§7§

209 17 0
                                    

Barlas garip biriydi. Hemde çok garip...

Hem iyi hem kötüydü. Sanki masummuş da tilki rolü oynuyormuş gibime geliyordu. Ama garipti. Barlas'ı belki çok az bir zaman içinde tanımıştım. O kötü biri olamazdı. Kötü biri değildi, ama çevresi onu etkileyebilirdi.

Yani kısaca Barlas'ın canını Mert Pural çok yakmışa benziyordu. Çünkü biri Mert dediğinde Barlas deliye dönüyordu. Neden böyleydi diye düşünmekten kendimi alıkoyamıyordum. İntikam almak istiyordu. Ama bu intikamın benimle ne ilgisi vardı? Ya da ben nasıl yardımcı olacaktım. Amacımız neydi?

'' Gelebilir miyim?''

Çatı katında gökyüzünü izlerken , Barlas elinde iki fincanla kapıda duruyordu. Kendimi şaşırtacak derecede gülümseyip kafamı salladım.

'' Gel''

Barlasda gülümsedi ve yavaş adımlarla yatağa doğru yürüdü. İlk defa onu böuyle inceliyordum. Suratı çok ... Yakışıklı?

'' Ne düşünüyorsun böyle?''

Bana ne oluyordu? Erkeklerden nefret eden ben şuan Barlas'ı koruyordum. Garipti. Fazlasıyla garip.

'' Yalan mı söyleyeyim doğru mu?''

Barlas elindeki bir fincanı bana uzattı. Eli boş kalınca, ensesini kaşıyıp gülümsedi.

'' Yalan söyle diyeceğim. Çünkü doğru söylersen sinirleneceğimi varsayıyorum''

Güldüm.

'' Ev çok güzel''

Erkeksi kahkahası odayı doldururken bende gülümsedim.

'' Yalan söyle dedimde bu kadar da değil Arya''

Gülüp kahve fincanını elime aldım.

'' Bunun kokusu garip.. Bu da ne?''

Barlas kahve fincanındaki garip içeceği içip dudağını büzdü.

'' Sevim Hanım, rahatlattığını söyledi. Mmm. Kedi otu demişti''

Ağzımdaki çayı püskürttüm. Kötü olan ise, Barlas'ın sıfatına püskürtmemdi.

Garip bir şekilde güldü. Galiba bu sinirli gülüştü.

'' Arya. Canım. Döverim seni!''

Dudağımı büzdüm.

'' Cidden kedi otu mu? Kedilerin etlerini doğrayıp kuruttukdan sonra bize çay mı yaptılar?''

Barlas sinirle bir daha güldü.

'' Senin etlerinide doğrayıp kurutsam Arya otu mu olur eşek! Bu sadece... Ota verilen garip bir ad''

Gülümsedim.

'' Sakin ol şampiyon! Sormadım farzet!''

Kafasını salladı.

''Bencede. Sus ve çayını iç''

Kafamı yatak başlığına yaslayıp fincanı elimde kavradım.

'' İstersen, yanıma gelebilirsin?''

Barlas şaşkınlıkla bakınca dudağımı ısırdım. Lan ne oluyordu bana!

Bana doğru gelip poposunu popoma vurdu.

'' Ben buraya sığarmıyım, bari yana kay''

Güldüm ve yana kaydım. O da yatağa oturup, fincanı komodiye koydu.

'' Gökyüzü çok güzel gözüküyor''

Bende fincanı yavaşça yere koyup tekrardan yatağa hafif uzandım.

MUHTAÇHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin