[chapter five]

620 75 50
                                        

Parmaklarım arasındaki kalemi döndürmeyi bırakıp sıraya bıraktım. Çenemi ellerim arasına alıp karşımdaki kara tahtaya odaklandım. Boş bakışlarla tahtaya yazılan harf ve sayı kombinasyonlarına baktım. Hiçbir şey ifade etmeyen formülleri defterime geçirirken bir yandan da ayaklarımı sallıyordum.

Yazmayı bitirince başımı kaldırıp duvar saatine baktım. Akrep ve yelkovanın ufak tıkırtısı sessiz sınıfta duyuluyordu.

7 dakika.

Ufak bir kıpırtı oluştu içimde. Öğle arasına son yedi dakika kalmıştı. Sadece kağıt hışırtısı ve öğretmenin dışında rahatsız edici bir sessizlik vardı.

Birkaç dakika sonra öğretmen tamamen yerine çekilmiş önündeki ince kitapla ilgilenmeye başlamıştı. Kalemi tamamen bırakıp başımı sıraya koydum.

Yamaguchi ile kantine inip sadece yemek yemek istiyordum. Sabah geç kalmamak için neredeyse hiçbir şey yememiştim ve midem bulanıyordu.

Rahatsız edici his artmaya başlayınca kafamı kaldırdım hızla. Kaşlarımı çatıp son saniyelerin bitmesini beklemeye başladım.

Sonunda beklediğim an gelmiş ve zil çalmıştı. Öğretmen sınıfı ilk önce terk ettiğinde arkama dönüp Yamaguchi'ye baktım.

"Ben açım."

Yamaguchi defterden başını kaldırıp bana baktı. Gülümseyip ayağa kalktığında bende ayaklandım.

"Sabah neredeyse hiçbir şey yemedim. Bedenim isyan ediyor."

"Aptal mısın? 5 saattir aç mısın yani?"

"Meyve suyu içmiştim."

Yamaguchi göz devirip koluma girdi. Boy farkımız olduğu için başımı hafif kaldırmıştım.

"Hey Yamaguchi.."

"Evet?"

"Sence.. Tsukishima ile konuşmalı mıyım?"

Köşeden dönerken insanların geçmesi için ayrılmıştık. Yeniden bana yakınlaşıp konuştu.

"Evet Hinata! Bugün bunu kaçıncı soruşun?"

Dudak büktüm. Başımıla onayladım.

"Okul çıkışında kütüphanede olacağını söylemişti. Onunla konuşmak için iyi bir fırsat."

Kantine girdiğimizde sadece mırıltı çıkarmışım. Şu an düşünebildiğim tek şey yemek yemekti.

Uzun kuyruğa girip beklemeye başladım. Yamaguchi yer tutmak için önden gitmişti.

Kantin sırası bana geldiğinde bir nefes verip iki tost ve meyve suyu alıp arkamı döndüm. Sıradan çıktığımda Yamaguchi'ye bakındım. El salladığında ancak onu görebilmiştm.

Yanına gidip karşısına oturdum.

"Sonunda, afiyet olsun!"

-

Öğle yemeğinden sonra birlikte sınıfa çıkmıştık. Son dersler aşırı sıkıcı geçmişti. Derste defterime bir şeyler karalayıp oyunları düşünmekle vakit geçirmiştim. Kendimi sırada geriye yaslayarak başımı geriye atıp sahayı ve oyunu düşündüm.

Ayaklarımın nasıl yerden kesildiğini ve file arkasını gördüğümü, topun elimin arasından nasıl sıyrılıp gittiğini hayal ettim.

Şimdi de ders bitişi çantamı toparlamış Yamaguchi'ye ayak üstü veda etmiştim.

Sınıftan çıkıp koridorda ilerledim. Okul içinde kalan birkaç kişi etüt için sınıflara dağılmıştı ya da okuldan ayrılmıştı.

Alt kata inip kütüphanenin önünde durdum. Aralık kapının kulpunu sağa çevirip içeri girdim. Geniş alanı gözlerimle incelerken kapıyı arkamdan kapattım.

bandage | tsukihina Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin