Moralimin bozukluğu bölüme yansıdı ve berbat oldu, özür dilerim..
Ama vmin selca geldi bunun şerefine attım yani ağlıyorum gördüğümden beri cidden hazırlıksız yakalandım o nasıl fotoğraftı ya etkisndeyim hala neyse okuyun aşağı konuşurum :*
O gün eğer stüdyoya gitmek istemeseydim ya da bilmiyorum düşünmeseydim Taehyung'u tanıyamayacaktım. Gittiğim için pişman değildim, birilerine yardım etmek hoşuma gitmişti. Ama bunun Taehyung'dan kaynaklı olup olmadığını bilmiyordum, sadece beni mutlu etmişti.
Taehyung'u ilk gördüğümde ne hissettiğimden emin değildim, korkmuştum ilk başta ama sonra daha çok endişeli gibiydim. Taehyung'un üzerindeki kanın beni korkuttuğuna emindim, birini öldürdüğünü ve kanın ölen adama ait olduğunu düşünmüştüm. Ona yardım etmek istediğimde tek dilediği kardeşini dışarı çıkarmamdı, belki de bu sadece beni ya da Guleum'u uzaklaştırmak içindi, bilemiyorum. Guleum'u dışarı çıkarırken abisinin katil olmadığını söylemiş sonra da hıçkıra hıçkıra ağlamıştı. Küçük kız çocuğunun böylesine ağır şeylere maruz kalması, içimdeki küçük çocuğun da canını sıkmıştı. Onun için bir şeyler yapmak istemiştim, içimdeki çocuğa ihanet etmemek için de olabilir, yapmıştım. Evimde ağırlamıştım onları, kahvaltı hazırlayıp güzelce bakmıştım bir günlük de olsa. Annem olsa gurur duyardı benimle, çünkü bana böyle öğretmişti. Annemin düşüncelerini yaşatabilmek, sevindirmişti kafese sakladığım o çocuğu, içimde karanlık odalara hapsettiğim o çocuğa ışık tutmuştum o gün. Annem olsa gurur duyardı.
Gittiklerinde üzülmüştüm, daha çok evimde kalsınlar istemiştim, sonsuza kadar onlara bakabileyim istemiştim. Gece vakti olup, yatağıma yattığımda, düşüncelerimle savaş verirken çalan telefon sakince atan kalbimi de heyecanlandırmış, ardından aklıma dolan kötü düşüncelerle o heyecan yerini yalnızca korkuya bırakmıştı. Evet Taehyung aramıştı ama bunu, yaşamak zorunda kaldığı o berbat şeyler yüzünden değil de belki bir kahve içmek için olmasını isterdim kesinlikle. Ağlıyordu, kimsesizliğinden, kardeşini aldıklarından. Özür dilemişti aradığı için, kimsesi olmadığı için beni aradığından. İçimdeki çocuk öylesine ışığı görmek isterken karanlığa sinmişti birden. Yaptığım şımarıklıklar adına utanmıştım delicesine, evim, arabam, arkadaşım ve arkamda duran bir babam varken böylesine bir şımarıklık yapmanın verdiği pişmanlığı yaşamıştım.
Sonra onunla beraber kardeşini bulmaya çalışmıştım, zorunluluktan değildi, istediğimdendi. Çabalamıştım, elimden gelen her şeyi yapmıştım belki de, yapmayacağım şeyler yapmış, gördüğüm o odaya rağmen o adamlara kafa tutmuştum, canımı yakmalarını umursamamıştım, canım o kadar yanmıştı ki, öylesine atılan bir iki yumruğu acı sanan bedenim gerçeği öğrenmişti. Yine de bıkmamıştım, Guleum'u bulmak ve sarılmak istiyordum.
Benim kardeşim yoktu, kardeş sevgisi nedir bilmiyordum ancak Guleum için hissettiğim şeyleri, bir kardeşim olsa yalnızca ona hissederdim. O bir kaç gün de olsa benim kardeşim olmuştu sanki. Bu yüzden fotoğrafı gördüğümde canımdan can gitmiş gibi hissetmiştim, o ihtiyara karşı çıkma cesaretini bulabilmiştim. Onun için tüm fedakarlıkları yapabilirmişim gibiydi. Bu kadar yoğun duygular beslemem, bu kadar kısa gün de bunları hissetmem doğru muydu bilmiyordum ama umurumda değildi, içimden geldiği gibi yaşamıştım her şeyi.
O lanet olası binadan çıktığımızda ayaklarımda ayakkabım, altımda da bir pantolon yoktu fakat tek istediğim eve gitmekti o an, çok yorulmuş neredeyse uyumamış ve yemek de yememiştim. Giderken takım elbiseli ve silahlı adamlarka karşılaşmış, yakalanmamak adına Taehyung'la öpüşmüştüm. Bu öylesine dudaklarımızı değdirmek değildi, dudakları dudaklarımda hareket etmiş, alt dudağımda oyalanmıştı, belki dakikalarca öpüşmüştük. Hayatımda ilk kez bir erkekle öpüşmenin şokunu yaşamıştım. Bunun üzerinde durmadan yola devam ederken yine Taehyung'la tartışmış ve onunla eve dönmüştüm. Eve girmeden bana söz vermişti, Guleum'u bulduğunda ilk benim yanıma gelecekti. Bu benim onunla gitmememe karşılık yapılan anlaşmaydı. Ona inanmışve kabul ederek evime adımımı atmıştım. Yoongi ve Jungkook ikilisine maruz kaldıktan sonra sonunda kendimi uykuya bırakmıştım.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Ilunga
Fanfiction[vmin] "Tek eksik olan inanmaktı, sen tereddüt etmeden inandın bana, ve her şey tamamlandı." •|21.04.20|' •|?|'
