Jungkook koşarak evin bahçesine ulaştı.
kalbi ağzında atıyor, nefes almakta zorlanıyordu.
bahçe kapısının şifresini girdi, elleri titrediği için yanlış girmişti.
panikledi ve sakin olmaya çalışarak yeniden tek tek tuşlara bastı.
onaylandığı zaman hızla evin kapısına ilerledi.
evden hiç ses gelmiyordu, kimse yok gibiydi adeta.
Jungkook endişelendi ve anahtarı cebinden çıkarıp yavaşça kapıyı açtı.
birkaç adım attı.
ayak sesleri tüm evde yankılanıyordu.
" Jimin? "
ses yoktu.
salona girdiğinde karşılaştığı manzara ise sadece dağılmış yastıklar oldu.
" Jimin-shi, neredesin bebeğim? "
merdivenlere yöneldi.
odalarına gidecekti, orada
olabileceğini düşünmüştü.
kapının önüne geldiğinde yine hiç ses yoktu.
sonunda dayanamayıp içeri girdi.
birkaç adım atıp kafasını çıkardı.
miniği, yatakta mışıl mışıl uyuyordu fakat odanın hali pek de iyi değildi.
yastıklar, örtüler, kıyafetler, yerlerde dolaşıyordu.
gardrop kapakları açıktı ve yatakta çapraz bir şekilde uyuyordu.
Jungkook daha fazla yaklaştı.
gözaltı hafif morarmış, dudakları şişmiş ve burnu kızarmıştı.
dağınık saçlarına küçük bir öpücük kondurup elini alnına koydu.
bebeğinin ateşi olduğunu anladığında,
örtüyü üzerinden çekti ve gördüğü şey şaşırmasına sebep oldu.
altında sadece boxer, üstünde ise hiçbir şey yoktu.
beyaz vücudu kendini belli ederken Jungkook dudaklarını ısırdı.
evdeki bu dağınıklığa anlam verememiş, Jimin'in bu haline ise fazlasıyla şaşırmıştı.
farklı bir şey olduğunu düşünmek istemiyordu.
onu rahatsız etmeyecek sessizlikte yatağa oturup elini miniğin yüzünde gezdirdi.
okşadı, okşadı, okşadı..
doyasıya yüzünü inceledi.
bu çocuğa karşı hislerinin olması çok normal değil miydi?
çok güzeldi, saatlerce izleyip farklı kelimelerle onu anlatabilirdi.
çok masumdu, tıpkı bir bebeğin ufacık bir harekete dahi mutlu olması gibi.
her hareketine mutlu oluyordu.
" h-hyung? "
" bebeğim? "
Jungkook hızla elini çekti.
yüzünü izlerken gözleri dalmıştı ve Jimin'in uyandığını fark etmemişti.
örtüyü üstünden tamamen çekip hızla Jungkook'a sarılan küçüğün gözleri dolmuştu.
" hyung, neredeydin? "
" telefonum kendiliğinden kapanmış,
özür dilerim.
gerçekten uzun zaman sonra fark ettim. "
" çok korktum.. "
" özür dilerim.
söz veriyorum bir daha yapmayacağım."
Jungkook bebeğinin sırtını sıvazlayıp, omuzuna öpücük kondurdu.
Jimin belli etmemeye çalışıyor
fakat ağlıyordu.
onu kaybedeceğini düşündüğü için
fazlasıyla korkmuştu.
aradan bir süre geçti.
Jimin artık Jungkook'un kucağındaydı.
hâlâ endişeleniyor, aklındaki soruları soramadığı için dudağını kemiriyordu.
" beni seviyor musun? "
ağlayan bebeğinin minik burnu kızarmış, gözleri şişmiş ve saçı dağılmıştı.
Jungkook onun suratına incelerken dayanamayıp kıkırdadı ve burnuna küçük bir öpücük kondurdu.
" seni seviyorum, Jimin-shi. "
ŞİMDİ OKUDUĞUN
wind | jikook texting
FanfictionPark Jimin, ünlü oyuncu Jeon Jungkook'un dm kutusunu günlüğü olarak kullanmaya başlar.. • #11 pjm • #23 minkook • #43 kpop • #43 jjk • #114 kookmin • #145 jikook
