BÖLÜM 10

183 3 5
                                        

-Emre' nin ağzından-

Yatağıma yatıp "Okul çıkışı yaşadıklarımız için sana çok teşekkür ederim. Daha önce hiç kimse bana böyle güzel sarılmamıştı. Hiçbir kız demedim hiç kimse dedim dikkat et. Bu arada hiçbir kız bana sarılmadı ablam ve annemden başka. İlk defa sen bu bedeni sardın." diye mesaj attım. Kalbim birden hızlı hızlı atmaya başlamıştı. Zaten son günlerde çok değişik atıyordu. Nefeslerim kalp atışlarıma yetişemeyip boğazıma düğümleniyordu. Ve bir mesaj; "Ben de ilk defa bu kadar huzur dolu bir an yaşadığıma yemin edebilirim :)"

Telefonu bıraktım ve sırılsıklam olan kıyafetlerimi çıkardım. Yine aşkından sırılsıklam etmişti beni. Yağmuru beraber sevecektik, yeryüzüne düşen her damla yı sahiplenecek, her yağan yağmurda birbirimize bakarak 'o gün de böyle yagmıştı' diyecektik su andan sonra. Yağmurun yagdığını gördüğümüzde beni elimden tutup dışarı çıkaracaktı. Hasta etmeye niyetliydi belli ki.. Ayagimizin altındaki sulara üzülüp yüzümüze damlayan damlalara sevinecektik.

Gece biraz mesajlaşıp iyi geceler diledik birbirimize. O an aklımdan bir türlü çıkmıyordu. Gözlerimi kapattığımda sanki o anı tekrardan yaşıyordum. En sonunda zar zor da olsa uykuya daldım.

Sabah uyandığımda her zaman ki gibi odamdaki arkadaşlarımın hiçbiri uyanmamıştı. Uyandığım an ilk yapmam gereken şey onları uyandırmaktı. Ta ki Berna hayatıma giresiye kadar. Sabahın ilk mesajını attım; "Günaydın küçük sincap :)" Mesajdan sonra arkadaşlarımı uyandırıp hemen kahvaltıya indim. Tabi ki cevap çok gecikmeden geldi; "Günaydın tall boy :)" Hemen kahvaltımı yapıp odama çıktım. Hazırlandım ve okula giden ilk servise bindim. Her gün olduğu gibi okulun kapısından girdiğim an "Ben geldiiim :)" diye mesaj attım Berna' ya ve sınıfa girdim. Çantamı sıraya bırakıp montumu askıya astım. Başımı sıraya koyup Berna' yı beklemeye başladım. Bir süre sonra kulağımda bir şey hissettim ve şu sesi duydum: "Yağmur yağsaa.. Uykum kaçsaa.. Bir kuş konsa badi parmağımaaa.. Ağlardım bir başımaa.." Bu hissettiğim şey Berna' nın kulaklığından başka bir şey olamazdı. Kulaklığından sonra da zaten kokusunu hissettim. O kokuyu anlatmam gerçekten imkansız. Beni benden alıp götürüyordu. Hemen kendime gelip şarkıya eşlik ettim ona gülümseyerek. Çantasını benimkinin yanına koydu ve yanıma oturdu. 5-10 dakika sonra ders başlamıştı. Onun yanındayken dersler çok çabuk geçiyordu. Her zaman güzel zamanlar çabuk geçerdi bunu biliyordum ama yine de Allah'a dua ediyordum onun yanında çabuk geçmesin diye. Yine son tenefüse girmiştik bile. Son ders başlamak üzereydi. Dersimiz biyolojiydi ve laboratuvarda işleyecektik. Kübra' ya "Sen git biz geliyoruz" dedi Berna. Kübra da "Tamam ama hemen gelin" diye karşılık verip gitti. Başı omzumdaydı. Telefonumdan oyun oynuyordu aynı zamanda aynı kulakliktan müzik dinliyorduk yine. Ben derse geç kalacağımızı söyleyip duruyordum ama beni takmıyordu. Sınıfta kimse kalmamıştı. Başını omuzumdan kaldırdı. Bana doğru dönüp gözlerimin içine baktı. Ve birden sol yanağıma öpücük kondurdu. Aslında kondurdu diyemem çünkü öyle bir öpmüştü ki bütün ciğerlerini yanagımı koklayarak doldurmuştu. Ben öylece bakakaldım. Berna kolumdan tutup laboratuvara götürdü. Fakat derse çoktan geç kalmıştık.

SONSUZ HİKAYEBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin