Işık 'dan
Bugün bilin bakalım ne olduu? Benim pek sevgili (!) sınıf arkadaşlarım beni akşam bir yere davet ettiler ama neresi olduğunu söylemediler. Neymiş sürprizmiş. Ne sürprizi ya? Sanki ben anlamadım beni konuşturmak için elinizden gelen her şeyi yapıcağınızı. İlk planları tutmayınca ikinci planları da bu işte heralde. Bunları düşünürken ders zili çaldı ve son derse girmiş bulunduk. Önümde açık olupta bir satır bile okumadığım kitabımı kapattım.
"Kapatmasaydın on beşinci kez okurdum aynı sayfayı" diye konuştu uyuduğunu sandığım ama meyer beni izleyen Sinan. Ne zamandan beri izliyodu beni.
"Sen beni mi izliyosun?" diye sordum.
"Yoo, gözüm dalmış. Geliyo musun akşam?"
"Annem izin vermez" aslında annem izin verir neden mi? Çünkü benim dışarıda arkadaşlarımla sosyalleşmem taraftarı ama ben evden çıkmak istemiyorum öylece yatağımda oturayım dizi, film falan izliyim istiyorum. Ben bazen çok tembel olabiliyorum fazla da ders falan çalışmıyorum zeki ama çalışmıyo lafı gibi bişey zekiyim ama çalışıyorum da yani. Her neyse bu konuya nerden geldiysem.
"Bence verir"
"Yok yook vermez" arkadan Eda geldi.
"Ne demek vermez ya?"
"Annem sizi falan tanımıyo ya hiç şeye izin vermez"
"Ha tamam o zamaaan bu iş bizde yani en azından bende ben halledicem merak etme" Merak etmiyim mi? Tabi etmem etmem sen dedin ya artık hep içim rahat gözüm kapalı güvenirim artık ben bunlara
"Yooo hiç gerek yok siz kendiniz gidin birlikte eğlenin tamam mı? Hadi bak ingilizce öğretmeni geliyo geç yerine sen"
"Var var gerek var, saat beşe doğru sendeyiz hadi baay"
"Baay" dedim onu mutsuz bir şekilde taklit ederken
