Gözlerim kapalı elimin altında yumuşak bi şey.
Aralıyorum gözlerimi tanıdık biyerdeyim ama yadırgıyorum yerimi. Gözlerim karanlıga alışınca anlıyorum odamda oldugumu.
Ne zaman gelmiştimki ben buraya. Hatırlamıyorum en son hatırladıgım cebi olmayan montumun kollarına ellerim soguktan üşümesin diye kolumun içine koymaya çalışmam.
Etrafa bakınıyorum masamın üstündeki takvime takılıyo gözüm bugün pazar dimi ama hangi pazar onu bile bilmiyorum kafam o kadar çatlıyo.
İstanbul motifli sıcacık yorganımı istemiye istemiye sıyırıyorum üstümden sonra tekrar vaz geçip üstüme geri örtmek için dogruluyorum tam o sırada telefonum çalıyor.
Nerde bu telefonya? Titreşimini hissediyorum ama bulamıyorum. Sonunda buldum sizce nerdeydi dur ben söyliyim üstüne oturuyomuşum.
Ekrana bakıyorum Fatih arıyo telefonuma Bastard diye kaydetmiştim böyle kaydettigimi bilse herhalde agzıma eder hiç çekinmeden. Bastartd almanca bi kelime ve bi küfür almanca dersi işlememize ramen tek bildigim kelime diye biliriz.
Telefonu açıp kulagıma götürüyorum ama 'alo' demiyorum. Direk söze başlıyo
"Git dedigimde gitmeliydin ne diye o bok kafalının lafını dinleyip orda durdun ki?!"
Sadece dinliyorum cevap versem küfretcek onu iyi tanıyorum hiç konuşmamam onu daha çok çıldırtıyo
"Deniz orda mısın?"
Benden yine ses yok. Etrafa buldog gibi bakıyorum.
"Deniz lütfen bi günümüde kendine bişey yapmışmıdır acaba demeden geçiriyim lütfen" daha yeni hem bana yalvardı hemde sesi mi titredi onun? Aglıyo mu yoksa? Ama benden yine ses yok
"Merve Deniz Demirkan beni duyuyo musun? Yeter artık! Senin yüzünden acı çekmekten bıktım. Kimseyle kavga etmiyceksin kimseye dalaşmıycaksın ve en önemlisi eger bi daha buraya gelip Sarpla konuşursan seni hayatımdan silmek için her şeyi yaparım!" Ve telefon kapanır.
Sizce bana sinirli mi ya da çok içtide ondan mı böyle konuşuyo? Bilmiyorum ben hiç birşey bilmiyorum. Ama kavga etmiycemi biliyorum çünkü bende artık başıma bela almak istemiyorum.
Bu hayattan kurtulmak istiyorum. Ben depresyondan çıksamda hep onun bana tekrar girdigi bir hayat istemiyorum böyle arkadaşlar istemiyorum.
Bütün gün boyunca müzik dinleyip kitap okuyup daha sonrada dershaneye gidiyorum.
Akşam oluyo ve ben yine Diyojene gidiyorum. Hangi akla mantıga sıgdırdıysam bu düşüncemi bilmiyorum ama gidiyorum işte Deniz kafası bu akıl sır ermez.
Bar yerine geçiyorum. Bugün ortam bana fazla yabancı geliyo sanki buraya ilk defa geliyomuşum gibi. Etraf bir o kadar tenha. Köşede yiyişen bikaç çift bi bara alışık olmayan bikaç kız ve onlara laf atan bi erkek kafilesi.
Bi süre sonra Sarp gelip karşıma oturuyo.
"Ne alırdınız?"
"Bira ver bu sefer"
"Tabi" diyip önüne bira bardagını koyup gözünün önünde bardagı dolduruyorum alışkanlık biranın içine iki pipet koyuyorum sanki kendime hazırlıyorum manlık bende. Ne yaptıgımı sessiz ve dikkatlice izliyo.
"İki pipet niye beraber içelim diye mi?"
Sonradan fark ediyorum yaptıgım hatayı
"Pardon dalmışım" diyip pipetlere uzanıyorum. Elimi tutuyo. Bir eli elimdeyken diger eliyle iki pipetide agzına götürüp biradan bi yudum alıyor.
"Böyle daha güzel oluyomuş"
"Elimi geri alabilir miyim bayım"
"Bayım mı?" Elimi okşamaya başlıyo ve benim çenem kasılmaktan kitlencek
"Bana Sarp demeni beklerdim"
"Tanımıyorum sizi" deyip elimi hızlıca çekiyorum.
"Tanıtırız sorun degil" deyip bu sefer kolumdan tutup çekiyo ve beni öpüyo. Ben ne oldugunu anlamadan onu ittiriyorum. Benden bu hareketi beklemiyomuş gibi geriye dogru sendeliyo. O sırada Fatih gelip Sarpın yakasından tutup yumrugu geçiriyo. Bende o sırada montumu ve sırt çantamı alıp ordan çıkmak için hamlede bulunuyorum.
Fatih kolumdan sıkıca tutup beni dışarı çıkartıyo. Beni yere fırlatır gibi savuruyo sendelesemde düşmüyorum.
"Ben sana onla konuşmiycaksın diyorum ve sen onun seni öpmesine izin veriyosun. Bak Sarı bi daha ne kavga ettigini duycam ne de buraya geldigini anladın mı?"
Korkudan başımı yarım yamalak sallıyorum.
"Semih gel buraya. Bi daha bu kız içeri girmiycek yoksa başına bela alırsın koçum duydun mu beni?"
Semihe de bögürdükten sonra beni omuzlarımdan itekledi sanki bekliyo gibiydim bu hamleyi sanki bi tokata yada yumruga hazırlıklı gibiydim itmesi o kadar koymadı.
"Şimdi burdan bas git"
Gözümü sıkıca kırpıyorum o sıkarada bi damla yaş akıyo gözlerimden nedenini bende bilmiyorum belkide çok doldum dokunsalar hüngür hüngür aglıycam hatta o ne kelime bögüre bögüre aglıycam ama ne yazıkkı şefkatle dokunup beni anlıycak kimse yok şu hayatta başımı koyup aglıycagım.
Fatihe güvenmiştim noldu da beni şimdi kirli bi bez parçası gibi görüyo. Egeye güvendim onu kendime yakın gördüm belki Fatihi unutmak için onu seviyomuş gibi yaptım ama sonunda noldu herkes yalancı oldu sanki arkamı döndügümde herkes benim hakkımda konuşuyomuş gibi hissediyorum.
Son sözümü söylemeden gitmek istemedim
"Beni unutma piç kurusu"
Ona birtek ben küfrederdim kimsenin götü yemezdi ona küfretmeye.
Hani hep son sözü söyleyip giden ben olurdum ya bu sefer o olmadı galiba ettigim küfre ilk defa içerledi ve bana yumruk attı.
O nasıl bi yumruksa sesi boş sokakta yankılandı sanki. Agzımı kan tadı kapladı. Yüzümü ona döndügümde biride ona yumruk atıyodu. Arkası dönükken bile kim oldugunu anladım. Ama o bunu beni korumak için mi yapıyodu. Artık durmasını istiyodum ve sesim ne kadar çaresiz cıktıysa ilk çagırmamda duydu beni
"Ege..."
Bu bölümde kızı biraz depresyona sokuyum dedim galiba bu aralar buraz yanlız kalcak Sarı kızımız... :)
Vote ve yorum atmayı unutmayın :)

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Gerçek mi?
ChickLitSevdigi kişiye karar veremiyen psikopat kızımız Deniz Demirkan. Asi tavırları, igrenç düşünceleri, ailevi problemleri, degişik arkadaşları ve aklına koydugunu yapan tavrıyla kaç kişinin gönlünü kazanıp kaç kişinin başını belaya sokucak. Bence bu kız...