[chapter eleven]

566 61 42
                                        

Saat on bir sularıydı. Maçın başlamasına yarım saat kalmıştı.

Diğer takımlarında olacağı spor tesisine gelmiştik. Oldukça büyük bir yerdi.

Doğu kanadında basketbol ve futbol sahası vardı, batı kanadındaysa voleybol sahası ve kafeterya vardı.

Sağ bacağımı öne uzatıp ellerimle değmeye çalışırken bir yandan takımın oynayacağımız takımla ilgili konuşmasını dinliyordum.

"Pasörlerini tanıyorum, ortaokulda aynı takımdaydık. Oldukça iyi bir oyuncudur fakat hız konusunda hatırladığım kadar iyi değildi."

Başımı kaldırıp Daichi-san'a baktım.

"Belki de şu an kendini geliştirmiştir?"

Daichi-san elindeki havluyu dolabın içinde koyarken yanıtladı. "Eminim geliştirmiştir. Yine de dikkatinizi ona verin. "

Onu başımla onayladım.

Sağ bacağımı rahat bir pozisyona getirip sol bacağımı uzattım bu sefer. Belimi gerebildiğim kadar gerip parmak uçlarıma uzandım.

"Peki ya orta blokçuları nasıl?"

Yamaguchi'den gelen bu soruyla hareketlerim durdurup Daichi-san'a baktım yeniden.

Kollarını birleştirip bir süre düşündü. Ardından hepimize tek tek baktı.

"Orta blokçuları hakkında çok fazla bilgim yok fakat başka bir takımdan geldiğini biliyorum. Boyunun uzun olması onun için bir avantaj, zıplayışını görmedim fakat kötü olduğunu sanmıyorum. Bizi biraz zorlayabilirler."

Belimi dikleştirip gülümsedim, "Bu sorun değil! Bunca zamandır onca takımla oynadık değil mi? Bunu da kazabiliriz."

Daichi-san gülümseyerek başını aşağı yukarı salladı."Kesinlikle! Kendinize güvenin!"

"Evet!"

Hep bir ağızdan bağırdığımızda tek tek ayaklandık. Isınmamız artık yeterliydi, maçın başlamasına az bir zaman kalmış olmalıydı.

Hepimiz soyunma odasından çıkıp solumuzda olan merdivenlere ilerledik.

Merdivenlerden indikten sonra voleybol sahasına gelmiştik. Diğer takımın koçları ve bizim takımın koçları bir şeyler konuşuyordu geldiğimizde.

Kısa bir süre sonra karşı takım gelmişti.

"Hey Yamaguchi, geldiler."

Yanımdaki ayakkabısının bağcıklarıyla uğraşan Yamaguchi'ye kolumla hafifçe vurdum. Başını kaldırıp gözlerini kısarak bir süre onlara baktı.

Kısa analizinden sonra omuz silkti. "Bizim kadar iyi değillerdir.."

"..."

"Değillerdir değil mi?"

Dudaklarımı birbirine bastırıp omuz silktiğim sırada Tsukishima yanımıza gelmişti.

"Karşındakini hafife almamalısın. İlk defa onlarla oynayacağız ve orta blokçuları gerçekten uzun."

Kaşlarımı kaldırıp konuştum. "Hafife almamalıyız ama neden kendimizi hafife alalım ki? Hem boylarınız aynı gibi duruyor. Santim farkı önemli değil."

Tsukishima gözlüğünü düzeltirken bana baktı. "Sanırım haklısın."

Birbirimize bakarken koçların sesini duyduğumuzda sahaya ilerledik. Hepimiz sıraya geçtiğimizde filenin arkasındaki takımla karşı karşıyaydık.

bandage | tsukihina Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin