Böyle Gitme Nolur...

74 3 8
                                    

9.Bölüm.

Senin kollarında son bir kez uyansam...

Sanki göz kapaklarıma da fil oturmuş gibi hissediyorum.Başımın keskin ağrısıyla hastanenin burun çürüten kokusu birleşince kötü oluyordu.

Gözlerimi açmadan neden burda olduğumu hatırlamaya çalıştım.

Ama keşke hatırlamasaydım.

Dolu gözlerimi açıp etrafıma baktım.Bir koltukta bizimkiler üst üste oturmuş duvarla bakışıyordu.

Anlam veremeden baktıkları duvara baktım.Baya boş duvardı.Ne pencere ne tablo falan vardı.Düz beyaz duvar.

"Evlenmeden olmaz"dedim.Cünkü sanki duvara her an yapışcak gibiler.

Hepsinin gözleri bana dönünce birden yanıma uçtular.

Kerem "Aha valla uyandı."derken

Uzay "Sonun da güzelim"dedi.

Oğuz "Valla bana pembe panter diyişini bile özledim."dedi.Anlamayamlar için Oğuzun saçları pembe.

Kızlar aynı anda "Çok korkuttun"diyip sarıldılar.

"Özür dilerim."dedim sadece.

"Tamam önemli değil sen iyiysen"dedi Uzay.

***

Serumum bitince katilin evine gittim.Korumalardan anahtarı alıp açtım.Saat geceyi geçmişti.

Sesizce odama çıktım demicem inadına takır takur ses çıkardım.

Tam katilin odası açılınca ben odama girip kapıyı kilitledim.
O da orda ağzı açık sap gibi kaldı.

Uyumadan önce rutin işlerimi halledip yatağıma uzandım.İçim de kötü bir his vardı.Ve bu boktan his yiyip bitiriyor beni.

Çalan telefonumla yerimden sıçradım.Kim arar ki bu saatte hava daha aydınlanmamış bile.

Komidinin önünde ki telefonumu aldım.Eda arıyor.Kesin bişey oldu diyip daha fazla bekletmeden açtım.

"Alo kuzum birşey mi oldu?"dedim endişeyle.

"Kayla...Ben dayanamıyorum..."dedi.Ağlıyordu yine naptı o kadın.

Yerimde dikleşip "Kuzum noldu yine o kadın mı?"dedi.

Ağlamalarının arasında "Kay- Kayla babam g-  göz göre göre gözümün önün de avuç içlerimden kayıp g- gidiyo e- evleniyormuş o kadınla"dedi.

"Yapma be Eda babanda anlıcak hatasını üzülme biz varız bak bana kimsem yok sizden başka dur bekle ben geli-"geliyorum demeden

"Özür dilerim kardeşim..."diyip kapattı.

Hızla üstümdeki pikeyi fırlatıp pijamalarımı umursamadan kitlediğim kapıyı açıp alt kata indim ayakkabılarımı hızla giyindim ve dışarı çıktım.

Arabanın anahtarını unuttuğumu hatırlayıca yanımda bana şaşkın bakışlarını atan korumaya dönüp"Arabanın anahtarını ver!"diye bağırdım.

"Ama e- efendi-"demeden

"Başlatma efendine!"diye bağırdım.

İlerden koşarak eski şöförüm Ali amca gelince ona doğru koşup bana uzatığı anahtarı alıp arabasına koştum.

Arabayı hızla çalıştırıp "Eğer kardeşime bişey olursa yakarım sizi Yağmurlar!Eda Yağmurun kılına bile zarar gelemez!"dedim.

Elim kolum birbirine karışmış tutmakta zorlandığım göz yaşlarım teker teker yanağımdan süzüldü.
Arabalara makas ata ata gidiyorum.Arkamdan bana küfür savuran sürücülere de bağırıp duruyorum.

Edanın eve en çok bize uzak 40 dakilalık yolu 20 dakikada gelince arabayı gelişi güzel park edip eve koştum.

Eda gilin villalarının önüne gelince korumaların beni durdurmasıyla "Bırakın!Kardeşim evde zarar vericek kendine!"diye bağırdım.

"Kayla Hanım Eda Hanımın kesin emri eve kimseyi alamayız."dedi ben bu adamları öldürürüm.

"Başlatma emrinden!Zarar vercek diyorum kendine!Bırakın!"diye bağırıyorum.Üç koruma tutmakta zorlanınca beni üç kişi daha geldi.

"EDA! Yapma kuzum!Vazgeç!"dedim.Evden sadece ağlama sesleri geliyor.İcerden "Affedin beni!"diye bağırmasıyla bir el ateş sesi geldi.

"HAYIR!Eda sakın!"diye bağırdım.Ağlamam daha da şiddetlenirken korumalarda ateş sesine affallmış olcak ki elleri bellerinde ki silahlara gitti.

Hemen eve koşup kapının kırılmadı için omuz atmaya başladım.İkinci deneme de açılnca Edanın odasına koştum.Bir el daha ateş sesi duyduğum da mümkünmüş gibi daha hızlı çıkmaya başladım merdivenleri.

Kapısını açtığımda karşımda ki manzarayla affladım.Hayır Eda beni bırakmaz bırakamaz.

Edanın yerde kanlar içinde ki bedenin yanına gidip dizlerimin üstüne çöktüm.Kafasını dizime koyup bağırmaya başladım."Ambulansı arayın!Eda yapamazsın!Bırakamazsın bizi! Lütfen Eda"Bir yerden kalbinin üzerinde ki iki yaraya baskı uyguluyor bir yanda da bağırıyordum.

Arkamdan Azranın cığlığı gelince Azraya döndüm.

Koşarak yanımıza gelip Edanın bileğini tuttup "Yapamaz.Hayır!Yapmış olamaz!Bizi bırakamazsın Eda!"diye bağırmaya başladı.İkımiz de hıçkıra hıçkıra ağlayıp bağırıyorduk.

İçerden Oğuzun ve Uzayın sesi gelince azrayla o tarafa döndük.Kerem ve Oğuz koşup yanımıza gelince kapının ağzında dondu kaldılar."Kerem!Oğuz!Yardım edin!Bırakamaz bizi!"diye bağırdım.Arkadan Uzay koşarak gelince o da dondu.Azrayla hâla bağırıyorduk.Üçü birden yanımıza gelip Uzay Edayı kucağını alıp ambulans seslerinin geldiği yöne yani dışarı çıkardı.Yanına gidemiyordum ayaklarım beni taşımıyordu sadece arkasından kısık sesle  "Gitme dur!"diye bilmiştim.

Kafamın için de yine o gün geliyor.Dokuzunucu yaşım...
Annemin kanlar içinde ki bedeni...
Elimin ağır kan kokusu...
Annemin kanı diye temizlemek istemediğim kıyafetlerim...

Azra kalkıp Uzayın peşinden gitti.Kerem ve Oğuzun arasında ki kısa bakışmadan sonra Kerem Edanın kolunu tutup yürümesine yardımcı olmuştu.

Ben...Ben elimde ki kanlara baka kalmıştım.Birden baktığım elim aynı dokuz yaşında kanlı elime baktığım gibi oldu.

Oğuz elini omzuma koyup yanıma çöktü ve "Geçti kardeşim geçti..."dedi.

Ağzımdan sadece "Bırakamaz bizi bırakmaz o da,onu da kaybedem Oğuz o, o benim kardeşim..."çıktı.

Oğuz bişey dememeyi seçip beni kaldırdı.

Kalktığım da gözlerim üstüme kaydı siyah ev şortum tozlanmış tişörüm kan olmuştu.Çıplak bacaklarım ise çizik ve kanlarla doluydu...

Eda böyle gitme nolur....

Arkadaşlar Edanın hayatını hatırlamayanlar için,Edanın anne ve babası ayrıdır.Annesinin ilişkisi yoktur ve Edaya iyi davranır.Babası ise tam tersi  evlenmeyi düşündüğü sevgilisi vardır.Edaya başta iyi davranıyordur ama sevgilisi Edayla Edanın babasının arasını açmıştır...

KaylaHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin