BÖLÜM 6

169 6 2
                                    

Emreden gelen mesaja uykulu gözlerle baktim.

'Naber?'

Bu muydu yani? Saatlerdir bekledigim mesaj bu mu? Gercekten ne yaptıgımı mı merak etti yoksa sıradan mesaj mı bu?

Gözlerim sanki bıcak saplanırcasına bir acı cekmeme sebep oluyor,elimi kaldırmam ise oldukca zor. Bunu niye yapıyor,merak ettigimin farkında degil galiba..

'Uyuyorum Emre. İyi geceler.'

Geçen birkac dakikanın ardından dayanamayarak sorgu dolu mesajlar yagdırdım.

'Nerdesin Emre sen? Bikac saat deyip gittin,bu saate kadar nerdesin!?'

Öfkemi kontrol altına alıp,cevabı beklemeden uyumaya karar verdim. Telefonu yastıgın altına koydugumda mesaj sesi geldi. Fakat umursamadım. Başımı yastıga koydugumda 'acaba gercekten kötü bir sey mi oldu' düsüncesi kapladı beynimi. Kendime yenik düşüp mesaja bakmaya yeltendigimde telefonum çaldı. Emreydi... Su an sesini duymaya hazır mıydım? Peki ya ne diyecektim? Senin icin endişelendim mi? Hadi ama Berna, bunu anlamayacak bile..

Telefonum ısrarla çalmaya devam ederken,kızgın bir ses tonuyla actım telefonu :

'Efendim Emre?'

'Neden kızgın oldugun hakkında en kücük bir fikrim yok,sana ne yaptım?'

'Bunu önemseyecegini sanmıyorum,uyumak en iyisi.'

'Berna lütfen..'

Sessizlik.

Ve büyük bir patlama..

'Emre anlamıyosun seni önemsiyorum,sana deger veriyorum. Bana bikac saatligine mesat atamayacagını söyledin fakat gün bitti Emre. Bir sey olmasından endişelendim,seni kaybetmekten korktum Emre!'

Bu cümleleri kurup sustugumda beynimde şimşekler çaktı. Napıyordum ben? Kendimi tutmam gerekirdi fakat ben yine dayanamadım.

'özür dilerim' dedi. Tek bir özür kurtarıyordu ya her şeyi...

Sustum..

Telefonu arkadaşı aldı ve onun yanında oldugunu,beraberlerken vakti olmadıgını söyleyip Emreyi savundu. Bir kac dakika konuşmamızdan sonra öfkemin yerini minik bir gülümseme aldı.

Saat 01.16

Telefonu Emre aldı ve iyi olup olmadıgını sordum. İyiydi.. Önemli olan bu degil miydi zaten, O iyiydi. Gerisi önemsizleşti ve konuşmaya devam ettik.

Saat 02.05

Neden vakit bu kadar hızlı geçiyordu? Ki yarın okul vardı. Ve ben nöbetçiydim,ve yarın yorucu olacaktı. Fakat telefonu kapatmak cok zordu,o tatlı sesini duymak varken neden uyumayı tercih ediyim ki...

O aralar Nil Karaibrahimgil'in Kanatlarım Var Ruhumda şarkısı beynimi esir almıştı. Telefonda da Emreye sürekli o sarkıyı söylüyordum. Yine aklıma geldi ve tekrar şarkıya girdim..

'Sen beni boşuna hic kalbinin oralaraa koymaaa'

'hı hı olur' dedi. İnat edip illa koyucam der gibi. Aniden agzımdan:

'Kalbinin oralara degil,en derinine koy' deyiverdim.

Yüzündeki gülümsemeyi beynimde canlandırabiliyordum. Ve yine sessizlik.

Sessizlik ilk defa bu kadar anlamlı olmuştu.

Saat 04.26.

Gece yerini güneşe bırakmak üzere.. Midemde uçuşan kargalarınsa haddi hesabı yok. Sabah 7de kalkacagımız aklımıza gelince uyumanın güzel bir fikir oldugunu düşünüyoruz.

Birbirimize iyi geceler diledikten sonra günün ilk ısıklarıyla uykuya dalıyoruz.

Saat 05.10

SONSUZ HİKAYEHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin