4.Bölüm.
Kırıldı kanadım...
Kalbim yaralı...Okuldan çıkıp direk spor salonuma gittim.Spor benim hep sinirimi alırdı.Müzikte sakinleştirirdi.
Spor salonuna gittiğimde bana özel soyunma odasın gidip üzerimi değiştirdim.Üstüme yarım sporcu atleti altıma da şort giymiştim.
Boks torbasının yerine giderken çalışanlardan birini durdurup şarkı açmalarını söyledim.
Eldiven takmadan boks torbasını yumruklamaya başladım.Şarkı çalmasına rağmen sakinleşememiştim.Geçmiyordu.
Hani acılar zamanla geçer diyorlar ya...Geçmiyor.O karanlık, o acı her yere senle geliyor.
Geçmez...Bazı acılar geçmez...Belkide ben geçiremiyorumdur.Ama bazenleri aklımdan gidiyor.Kısa süreliğine unutuyorum.Ama bişey görüp,duyup annemi hatırlıyorum.
Yarın annemin ölüm günüydü.Çocuk Kaylanın büyüdüğü gündü.
Gözlerim dolmaya başlarken arkadan gelen sesle yavaşladım ama durmadım.
"Çok sinirlisin"dedi.Ses arkamdan geliyordu ve bir erkek sesiydi.Arkamı dönmedim kum torbasına sert yumruklarımı geçirmeye devam ettim.
"Bu senin ne kadar umrunda?"dedim.
"Bilmem.Kötü gözüküyorsun.Acını geçiremem ama anlatıp hafiflete bilirim."dedi.Acımın olduğunu nerden biliyordu?
"Acımın olduğunu nerden çıkardın"dedim.
"Benim acılarım senden daha fazla bundan emin olabilirsin.Eskiden bende senin gibiydim.Zaman geçtikçe alışıyosun."dedi.
Bu dediğine gülüp "senin acıların mı bemden daha fazla.Hiç sanmam."dedim.
"Var mısın iddiasına"dedi.
"Neden bu kadar sinirli olmamı öğrenmeye çalıştığını farkındayım."
dedim.Gülüp "Sandığımdan daha zekisin"dedi.
"Ne zaman gidiceksin."dedim.Ve arkamı döndüm.
"Hmm demek Buz Prenses.Yıldız Kolejinin sahibinin kızı.Aynı okuldayız ve senin sınıfımdan ve çetemden bir kişinin elini kırdığını öğrendim.Bu gün okulda değildim.Eğer olsaydım buna izin vermezdim. "dedi.
"Seninle uğraşıcak havamda değilim.Ama eğer illa gel benimde elimi kır diyosan omzuna kadar kırabilirim."dedim.
"Yemiyo demiyoda.Hiç havam da değilim diyo."dedi.
Iyice sinirlenmeye başladım.Bir iki adım uzaklaştım.
"Noldu gidiyorsun anneni mi özledin.Doğru hava kararmaya başladı.Evde annen bekler."dedi.
Gözlerim dolmaya başlamıştı.Ve iyice sinirlenmiştim.Olduğum yerde durdum.Birkaç saniye sonra ona dönüp "haddini aşıyorsun.Ve aşarsan çok kötü olur."dedim.Bunları derken ona iyice yaklaştım ve paçasına tekme attım.Soyunma odasına gidip duş uzun bir duş aldım.Duştan sonra kıyafetleri mi giyip arabama bindim.
Uçuruma gidicektim.Annem ölmeden önce gitmiştik.Heryıl bu gün giderdim.Geceyi de orda geçirirdim.
Geceyi orda geçireceğim için sabahta annemin yanına gidiceğimden dolayı siyah bişeyler giyinmem gerekiyordu.
Yol üstümdeki bir mağzaya girdim ve siyah pantolon,siyah tişört ve siyah deri ceket aldım ve mağazada giyindim.
Neredeyse iki saat sonunda uçuruma gelmiştim.Yolda bizimkilere de haber vermiştim.
Uçurumun ucuna oturdum ve manzarayı izlemeye başladım.Gözlerim hiç çıkarmadığım bileğimdeki fulara kayınca gözlerim dolmaya başlamıştı.Fular annemin fularıydı.Diğer bileğimdeki bilekliğe baktığım da çoktan ağlmaya başlamıştım.Annemle ikimizde olan bilekliğimiz.Bilekliğe baktığım da annem morga götürüldüğünde ki zaman bilekliğinin yerde dağılışı geliyordu gözümün önüne.
Sonra kolumda ki kesiğe baktım.Babam annemi bıçaklerken annemi kurtarmaya çalıştımda bıçak kesmişti.Ben annemi unutmak istemiyordum.Ama her anımda kendisini hatırlatacak şeyler olması beni çok yoruyordu.
Ağlarken arkamdan gelen sesle arkamı döndüm.Arkamda müzik hocasını beklemiyordum.Hemen gözümde ki yaşları sildim.
"Bana inanmamıştın.Ama ben Ayçanın yakın arkadaşıydım.Ayça senin 18.yılını hep görmek isterdi.Bir gün bana 'olurda bir gün kızımın 18.yılını göremezsem ona bunu ver.' demişti.Bu sandık senin parmak izinle açılıyor sadece.Annen bu terihte seni burda bulabileciğimi söylemişti.Seni çok seviyor annen Kayla."dedi ve elindeki kahverengi sandığı bana uzattı.
Sandığı aldım."Bu gün yaptığın hareket çok güzeldi.Annen seninle gurur duyuyor Kayla.Seni o gün hastane de gördüm.Askerlerden kurtulup annenin yanına koşuşun ona sarılıp yalvardığın zamanı onun elini tuttuğunu bilekliğin kopuşunu hepsini hatırlıyorum Kayla.Sen çok güçlü bir kızsın.Sen bir kızın hatta insanın yaşayacağı en kötü şeyleri yaşadın.Kendine dikkat et Kayla"dedi ve bişey demem izin vermeden gitti.
Sandığa baktığım da gözlerimden yaşlar akmaya başlamıştı.
Sandığı açtım ve içinde bir sürü renkli mektuplar vardı.Ve üstünde sayılar vardı.20 de bitiyordu.Bunları hatırlıyordum.Ben resim çizerken annem de kağıtlara birşeyler yazıyordu.Ve renkli zarflara koyardı.Annemin sevdiği şarkılardan birini açıp (media) mektuplardan 1.sini elime alıp açtım ve okumaya başladım.
Canım kızım;
Kızım... Bu mektupu okuyorsan hayatta değilimdir.Ben hep merak ederdim nasıl ölüceğimi.Ama şu şartlarda babanın yüzünden ölüceğimi biliyorum.Eğer öyleyse üzülme kızım.
Seni biliyorum ben aklından çıkmıyorumdur.Sen benim yarım kalan hayatımı da yaşa kızım.Sen çok güçlü bir kızsın.Sadece kanadı kırılmış,yaralı bir kızsın.Senin yanında değilim şuan.Senin yanımda olamadığım için özür dilerim kızım.Sen benim kızımsın...
Babana kızma olur mu?Ne olursa olsun o senin baban.Ben sana annelik yapamadım.Annesiz büyüdün benim yüzünden.Bu hayatta annesiz büyümekten başka en zor hiç bir şey yok.Kendini hiçbir zaman üzme olur mu?Çünkü zaten sen kırılmış bir kızsın.Seni kimsenin kırmasına izin verme.Çocukluğunu yorganın altında bırakma...
Bu mektupları kendini kötü hissettiğinde oku.Ama şimdi diceksin ben zaten sensiz kötü hissediyorum.O zaman yanında olmadığım için senin doğum günün de hediye alamıyorum.Her yıl doğum gününde aç bu sandığı olur mu?
Seni seviyorum kızım.Herşey için özür dilerim.Sana yaşattıklarım için özür dilerim kızım...
AnnenBilmiyordu ki benim doğduğum günde öldü annem...
Bölümün fazla uzun olmasını istemediğim için burda bitiyor.Ama devam edece:)

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Kayla
De TodoBir kız düşünün, babası kızının yanında karısını delik deşik ediyor.Kızı 'baba dur nolur ben annemsiz naparım 'diyor.Üstelik daha 9 yaşındayken.Kayla'nın babası o gün sedece karısını,hayat arkadaşını öldürmedi.Kızını da öldürdü.Kızının geleceğini de...