Şarkı : Skinshape- After Midnight
⸝⸝
O gün Hyunjin beni evine götürdü, telefonum susmak bilmedi uzun süre. Ben avazım çıktığı kadar ağladım, evden çıkmaya çalıştım ama beni durdurdular. Uzun zamandır böyle olmamıştım. Yani elbette flört ettiğim bir kaç kişi oldu. Ama hiç bu kadar derin duygular beslediğim biri olmamıştı. Çok kırılmıştım. Gerçekten o adamı seviyordum. Ona çok öfkeliydim ama yine de seviyordum işte. O gün sadece ağladım ve uyudum. Ertesi gün kalktığımda Hyunjin ve Seungmin telefonlarını kapattı. Çünkü nereden buldu bilmiyorum ama Minho sürekli bizi arıyordu.
Bütün gün evde oturduk, ben arada ağlayıp arada sigara içiyordum. Kırgındım, daha bir gün önce sarıldığım yanağımı öpen adam başkasıyla sevişecek derecede açlıkla biriyle öpüşüyordu. Bu olaylar aklımda bir bir dolanıyordu ve dolandıkça gözümden yaş akıyordu. En son balkona çıkmıştım. Üstüme aldığım renkli örtüyü iyice etrafıma sardım ve sigaramı yaktım. O sırada Hyunjin yanıma geldi. Seungmin uyuyor olmalıydı. ''Hey, nasılsın?'' dedi.
''Berbat haldeyim Hyunjin'' Hafifçe gülümseyip yanıma yanaştı ve bana ayak üstü sarıldı. ''Unutma her zaman yanındayız, yavaştan toparlanmalısın. Yarın Yeni yıl. Bir kutlama olacak Changbin aradı gidelim mi?'' Biraz düşündüm bu sırada sigaramı içtim ''Olabilir ya bilmiyorum uyumak istiyorum sadece.'' Haklıydım, bunu biliyordu. Saçımı okşadı ve iyi geceler dileyip Seungmin'in yanına gitti.
Ne kadar süre o balkonda oturdum bilmiyorum ama bir paket sigarayı çoktan bitirmiştim. Üşüdüğüm için içeri geçtim ve telefonumu elime aldım. Minho sürekli aramış ve mesaj atmıştı. Bir kaçına üstten baktım.
Minho
Jisung yalvarırım telefona bak.. Çok üzgünüm lütfen telefonlarıma cevap ver lütfen Sung.
Jisung çok özür dilerim lütfen bakar mısın?
Ağlamıyorsun değil mi?
Evine geldim ve evde değilsin. Kapıda oturdum seni bekliyorum lütfen gel..
Neredesin Jisung..
Gözlerim dolmuştu. Sadece mesajların bir kaçına bakıp telefonu koltuğa fırlattım. Yıkık haldeydim, bitmiştim resmen. Bu beni deli ediyordu. Ayağa kalkıp Hyunjin'in çalışma masasından bir kaç boya ve kağıt alıp çizim yapmaya başladım. Bu beni daha çok heyecanlandırdı bir süre sonra boş bir tuval bulup çiziktirmeye başladım içimde biriktirdiğim bütün hisleri. Ne kadar süre devam ettim bilmiyorum ama bitirdiğim zaman güneş aydınlatmıştı içeriyi. Yavaşça elimdeki fırçayı tiner kabına koyup çalkaladım ve çıkarıp bezle temizledim. İşlerimi yaptıktan sonra koltuğa uzandım ve düşünmemeye çalışarak uykuya teslim oldum.
Yeni yıl sabahıydı. Gözlerim acıyordu, ağlamaktan herhalde diye düşünerek yerimden kalkıp etrafıma baktım. Hyunjin ve Seungmin ortalıkta değildi, hava çok soğuktu bu yüzden içim titreyerek kalkıp Hyunjin'in odasına gidip kapıyı tıkladım. Gelmemi söyleyince girdim ''Hyunjin kusura bakma ama ben çıkıyorum, evime gitmeliyim'' aceleyle yataktan çıkıp beni durdurdu. ''Hayır hayır gitme ya gelirse? Ağlamanı istemiyorum'' Seungmin'de uyanmıştı ''Hayır Sung lütfen seni bırakmamalıyız. Burada kal zaten akşam yeni yıl kutlamasına katılacağız. '' Pes ettim sonunda ''İyi gitmiyorum, o zaman senin kıyafetlerini alacağım üzgünüm '' dedikten sonra mutfağa gidip mısır gevreği aldım ve süt koyup yemeğe başladım.
