Artık rutinleşmiş bir şekilde sınıf kapısından çıkarken Yamaguchi ile vedalaştım. Koridorun sonuna doğru hızlı bir tempoda ilerledim.
Merdivenlerden aşağı inip birkaç adım önümdeki kütüphanenin girişinde bekledim.
Birkaç dakika sonra Tsukishima'nın çıkmayacağını anlayıp içeri adımladım. Kısaca içeri bakınınca onu görmüştüm. Herhangi bir harekette bulunmayıp beni fark etmesini beklemiştim. Neyse ki kısa bir süre sonra beni gördüğünde başını sallamıştı.
Elindeki kalemi kitabın arasına sıkıştırdı. Kitabı kapatıp çantasına koydu. Sadece birkaç dakika sonra yanımdaydı.
İkimizde bir şey söylemeden son katı inip okul bahçesine çıktık. Etraf sessiz sayılırdı.
"Günün nasıldı?"
Bu sessizliğin eve dönüş yoluna kadar devam edeceğini bildiğimden bir yerden konu açmaya çalıştım. Onun hakkında neredeyse çoğu şeyi biliyordum fakat onunla konuşmak oldukça zordu.
"Fena değildi. Beden dersinde oldukça sıkıldım."
"Kageyama ile voleybol oynamadınız mı?"
Kageyama ve Tsukishima aynı aınıftaydı. Çok anlaşabildiklerini söyleyemezdim. Arada Tsukishima onu kızdırırdı, o da hemen karşılık verirdi. Tsukishima insanların zayıf yönleriyle uğraşmayı severdi.
Kageyama'nın aşırı agresif oluşu onun için harika bir malzemeydi.
"Hah, Kral ile 'ikili' bir şey yapmak oldukça zor. Onun bağırışlarına katlanmak istemiyorum."
Hafifçe güldüm. Alayla konuştum.
"Benimle oynamak daha iyi olurdu eminim."
"Aslında evet."
Ona dönmüştüm. Beni onaylamasını beklemiyordum, tam ağzımı açmışken devam etti.
"Seninle anlaşmak daha kolay. Özellikle oyun içinde. Bazen cidden sinirlerimi bozuyorsun ama yine de seni tercih ederdim."
"Sende çok kolay anlaşılır biri değilsin!"
Omuz silkti. "Aksini söylemedim hiçbir zaman." merakla kaşlarımı kaldırdım.
"Nasıl yani?"
Vücudunu bana döndürdü. Bu konu hakkında konuşmanın onu rahatsız edip etmediğini anlamaya çalıştım.
"Senin gibi değilim Hinata. İnsanlarla sosyalleşmek konusunda iyi değilim. Sanırım hiçbir zaman gerçek anlamda ihtiyaç duymadığım için olmalı. Anlıyor musun?"
Tsukishima'nın ciddi bir şekilde benimle diyalog içinde olması beni mutlu etmişti. Nefes almadan bir çırpı da konuşmuştu. Bu kendi açmaya başlıyor gibi hissettirmişti.
"Anlıyorum.. Fakat bu sonsuza kadar devam edemez değil mi? Ya liseden sonra? Çoğumuz farklı takımlara dağılacağız. Her ne olursa olsun birbirimize alıştık. Ya sonrasında aynısı olmazsa?"
Tsukishima durakladı. Sınırımı aşıp almadığımı sorguladım. "Ah, üzgünüm. Sanırım biraz boş boğazlık yaptım."
"Hayır haklısın. Bunun hakkında düşüneceğim."
Moralini yerine getirmek için kolumla onu ittirdim. "Hey, o zaman kadar ben buradayım. Biliyorsun değil mi?"
"Uh, evet. Teşekkürler.. sanırım(?)"
Dişlerimi göstererek güldüm.
"Yaklaştık."
Başımı sallayarak onu onayladım.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
bandage | tsukihina
Fiksi Penggemarher şey o gün tsukishima'nın parmaklarını sardığımda başlamıştı. #1 tsukihina
