"Sana karşı iyi olmayı istemedim. Sen herkese karşı iyi olduğun gibi bana karşı da çok iyiydin ama ben seni her zaman tersledim. Ben sen bana anlatılırken çok terslenmiştim, biraz da bir kişi tarafından olsa bile senin terslenmeni istedim."
Kim Tae...
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Episode two, one day
Kim Taehyung'un yanında oturuyor olmak beni hem geriyordu, hem de bana kendimi güzel hissettiriyordu. Bu karmaşaya pek aldırış etmemeye çalışarak kulaklıklarımı takmış, rastgele olarak bir müzik açmıştım müzik listemden. Kendimi gergin hissettiğim, duygularımın karıştığı zamanlarda müzik dinlemek bana çok iyi gelirdi. Taylor Swift'in The Lakes şarkısı başladığında hafifçe gülümsemeden edemedim. Taylor Swift gerçekten hayran olduğum bir müzisyendi, oluşturduğu müziklerin içerisindeki hikayelere her zaman özen gösterdiğinden onu ayrı seviyordum. Her bir müziğin ardında farklı hikaye gizleniyordu, kendimi o hikayeleri düşünürken bulmaya bayılıyordum.
Başımı hafiften Taehyung'a çevirdim, ona bakındım kısaca. Ardından beni tersleyecek olduğuna yüzde yüz emin olduğum halde kulaklığımın tekini çıkartıp ona uzattım. "Sende dinlemek ister misin?"
Biriyle dinlediğiniz müzikleri paylaşmak ona kendinizi açmak demektir çünkü ben dinlenilen müziklerini gizliden gizliye insanların günlükleri olduğuna inanırım. Hislerimizi yansıtan müzikleri daha çok dinleriz. Şu anda Taehyung'a sunduğum bu teklifin reddedileceğinden zaten eminim ama bazen teklifler reddedilecekleri bilinse dahi sunulmalıdır, hiçbir deneyiminiz olmadan sonuca ulaşamazsınız. Merdivenin başına çıkmak için diğer basamakları da geçmek gerekir sonuçta.
Başını bana çevirmiş, bakışları bakışlarımla karşı karşıya geldiğinde bana oldukça düz bakmıştı. Ben ona kötü bir şey söylemişim gibi bakıyordu ya da burada ben yokmuşum da burası bomboşmuş gibi.
"Sence?" Diye sorduğunda derin bir nefes verdim.
"İstemeyeceğini biliyorum ama ben yine de sormak istedim, güzel bir şarkı." Ses tonumu nazik tutmaya özen gösteriyordum çünkü annem bana her zaman nazik olunması gerektiğini öğretmişti. Nazik ve kibar olduğunuz zaman günün sonunda karşılığını elbet alırdınız.
"Senin zevklerin beni ilgilendirmiyor Lalisa. Benimle iletişim kurmayı kes." Çok kabasın Kim Taehyung, çok fazla kabasın. Aslında kaba değilsin, sadece bana karşı böylesin. Yine de pozitifliğimi asla bitirmeyeceğim çünkü bir gün geçecek, inanıyorum ki günün sonunda nazikliğimin ve kibarlığımın karşılığını alacağım.
...
Ertesi gün olmuştu, okulun koridorundaki dolabıma sırtımı yaslamış ders notlarımı kontrol ediyordum. Birazdan kimya dersine girecektik ve notlarımın eksiksiz olmasını istiyordum çünkü dersler önemlilerdi, en azından benim için önemlilerdi. Hazırlıksız gitmek istemiyordum.
"Hâlâ bitmedi mi şu klasik kontrolün?" Diye sordu yanımda duran Jennie. Yüzünde bezmiş bir ifade vardı. Aslında ona biraz hak veriyordum, her dersten önce beni böyle beklemesi onun için pek de hoş değildi.