3.2

1.5K 132 51
                                        

" girebilir miyim ufaklık? "
Jimin kafasını sallarken, aynı zamanda karşısındakini görmenin heyecanıyla
elleri ile oynuyordu.
Jungkook girer girmez bebek losyonu kokusu burnuna gelmiş, ufak bir gülümseme sunmuştu ona.
biraz sinirli olsa da belli etmemeye çalışmalıydı, Jimin'i kırmak isteyeceği
en son şeydi.

" nasılsın? "

" teşekkürler hyung iyiyim, sen? "

" iyiyim.
yemeği neden yemedin? "

" canım istemiyor. "

" yemeğin tercih edebileceğin bir şey olduğunu sanmıyorum. "
yatağın yanındaki masada yemekler tabakta dolu bir şekilde duruyordu.
Jungkook gerçekten minik olduğunu ve onun için fazla yemek koyduklarını düşünmüştü. bunu doktoruyla görüşeceğini aklına not ederek Jimin'e döndü.

" ama aç değilim. "

" kahvaltı da yapmamışsın. "

" kim söyledi? "

" kediler. "

" ne? "

" yaptığın her şeyi kediler bana söylüyor. "

" odama hiç kedi girmiyor ki hyung. "

" ah, unut gitsin.
şimdi sana yemek yedireceğim ve sonrasında o önemli konuyu konuşacağız. "

" pekâlâ. "
çok masumdu Jimin.
kedilerin gerçek olmadığını
anlamayacak kadar.
belki de bu nedenle hiç arkadaşı olmamıştı.
bir lise öğrencisine göre, çok farklıydı o. rengarenk, saf ve minik.

yemek tabağını eline aldı ve yatağın yanındaki koltuğa oturdu, Jungkook.
tabağı küçüğün önündeki masaya bırakıp eline çubukları aldı.
Jimin ise büyüğü ne verirse hayır demiyor, hepsini yemeye çalışıyordu.
Jungkook tabağın bitmesine az kaldığında geriye çekmiş, bu kadarın yeterli olduğunu düşünmüştü.

" bitmesi gerekmiyor mu? "

" bitirmek istiyor musun? "

" doydum ama doktorum her seferinde bitirmem gerektiğini söylüyordu. "

" bu tabak senin için çok büyük Jimin, doktorunla konuşacağım. "

" pekâlâ. "
Jimin üzerindeki örtüyü kenara çekip
yavaşça doğruldu.
yediği en lezzetli yemek olduğuna emindi fakat midesi daha fazla alamazdı.
masadan şişeyi alıp birkaç yudum su içtikten sonra yataktan indi.
Jungkook şaşkınca ona bakarken, bir hata yapıp yapmadığını düşünüyordu.

" bir sorun mu var? "

" tuvalete gitmeliyim. "

" yardım etmemi ister misin? "

" hayır, kendim gidebiliyorum. "

" dikkatli ol ufaklık. "
ona göz kırptıktan sonra cebinde titreyen telefonunu eline aldı.
onun babası arıyordu.
açmalı mıydı?
Jimin duyarsa sorun olur muydu?
emin değildi.
aramayı reddedip hızla mesaj bölümüne girdi.

Jeon Jungkook :
Jimin'in yanındayım Bay Park.

Bay Park :
bunu sormak için aramıştım, Jungkook.
bebeğim nasıl?

Jeon Jungkook :
biraz durgun fakat sorun değil,
onunla bugün eğleneceğiz.

Bay Park :
durgun mu?
neden?

Jeon Jungkook :
kafasını fazlasıyla negatif düşüncelerle doldurmuş olmalı,
sürekli iyileşememe
ihtimalinden bahsediyor.

Bay Park :
oh, anlıyorum.

Jeon Jungkook :
psikolojik destek almasını neden istemiyorsunuz?
doktoru da bunu onaylıyor.

Bay Park :
ona fikrini sorduğumda,
ben psikolojik olarak da iyi değilim,
diyerek kendini daha fazla
içine kapatmıştı.
her şey deniyorum onun için,
tonlarca para döküyorum,
buna rağmen hâlâ mutlu değil.
ne yapacağım bilmiyorum.

Jeon Jungkook :
Bay Park
Jimin'in istediği şey para değil, sevgi.

**görüldü
15.07**

wind | jikook textingHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin