3.3

1.4K 124 22
                                        

" hyung, iyi misin? "
hızla başını telefondan kaldırdı Jungkook. küçüğünün sesini duyunca telaşlanmış, bir şey olduğunu düşünmüştü.
onun babasıyla konuştuğunu bilmesini istemiyordu.
bunu saklamak için elinden geleni yapacaktı.

" hayır, sorun yok. "

" pekâlâ. "

" ne yapalım senin için? "

" bir şey yapmalı mıyız? "

" evet, sıkılmaman için bir şeyler yapalım istiyorum. "
bir süre gözleri daldı Jimin'in.
bir odada neler yapabileceklerini düşünüyor, bulamıyordu.
şimdiye kadar babası, hemşire ve doktorlardan başka kimse girmemişti çünkü ne yapılabilir bilmiyordu.

" hyung? "

" efendim? "

" parka gitmek istiyorum. "

" park mı? "

" olmaz mı? "

" olur. "
gözleri parladı küçüğün.
aylar sonra dışarı çıkacak olma düşüncesi dahi mutlu etmişti onu.
odasına herkes giremiyor, o ise odasından çıkamıyordu.
hastalığı çok ciddiydi, bunun farkındaydı fakat artık dışarıya çıkmak istiyordu.

" gerçekten mi? "

" elbette.
kendini fazla yormayacaksan, gidebiliriz. "

" söz veriyorum, yorulmayacağım.
dışarı çıkmayı özledim, sürekli bu odada kalmak beni çok yoruyor. "

" o halde ceketini giy ve çıkalım. "

" doktora sormayacak mıyız? "

" soracağım. "
telefonunu eline aldı ve doktoru aradı.
parka gidip gidemeyeceklerini sordu ve dikkat edecekleri takdirde çıkmasında bir sorun olmadığını söyledi, doktor.
Jimin mutluluktan ağlayacak gibiydi.
yalnız değildi ve dışarı çıkacaktı,
daha ne isterdi ki?

Jungkook onun ceketini giydirdi, elini tuttu ve yavaş adımlarla hastaneden çıktılar.
küçük, hastanenin karşısındaki parka gideceklerini beklerken Jungkook onu arabaya bindirmişti.
neden bindiklerini sormak istese de dili tutulmuş gibiydi.

" nereye gittiğimizi merak etmiyor musun? "

" ediyorum.
nereye gidiyoruz? "

" lunaparka. "

wind | jikook textingHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin