[Yeni bölüm gelmeyecek]
Işıklar hazır, kamera hazır, oyuncularımız ve sahne hazır. O zaman en mükemmel sahneyi çekmek için ne bekliyoruz?
[NamJin]
Yazarlar: @Namjinisreelerthanme
@iridescentarmy
Merabahayadlarım bebeklerim olan insanlar. Kapak nasıl bu arada? Ben yaptım ama zeze hiç övmedi lütfen övün aq -nar
Neyse iyi okumalar, 1336 kelimelik bir bölüm oldu.
Yorum yapmayanın pipisini keserim🥺🥺
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Kim Seokjin...
Son kez kendimi boy aynasında süzdükten sonra memnunca gülümsediğimde arabamın anahtarını alarak evden çıktım.
İnce kıyafetimin kapşonunu kafama geçirdiğimde gözlüğümü de takarak yüzümü gizledim. Arabama ilerlerken elimdeki telefonla sosyal medya da geziniyordum. Diziden ayrılmamla ortalık o kadar çok karışmıştı ki herkes hakkımda bir şeyler yazıp duruyordu.
Sırıtarak telefonumu cebime koyduğumda arabama bindim. Arabamı çalıştırdığımda, Namjoon denen çaylağın yazdıkları tekrar aklıma gelince sinirle ellerim altındaki direksiyonu sıktım.
Bu çocuk sınırlarımı fazla zorluyordu...
En son akşam mesajlaşmamızdan sonra istemsizce aklıma takılmıştı. Ne yapıyordum ben? Onunla yazışmadan önce kararlıydım, kesinlikle diziden ayrılacaktım. Yönetmen bozuntusu fazlasıyla sinirlerimi bozmuştu.
Fakat, onun gibi bir çaylağın benim gibi bir profesyonele 'korkuyorsun' demesi fazla sinirimi bozmuştu. O kimdi ki bana bunları diyebiliyordu? Ona bu söylediklerinin hepsini bir güzel yedirecektim.
Onun saçma dizisinin -hiç şansı olmasa da- ödül almasına izin verecek değildim. The Assassin bir baş yapıttı. Tabii bunda Sago'nun büyük katkısı vardı. Ben varken kimsenin ödül alma gibi bir şansı yoktu. Hey millet, Kim Seokjin'dim ben sonuçta.
Şimdi ise sete gidiyordum. Namjoon denen herife her ne kadar hak vermek istemesem de, haklıydı. En iyi oyuncuysam eğer, kendimden taviz vererek o role girmeye göz yumacaktım.
Hala her ne kadar bunu kendime yediremesem de, sonuçta aşağılanan, dayan yiyen ve hatta diz çökerek af diletilen kişi Seokjin değil, Sago'ydu. Roldü sonuçta, yapabilirdim, yapacaktım.
Böylece dizi fanlarını da şaşırtacaktım. Herkes diziden ayrıldığımı sanarken, ekranlarda muhteşem yüzümü görünce şaşıracaklardı. Üstelik her zaman ki aşık oldukları Sago şeklinde değil, aciz ve savunmasız bir Sago gördüklerinde şaşkınlıkları on katına çıkacaktı.
İnsanların tepkilerini hayal ederken istemsizce sırıtıyordum. Mükemmel olacaktı, benim gibi...
Kısa süre sonra set alanına geldiğimde arabamı park ederek indim. Sete giriş yaptığımda, kenarda olanları izlemeye başladım, henüz beni fark etmemişlerdi.
Şuan da diğer oyuncular Sago sahneleri haricinde, kendi sahnelerini çekiyordu. Yönetmen ve senarist karşılıklı oturmuş kara kara bir şeyler düşünüyorlardı. Konuşmalarını duyduğumda, yüzümü sinsi bir sırıtma ele geçirdi.