Sessizliğin Ruhsuzluğu

44 2 1
                                    

Ben bir papatya gibiyim aslında;
Baharda açan ,
Sonbaharda kapanan.
Baharı da sevmem, yazları da...
Sonbaharı da çok geç gelen kışları severim.
Güneşi sevmem ama yıldızlar benim için fazla güzeller.
Kalabalığı sevmem, yalnızlığı tercih ederim ne de olsa alıştım zaten.
Gürültüden kaçan sessizliğe saklanan,
Mutlu görünüp mutsuzluğa mahkum kalan kişiyim.
Ya da her acıyı çekip de içinde yaşayanlardan.
Kimi zaman küçük bir çocuk,
Kimi zaman ruhu bedenine sığmayan koca bir genç.
Bir balık gibiyim kimi zamanlar,
Yaşaması sadece denize bağlı olan ama sudan korkan yalnız bir balık.
Yüzmeyi bilsem de denizin dibinde boğulup giden minik bir balık misali...
Susmanın en güzel cevap olduğuna inanırdım.
Çünkü konuştuklarımdan çok sustuklarımda gizliyimdir.
Karşıdaki susmanın ne olduğunu biliyorsa tabii...
En çok kendimden kaçarım,
Ya da ıssız sokaklara, ıssız duvarlara, şairsiz şiirlerin mısralarında gizlenen.
Geceleri hiç uyumayanlardanım mesela,
Uykuyu ne kadar çok sevsem de...
Gökyüzüne hapsolanlardanım bazen,
Gökyüzünün maviliği ile konuşan, boğulan.
Bulutları bile ağırlaştırmış,
Gözyaşlarım...

Kimi zaman da;
Sol yanımı ve ruhumu derin mutlulukla kurtaranım mesela...

Sonbaharda kuruyan yapraklar gibiyim,
Birbirine karışmış yeşil, kuru yapraklar gibi.
Hiç bir limana uğramayan gemiler gibi,
Gemisiz limanlar gibi...
Yağmur damlalarına umut,kar tanelerinde gizlenenim...

~başlıyor... iyi okumalar😊
Burada hikayenin içindeki karakteri anlattım.

Sessiz ÇığlıkHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin