thirteen

2.4K 227 127
                                        

Episode thirteen, sorry

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

Episode thirteen, sorry

Hesaplarıma bakacak olursak, Taehyung ile bir yere gidip konuşmamız için sadece beş saat kalmıştı. Sınıfça okuldaydık, hafta sonu kursları normalde pek yapılmazdı ama üniversite sınavına girmemize üç aydan daha az kalmıştı ve artık yapılmasına karar verilmişti. Okul bahçesine giriyorken yapmak istediğim tek şey Jennie'ye Taehyung ile konuşacak olmamı anlatmaktı ama onu hiçbir yerde göremiyordum, aramalarımın hepsini de cevapsız bıraktığını düşündüğümde gerçekten hafiften sinir olduğumu dile getirmem gerekliydi sanırım.

Bahçede biraz daha ilerlediğim sırada, bahçenin köşesindeki kalabalığı görünce kaşlarımı hafifçe çattım. Bir sürü kişi oraya toplanmıştı. Hatta tüm sınıfın orada olduğunu söyleyebilmek muhtemeldi. Jennie'nin de orada olabileceğini düşünüyordum, neden kalabalık olduğu umrumda değildi; benim tek derdim Jennie'yi bulmaktı.

Kalabalığa yaklaştığımda Jennie'nin bağırışlarını duymamla beraber kaşlarım daha da çok çatıldı. Gözlerimin yavaştan irileşiyor olmaya başlaması, ne olduğunu anlıyor olmamdan oluyordu. "Seni öldüreceğim pislik!"

"Gülmekten öleceğim, kedinin içinden kaplan çıktı."

"Gülmekten ölmek yerine şunu üstümden alsan mı acaba? Yumrukları çok sert." Taehyung'un da sesini duymamla beraber ne olduğunu tamamıyla anlayabiliyordum. Anladıktan sonra aklımdan geçirdiğim tek bir cümle vardı: Hayır Jennie, lütfen yapmış olma.

Hızla kalabalığı iteleyip bakışlarımı oraya yönelttiğimde gördüğüm manzara gerçekten kafama silah dayamam için yeterli bir nedendi. Taehyung yerdeydi ve Jennie ona doğru eğilmiş onu yumrukluyordu, Taehyung'un durumunun pek iyi olduğunu sanmıyordum çünkü Jennie tenise gidiyordu ve tenisin getirmiş olduğu kasları az değildi, aksine baya fazlaydı. Yoongi'nin ayırmaya niyeti yok gibiydi, kenarda durmuş gülerek izliyordu. Sınıfsa daha da ilginç bir durumdaydı, izlemekle beraber Jennie'nin daha fazla dövmesi için tezahürat yapıyorlardı. Kimlerle aynı sınıfta bulunuyor olduğumu kısa süre sorgulamadan edememiştim, ilkokulda değil lise sondaydık.

"Jennie! Ne yapıyorsun?" Diye sonunda olaya müdahale ettiğimde kısa süreli bana bakıp Taehyung'a yumruk geçirme çabalarına devam etti. Zavallı Taehyung onu engellemeye çalışıyor, çok güç kullanmamaya özen gösteriyordu.

"Görmüyor musun? Ben sana söylemiştim, eğer bir şey yaparsa daha onu mahvedeceğimi söylemiştim!"

"Baya mahvediyorsun yalnız, daha iki yumruk anca attın." Diye köşeden alayla konuştu Yoongi, Jennie daha da hırslanmış olacaktı ki Taehyung'un yüzüne sert bir yumruk geçirdiğinde oraya hızla koştum.

good for you, taelice Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin