[chapter eight]

574 68 76
                                        

"Daichi-san!"

"Bende!"

Daichi-san ona gelen topu kusursuzca karşılamıştı. Şimdi sıra oyunu kurmaya gelmişti.

Kageyama'ya.

Kageyama'ya yakın bir noktada durdum. Her an üzerime gelecek olan pas için tetikyeydim.

Fakat beklemediğim bir şekilde topun bana atılışı dikkatimi çekmişti.

Sorun neydi? Atışta mı sıkıntı vardı, yoksa bende mi?

Top ellerim arasında kayarken topa elimi sertçe geçirdim. Fileye çarpmıştı.

"Aptal dikkatli olsana!"

"Suçlu sensin! Attığın pas diğerleri gibi değildi!"

"Ne varmış pasımda? Sorun nerede?"

Yumruklarımı sıkarken sessiz kaldım. Sorunun ne olduğunu bende söylemezdim fakat gerçekten her zamanki gibi değildi işte.

"Hem atışıma çamur atıyorsun hemde sessiz kalıyorsun."

Sugawara-san'ın sesi duyuldu. "Hey, çocuklar bu kadar yeter. Sadece şansız bir kombinasyondu."

"Şansız bir kombinasyon."

Aslında evet, bu kadar basitçe açıklanabilirdi.

"Her ney-"

"Şansız mı?! Bunu ilk yapışı mı? Kafan kim bilir nerede?"

"Neden uzatıyorsun aptal? Bende seninle çalışmaya çok hevesli miyim sanıyorsun?"

Kageyama'nın gittikçe sinirlendiğini görebiliyordum. Alttan almam gerektiğini de biliyordum çünkü o sinir hastası aptal biri onu durduruna kadar aptalca davranmaya davranmaya devam ederdi.

Üzwrime yürümeye başlayınca kaşlarım havalandı ister istemez.

"Kavga mı edeceğiz yani aptal?"

Dip dibe gelip birbirimize bağırmaya başladığımızda daha da ileri gitmiştik.

Kageyama yakamdan tutup beni çekiştirdiğinde bende onu yakasından kavramıştım.

"Paslarıma vurmayı becerememen benim suçum mu?!"

"Bu kadar bencil olmak zorunda mısın?"

Onu zayıf yerinden mi yakalamıştım? Pek umursamadım. O an sadece kavgaya odaklanabilmiştim.

"Sen ne--?"

Beni sertçe ittiğinde yere düşmüştüm. Başıma saplanan ağrıyla gözlerimi kısıp sessizce bağırdım.

Yerden kalkıp göğsünden yakalamıştım onu. Beni ittiği gibi onu itip yere düşürmüştüm. Olay artık sahiden büyümüştü. Bize yaklaşan adımları ve sesleri ayırt edemesem de aralarından bir ses keskin ve netti.

"Hey kral, sorun ne? Birilerinin artık sana ve oyununa katlanamıyor olması seni bu kadar çok mu öfkelendirdi? "

Kageyama Tsukishima'nın sesiyle artık ona dönmüştü. Tsukishima'ya döndüğümde sakince elindeki topu bırakmış kayıtsızca bize doğru adımlıyordu.

Tsukishima önüme geçtiğinde yerden ona bakıyordum. Kageyama'ya ters bir bakış atıp elini bana uzattı.

Karışmış bir ifadeyle bir ona bir eline baktığım sırada bileğimden baskı uygulamadan tutmuştu. Beni ayağa kaldırıp ona döndü yeniden.

"Hinata neden Sugawara-san ile pas çalışmıyorsun? Böylesi senin için daha sağlıklı olur. Her açıdan."

Konuşurken bana kısa bir bakış atmıştı. Beni kısaca süzüp konuşmasını sonlandırırken yeniden Kageyama'ya dönmüştü.

bandage | tsukihina Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin