•hoşgeldin küçük hanım

386 20 22
                                    

"Bunun bize ne faydası olacak?"

"Beni mimleyen o. Çukur'da da yüzümü gördü. Belki de çoktan Enişte'yle konuşmuştur. Hem onu geçtim bizden başka kim uğraşıyor ki bu Çoçovalılar'la? Bomba işini de senin yaptığını biliyorlar zaten. O yüzden bu iş olursa en azından gözdağı vermiş oluruz. Onlar bu işle uğraşırken sen de Efsuncuğun'la ilgilenebilirsin Çaça."

Çağatay'ın onaylamasını yüzündeki ifadenin aksine sabırsızlıkla bekliyordu Kulkan. Aslında onun onayına da ihtiyacı yoktu ama bu işi tek başına halletmek riskli olabilirdi. Neyse ki birkaç dakika sonra istediği cevabı aldı.

"Tamam ama senden bunu titizlikle halletmeni istiyorum. Bu işi de saçma sapan bir şeyden mahvetmene izin veremem."

Ellerini dizine vurarak oturduğu yerden kalktı Kulkan.

"Sen rahatta kal Çaça. Tereyağından kıl çeker gibi halledeceğim bunu."

Kapıya doğru yürüyen Kulkan'a seslendi Çağatay.

"Üç gün yeterli benim için. Fazlasına lüzum yok."

"Hay senin lüzmuna sokayım." dedi sessizce ve sahte bir gülümsemeyle arkasına döndü.

"Tamamdır."

...

"Abi bu iş çok zor olacak gibi. Baksana bomba olayından sonra mahalleyi çembere almışlar neredeyse."

"Bana olmazla değil çözümle gelin bir kere de."

Ne kadar terslese de yanındaki Çağatay'ın itlerinden olan adamın doğru söylediğini biliyordu Kulkan. Sıkıntılı bir nefes verip başını geriye yasladı.

"Bu gece de çok soğuk olacak diyorlar."

Yanındaki adamın söylediğine göz devirip kapadı gözlerini Kulkan. Sonra aklına gelen şeyle araladı gözlerini.

"Gece tabii ya."

Arabayı çalıştırıp yüzündeki emin gülümseme ile birkaç gecedir aşina olduğu yere sürdü.

"Kulkan Bey?"

"Söyle Hamza."

"Kim gelir ki buraya bu saatte?"

"Gelir, gelecek."

Bir bacağını sürekli sallayıp gözünü sokak lambasından ayırmadan bakıyordu Kulkan. Gördüğü gölge bacağı durdu ve keyifli bir kahkaha attı.

"Hatta geldi."

O minyon bedenin aynı hareketlerini dikkatle izledi Kulkan. Sanki dejavu yaşıyormuş gibi birebir aynı şeyleri yapıyordu kadın. Uçurumun dibine doğru yürüyüp elindeki poşetin ağzını açıp köşeye koydu. Birkaç el çırpışı ve seslenmesiyle geçen gördüğü köpekler geldi. Poşetin etrafına toplanan köpekleri izleyip arkasındaki taşa oturdu.

"Neyi bekliyoruz Kulkan Bey?"

Kadını izlediğinin farkında olmayan Kulkan, kendisine seslenilmesiyle irkildi.

"Bi-bir şeyi değil. Son huzurlu dakikaları, rahat bırakayım, dedim." dedi sona doğru alaycı gülüşüyle yalanını saklayarak.

"Ben gidiyorum. Sen etrafı kontrol et."

Hamza'dan aldığı cevapla arabadan inip üzerindeki montu düzeltti. Bir iki saniye oyalanıp sonunda kadına doğru yürümeye başladı. Çok yaklaşmadan aklına gelen şeyle sırıtıp ayağının altındaki taşlara vurarak gürültü çıkardı. Sonra da o kara gözlerin odağına girmiş oldu Kulkan.

DOLUNAYHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin