Çok güzel vakit geçirdiğimi göz önünde bulundurarak, bu anı tadında bırakmak istediğime karar verdim. Kafamı kaldırıp gözlerimi Nicholas'ın gözlerine sabitleyip duymak istemediği şeyi söyledim. "Eve gitsem daha iyi olacak. Başka bir zaman yine birlikte vakit geçirmeyi isterim." Nicholas yüzünü asmaktan vazgeçip söylediğim bu cümle karşısında tebessüm etmişti. "demek benimle vakit geçirmeyi sevdin." dedi. Onaylarcasına başımı salladım ve mutfaktan çıkmak için arkamı döndüm. Salona doğru ufak adımlarla giderken Lexi'nin keyfinin gayet yerinde olduğunun farkına vardım. Gülüyor, eğleniyor alkolünün ve izlediği komedi filminin tadını çıkartıyordu. "Lexi?" diye seslendiğimde bardağını elinden bırakıp arkasını döndü "Gidiyor muyuz?" diye yanıt verdi. Evet şekilde onu onayladıktan sonra koltuğun kenarından sigarasını alıp çantasına koymaya devam etti. Nicholas'ın yanında kafede gördüğümüz çocuk ise "Sizi bırakabiliriz yeterince geç oldu." dedi. Kaşlarımı çatarak ona doğru bir adım attım. Kendime göre heybetli ama ona göre kedi yavrusunu andıracakmış gibi bir ses çıkardım. "Hala tanışmadığımızın farkında mısın? Adını bile bilmiyorum ve dürüst olmam gerekirse pek de sıcak kanlı biri sayılmazsın.". Bu cümlenin ardından bana bakan çocuk amansız bir şekilde gülmeye başladı. "Sıcak kanlı olmayı bana umarım öğretirsin. Adım William, seni kabuğundan çıkarıp başkalarıyla konuşmadan önce ilk adımı atmayı öğreten kişi." dedi alaycı bir ses tonuyla. Kaşlarım hâlâ çatık bir şekilde ona bakmaya devam ettim.
Nicholas nihayet mutfaktan çıkıp yanıma geldiğinde Harry'e mutfağı toparlamasını rica etti ve dış kapının oraya yöneldi. Askılıkta duran anahtarı aldıktan sonra "Ben arabayı alırken sizde hazırlanın isterseniz." Dedi ve kapıdan çıktı. William, Lexi'nin ceketini aldı ve iki yana doğru açarak rahatça giymesini sağladı. Ben ise ceketimi yan katlayarak koluma doğru attım. Ayakkabılarımı giyerken, Harry'ye dönüp "Tanıştığımıza sevindim, iyi geceler." dedim ve kapıya yöneldim. Harry ise sadece başıyla onayladı ve mutfağa doğru ilerledi. Kapıdan yavaşça çıkarken, Lexi ile William bana eşlik etti. Hepimiz çıktıktan sonra William kapıyı kapattı ve Nicholas'ı beklemeye başladık. Üşümemize vakit bile bulamadan Nicholas gelmişti.
William, Lexi'den önce gidip arabanın arka kapısını onun binmesi için açtı ve elini içeriye doğru uzattı. Lexi teşekkür ederek arabaya bindi, arkasından William binip kapıyı kapattı. Bende sakince ön kapıyı açıp içeri doğru girdim. Çantamı omzumdan çıkarıp ceketimi koltuğun kenarına koyduktan sonra kemerimi bağladım "Gidebiliriz." dedim kısık bir ses tonuyla. Nicholas arabayı çalıştırıp yavaşça sürmeye başladı. Bana dönüp "Sizi bırakacağım yeri bilmeden nasıl gideceğim." dedi gülerek. Yere koyduğum çantamı alarak içerisinden telefonumu çıkarttım ve konumu açmaya hazırlandım. Konumu açtıktan sonra Nicholas'a doğru uzattım, telefonu elimden aldı ve nereye gideceğimize baktı.
"Biraz uzakta oturuyorsunuz, sürekli buluşmak istesem sıkıntı çıkacak gibi duruyor."
"Sürekli buluşmak mı istiyorsun?"
"Vakit geçirme teklifinde bulunan sendin, tek taraflı olduğunu düşünmüyorum." Dedi.
Kaşlarımı kaldırarak sanki öyle bir şey demediğimi söylercesine ona baktım. O ise sadece gülümseyerek yanıt verdi.
Lexi ile William kendi aralarında konuşuyor ve gülüşmeleri sinir bozuyordu. Onları duymak istemediğimden çantamdan kulaklığımı çıkarıp telefona bağladım. Kulaklıkları kulağıma yerleştirdikten sonra müzik açtım ve kafamı cama yasladım. İlk müziğimi dinlemeyi bitiremeden Nicholas saçımı kulağımın arkasına atıp kulaklıklardan birini aldı ve kendi kulağına yerleştirdi. "Ne yapıyorsun?" diye yanıt verdim. "Sana eşlik ediyorum." Dedi gülerek ve gözünü yola doğru çevirdi. Üç tane şarkı çaldıktan sonra Nicholas tekrardan konuşmaya başladı.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Tanıdığın Aslında Kim?
Mystery / ThrillerBirini tanımak için günlere ihtiyaç duymazsın. Bir zamanlar tanıdığın kişinin aslında tanıyamadığı öğrendiğinde acılar daha ağır bastırmaz mı?