Akşam olmuştu, biraz daha iyiydim ama çok isteksizdim. Minho'yu merak ediyordum deli gibi. Neden yapmıştı bunu diye düşünmekten kendimi paralamıştım resmen. Önce duşa girdim sonra Hyunjin kıyafetlerinden verdi ve giyinmeye başladım. Üstüme bol bir gömlek altıma da dar siyah pantolonumu giydim ve sonra üstüme siyah kabanımı giyip saçıma şekil verdim. Hepimiz hazır olunca Seungmin son olarak hepimize biraz makyaj yapmıştı. Gözlerime parıltı yapmıştı biraz ve çok tatlı olmuştu açıkçası. Hazırlanınca evden çıktık ve arabaya bindik. Telefonum çalmaya başlamıştı o an. Hyunjin elimden telefonumu alıp ekrana baktı, yan ağızla gülüp meşgule attı ve bana geri verdi. Arayanın kim olduğunu biliyorduk. Gözlerim dolmuştu yine. Onu özlüyordum. Konuşmak istiyordum ama artık hayatımda değildi kendisi.
Partinin olduğu yere geldiğimizde arabadan indik ve içeri geçtik. Kabanımı çıkarıp çalışana verdim ve büyük salona geçtik. Hemen gidip masada duran biralardan alıp kafama diktim. Bu gece içmek istiyordum. Çocuklar beni çekip dans etmeye sahneye çektiler. Gülerek dans ediyorduk şimdi. Biraz kötüydüm ama, yine de belli etmek istemiyordum. Sonuçta Minho ile sevgili değildik. Öpüşmemiştik, bir şey yoktu yani.
Dansı bırakıp gidip alkol olarak ne varsa tek tek alıp içiyordum. Bir kaç saat sonra Changbin, Felix ve Bangchan hyung gelmişti. Aynı okuldaydık zaten, beraber kocaman bir masada kahkahalar atıp hem içiyor hem de dans ediyorduk. Yeni yıla girmemize 10 dakika kalmıştı. Kafam dağılmıştı en azından ama yine dayanamayıp cebimden telefonumu çıkardım. Minho hala ara ara mesaj atıyordu. Gülerek telefonu cebime koydum. Hepimiz yeni yıla gireceğimiz için bahçeye çıkmıştık.
Kocaman bir havuz vardı ve herkes deli gibi dans edip içip gülüyordu. Ben de elimdeki içkiyi dikip bizimkilerle dans etmeye başladım. Son 3 dakika kalmıştı. Herkes çok heyecanlıydı. Hyunjin ve Seungmin arada öpüşüyor ve sarılıyordu. Diğerleri de benimle dans ediyordu. Tekrar içkilerimizi aldık ve son olarak yeni yıla geri sayım yapmaya başladık.
10.. Çok heyecanlıydım, ama kalbim kırıktı.
9.. Minho ne yapıyor acaba? 8... Bağırıyordum deli gibi. 7.. Onu görmek istiyordum. 6.. Havuza bakıyordum ve karşımda..
5.. o muydu ?..
4.. Ona benziyordu.
3.. Hyunjin beni tuttu ve bağırmaya başladı herkes.
2.. Çığlıklar yükseliyordu.
1.. Minho sen misin karşımda durup beni izleyen.. Ağlayarak.
0.. Sensin.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
The Eyes / Minsung TAMAMLANDI
Fiksi Penggemar''Minho, sence Modigliani neden sevdiği kadının resimlerinde gözlerini çizmemiştir?'' Biraz düşünceli gibiydi, siyah kabanının cebine ellerini koydu ve sonra tekrar çıkarıp çenesine koyup düşünür gibi yaptı ve bana dönüp parlak gülümsemesini verdi...