---
Yolu yürüdüm ve döndüm. Ev yoktu ama bir araba tam yolun dönüş kısmında park halindeydi. arabada üç kişi vardı ve uyuyorlardı. Şoför camına tıklattım. Şoför uyandı ve bana döndü. Bu Kıvanç'tı.
---Uykunun vermiş olduğu mayışmışlıkla yavaşça esnedi. Sonra beni yeni farketmiş gibi irkildi ve şaşkınca bana baktı. Hızlıca arabanın kapısını açtı ve arabadan indi. "Senin ne işin var burada? Nasıl çıktın oradan?" dedi ben sinirle onu izlerken. Cevap vermedim. Kafamı uzattım ve arabadakilere baktım. Uyanmış bizi izliyorlardı. "Bir şey sordum." Kendime engel olamayıp okkalı bir tokat yapıştırdım suratına. "Sana ne be! Benim sayemde kaçtın ve beni bırakıp gittin." Bu söylediğime sinirlenip bir tokat daha atmak için elimi kaldırdım. Çevik davranıp bir adım geri çekildi. Elim göğsüne çarptı. Bu beni daha da sinirlendirince bağırıp vücuduna rastgele yumruk savurdum. "Seni parçalarım be! Ödüm koptu! Ben de tek kaçabilirdim, ben gördüm o camı ama kaçmadım. Sana da haber verdim. Sense beni bırakıp kaçtın." Ne ara yanıma geldiğini anlamadığım arabadaki kız kollarımı tuttu ve beni kendine çevirdi. Çok hafif, sakin ve yumuşak bir ses tonuyla "Tamam, sakin ol. Senin için buradayız. Seni kurtarmaya geldik. Kıvanç gerçekten çok pişman. Bizi de o getirdi. Seni kurtaralım diye." dedi.
Yumuşak sesi sinirlerimi biraz yatıştırsada hala çok sinirliydim. "Tamam, sakinim." Kollarımı yavaşça kendime çektim. Usulca arkamı döndüm. Kıvanç'a son kez güzel bir tokat attım. Sakin davrandığım için bunu tahmin edememişti ve tokadımdan kaçamamıştı. Elini yanağına götürdü. Başımı havalı bir şekilde çevirdim ve saçlarımı yüzüne doğru savurdum. Dönüp arabanın arka koltuğuna yerleştim. Genç bir çocuk oturuyordu. Ben oturunca kenara kaymıştı. Kendini gülmemek için zor tutuyordu. Yani tutamıyordu. Bu her halinden belliydi. "Madem beni kurtarmaya geldiniz ve kurtaramadınız bari evime bırakın." Kız da yolcu koltuğuna geçince Kıvanç kalmıştı. Arabaya binerken söyleniyordu. "Madem elin bu kadar ağırdı adamları dövüp kaçsaydın. Allah Allah! Çattık ya!" Öne doğru eğilip işaret parmağımı tehditkarca salladım. "Bunu çoktan hak etmiştin. Senin yüzünden kaçırıldım ben! Sabahki rezilliği saymıyorum bile!" Sonlara doğru sesim biraz yükselmişti. Arabayı çalıştırmayı bırakıp arkasını döndü.
"Ya kızım! Benim yüzümden falan kaçırılmadın sen. Nedenini bilmiyorum ama benim yüzümden olmadığını biliyorum..." sessizce yutkundum ve arkama yaslandım. Haklıydı. "...Benim Baturla bir meselem kalmadı. Hem eğer beni kaçırmak istemiş olsaydı beni evine getirmezdi." Söyledikleri doğru mu bilmem ama onun yüzünden kaçırılmadığım barizdi. Tanışıyor olmaları tesadüften ibaretti. Yani öyle olmalıydı. Kabullenmişlikle kollarımı kendime sardım ve cama döndüm. Sabır dileyerek önüne döndü. Sonra yine arkasını döndü. "Ayrıca sabah içinde özür dilemiştim. Elimde değildi, birdenbire oldu her şey. Kıza iyi bir ders vermeliydim." Yanımdaki çocuk gülünce sinirle ona döndüm. Ellerini ağzına bastırdı. "Çok pardon!" Hala gülüyordu. Sesi ve gülüşü oldukça hoştu. Kıvanç'a döndüm. "O konuda ayrı sinirliyim. Tek kelime edersen seni parçalarım." Önüne döndü. "Sanki neyi parçalıyor anasını. Sabahtan beri yargı dağıtıyor 'onu parçalarım, seni parçalarım' yeter be!" Kız ve çocuk aynı anda gülmeye başlayınca kıpkırmızı oldum. İnsanların bana gülmesinden nefret ediyorum! Arabayı çalıştırmamışken sinirle indim arabadan. Kapıyı da sertçe kapattım. Geldiğim yolun tersine doğru yürümeye başladım. Arabanın kapısının açıldığını duydum ama yürümeye devam ettim.
Birkaç adım atmışken kolumdan tutuldum. Tutan kişi arka koltukta oturan çocuktu. Beni kendine çevirdi. "Hadi ama çocuk musun? Küsüp gidiyorsun." Kolumu kendime çektim ama bırakmadı. "Sana ne! Belki çocuğum?" Yalan sayılmazdı. Çocuktum. Yine gülünce daha da sinirlendim. Daha ne kadar sinirlenebilirim bilmiyorum. Ayaklarımı yere vurup bağırdım. "Yeter be! Nedir sizden çektiğim?" Kolumu bıraktı. Hala gülüyordu. "Tamam haklısın. Kıvanç çok çekilmez olabiliyor ama özünde iyi biri."

ŞİMDİ OKUDUĞUN
PLAN DIŞI
ChickLitHayat insanlara eşit davranmaz. Her insanın yaşayacağı hayat en başından bellidir. Sınırları, kararları, geçmişi hatta geleceği bellidir. İnsanoğlu bu sınırları aşamaz. İnsan elde etmesi mümkün görünmeyen bir şeyi başardığında "Kaderimi kendim yazdı...