin bir kumpas sonucunda vefat etmişler, o günden sonra hep tek idare ettik . Bir anne evladını o kör kurşun yüzünden bırakıp gitmişti, daha kunduktaki bebek iken belli oldu kaderim, hayata hep tek alıştım hiçbir bakıcı yerini bir anne kadar dolduramadı hep bir soğuk hep bir boşluk, baba'da bir anne kadar önemliydi benim için , küçükken sırtımı sıvazlayacak bir babam olmadı ben büyürken benimle top oynayacak yada bana kızları nasıl tavlayacağım hakkında bilgi verip gülüp eğlendirecek biri olmadi , dedem hariç , herşeyim'le ilgilendi bana hem anne hem de baba oldu en önemlisi bana dik durmayı öğretti Arıkan soyisimimizi taşımayı öğretti her ne zorlukla karsilasirsam  karsılaşayım yıkılmamayı sabırlı olmayı öğretti.

Konuşamıyordum , hastalik değildi sadece konuşmak istemiyordum ama sanki dilimi değil yüreğimi bağlamışlardı, birgün dedemle çiftlikte atlara bakarken o hain herifler çiftliğe saldırmışlar heryeri  heryeri iki dakikada darma duman etmişlerdi, dedem hazırlıksız yakalanmış kurtulmanın çağresini ararken adamları olayı farkedip erken gelmiş ve bizi kurtarmişlardi. O gün bugündür konuşmuyordum , sadece dilim değil o gün bütün bedenim bağlanmıştı, küçük ruhum bunu kaldiramamistı, aylarca yataktan çıkamadım, Türkiye'nin en iyi doktorları bile hastaligimi geçirememişti, birgün dedem yanında orta yaşta bir teyzeyle çıka geldi ismi'de kendi gibi güzeldi Zehra demişti , bana bakıcılık değil annelik yapacağını söylemişti , o gün o kadar heyecanlanmıstim ki ilk defa bir annem olacaktı kendimi önce iyilestirip yeni anneme iyi gorunmeliydim ama kolumu kıpırdatamıyorken nasıl yapacaktım bunu , bana her sabah güzel şarkılar söylüyor elleriyle besliyor yetmiyor bazen yanımda yatırıyor beni okşuyor oğlum diye seviyordu. Bir hafta içinde iyilesmistim ama konuşamıyordum her yolu denemislerdi ama dilim çözülmüyordu, aslında ben istemiyordum konusmayarak bütün herşeyden kaçacağimı düşünmüştüm, istesem konuşabilirdim ama yanlız kendimle konuşup zihnimde bı yerlerde kendimle kavga ediyor , sonra makus talihime bir kez daha yeniliyordum.

Jenna Paradise Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin