"Hemen gidip polise sölemeliyim. Francisco'nun yanındaki kızın benim olduğumu bilmelerine hakları var. Off... Bir de işin sorgu tarafı var. Söylesem ne olur söylemesem ne olur hem. Biraz ormanda dolaşsam iyi olacak." dedi Elena hastaneden çıkarken. Sonra biraz sesli düşünerek "Ah, beynime biraz oksijen gitmeli" dedi. Arkasından bir sırıtma duydu. Bu sırıtmanın sahibi Vini'ydi. Ne işi vardı burada? Aslında o kas yığınına bir şey olmazdı ama hadi neyse. "Ne işin var burada?" dedi Elena. Vini ise "Ben hasta olamaz mıyım?" diyerek tersledi Elena'yı.Sonra ekledi "Zaten her şey senin yüzünden.Kaç tane ok fırlattıysan..." Elena umursamadan yürümeye devam etti. Ormana doğru yaklaştığını fark etti beş-on dakika sonra. Arkasını dönünce Vini'nin hala burada olduğunu gördü. "Yanlız kalmak istiyorum. Kız kardeşinin yanına gitsen iyi olur bence. Çünkü onu her an ham yapabilirler." dedi Elena. Vini yine sırttı ve yönünü değiştirdi. Elena tek kaşını çatarak sessizce "Sen hep sırıtır mısın?" dedi. Sonra arkasını döndü ve yine Vini'nin sesi. "Seni duyuyorum!".
Elena sinirlerine hakim olamadı. Resmen Francisco ölmüştü. Belki de yeni bir aşk doğacakken. Kesilmiş bir acağa oturdu. Ve başını dizlerinin arasına alıp ağlamaya devam etti.Birden yanında birinin olduğunu hissetti. Yanağına akan gözyaşlarını sildi. "Kim var orada!" dedi Elena titrek sesiyle. Cevap yok. Yanında Francisco belirdi. Sonra da "Öldüğümü de kim söyledi?" dedi. Elena hem korkuyordu hem de seviniyordu. "Sen.. nasıl? Francisco sen ölmüştün!" dedi Elena. "Ah Elena... Hakkınızdakileri biliyorum. Çünkü ben de aynılarını yaşıyorum. Ben de bir vampirim ve senden kat kat güçlüyüm. Bir trafik kazasında öleceğimi kim söyledi?" dedi Francisco. Elena içinden Francisco'nun ne kadar da iyi bir saklayıcı olduğunu gördü. "Buna sevindim. Hem de çok sevindim. Peki sen nereden öğrendin?" dedi Elena. Francisco biraz düşündü ce hatırlamaya çalışarak "Perrie adında bir kız söyledi." dedi. Elena şok uğrayarak "Perrie mi?" dedi. Ve ekledi terlerken "Ama kimsye söylemeyecekti. Ah gerizekalı!". Francisco sırıttı ve "Hey dur dur! Kıza kızıp durma. Bana hasta olarak gelmişti. Bana hasta derken... bana hasta değildi. Biraz rahatsızdı.Her neyse. İçeri girdi. Çantasını koltuğa koydu. O sırada çantadan bazı fotoğraflar döküldü. Aceleyle onları topladı. Ama ben çok tan görmüştüm. Onu tehdit ederek fotoğrafları vermesini istedim. Hani dün gittiğimiz restorandaki çocuk var ya... onun resimlerini çekmişti. Tabii vampir olurken ve ormana kaçarken. Zarfı biraz daha yokladım ve arkasında "orjinal" yazdığını gördüm. Ve kimseye zarar gelmemesi için fotoğrafları evime götürüp yaktım." dedi. Elena'nın o anki sevinci hiçbir şeye değişilmezdi. Francisco'ya sarıldı. Elinden tuttu ve onu eve götürdü.
İçeri giridler gürültülü bir biçimde. "Millet! Francisco, Zayn'in dönüştüğü fotoğrafları yakmış. Kül etmiş! Zayn geri dönebilir." diye bağırdı Elena. Hiç kimse gülmedi ya da sevinmedi. "Ne oldu?" dedi Elena. Ardından Francisco'nun elini tuttuğunu hissetti ve yavaşça elini çekti. Orlando "Zayn... Zayn artık en güçlülerde. Bizden ayrılmış. Perrie sana biraz aksiyon yaşatmak için bunu yapmış anlaşılan." dedi. Francisco bu evde neler dönüyor? gibisinden baktı herkese tek tek. Elena hayal kırıklığına uğramıştı. Çünkü Zayn artık onun düşmanıydı.
Francisco ile kapıya kadar geldi Elena. Biraz düşündükten sonra onunla birlikte dışarı çıktı. Kapıyı kapattı. Ve Francisco'ya sessizce "Beni Perrie'nin evine götürebilir misin?" dedi. Francisco evet anlamında başını salladı. Saçları ne kadar da güzeldi... Gözleri de aynı şekilde. Bence o baştan aşağı mükemmeldi. Elena "Ah iyi ki ölmemişsin!" dedi. Francisco ve Elena biraz gülüştükten sonra birlikte Perrie'nin evine gittiler. Bu sırada bazı konuşmalar geçti.
Elena:
-Peki.. Kaç yaşındasın?
Francisco:
-23. Sen?
Elena:
-20. Aslında o kadar da yaş yok aramızda.
Francisco:
-Evet. Aşkın yaşı olmaz.... örnek olarak.
Elena:
-Evet aynen öyle. Örnek olarak.
Artık eve yetişmişlerdi. Ev o kadar da büyük sayılmazdı ama yine de büyüktü. Burada Perrie ve ailesi yaşıyordu. Elena kapıyı çaldı. Gelen yok. Bir daha çaldı. Bu sefer kapıyı Perrie'nin annesi açtı. "Perrie ile görüşmek istiyorum." dedi Elena. Annesi tersleyerek "Neyi oluyorsun da onunla görüşmek istiyorsun?" dedi. Elena şaşırmış bir şekilde "Oh, ben onun en iyi arkadaşıyım." dedi. Annesi gitti ve Perrie'yi çağırdı. Perrie gözleri kızarmış bir şekilde geldi kapıya. Francisco'yu görünce bir adım geri attı. Sonra da "Ne var?" dedi. Elena Perrie'nin çenesinden tutarak başını yana çevirdi. Bir şey yok. Diğer yana çevirdi ve iki kırmızı nokta. Sonra da Perrie'nin kafasını savurarak "Isırmasına izin vermiş aptal!" dedi. Sonra ekledi sinirlice "Bizimle geliyorsun!".
Francisco normal insanların hastalıklarından anladığı kadar vampirlerin de hastalıklarından anlıyordu. Perrie bir vampir değildi ama olmak üzereydi. Ve eğer vampir olursa bu çok tehlikeli olacaktı. Francisco'nun özel ofisine geldiler. Perrie'yi yatırdılar. Buz gibiydi, titriyordu, gözleri kızarmıştı. Francisco, Perrie'nin boynundaki iki deliğe aynı anda iğne yaptı. Perrie sanki kellesi uçurulmuş gibi bağırdı. Ama bu sadece bir iğneydi. Ve Perrie uzun bir uykuya dalar. "Birkaç gün burada uyumalı" dedi Francisco. Elena da tamam anlamında başını salladı. Sonra Elena biraz alışveriş yapmak için markete gitti. Tabi yanında Francisco da vardı ve birkaç gün Francisco'nun evinde kalacaklardı.
Elena aklına geleni söylüyordu "Biraz et lazım. Biraz soğan. Biraz domates, peynir, zeytin, yeşillikler ; çikolata, kek, puding ve bir de kra-". "Her şeyden birer tane almamı ister misin Elena?" dedi Francisco. Elena sırıttı ve "Hepsi senin için. Tamam. Hepsi olmasa da bir kısmı senin için. Ne yani aç kalmamı mı istiyorsun?" dedi. Francisco en sonunda Elena'nın uzun uğraşlarının sonuçları sonunda neredeye her şeyden aldı. Elena, Francisco'nun ne kadar aç bir kız çıktın sen? diye düşünmemesi için yiyeceklerin yarısını bıraktı.
Akşama doğru eve geldiler. Elena güzel bir sofra hazırladı. Francisco ile oturdular masaya. Karşı karşıyalardı. Elena yine ellerini masanın altında birleştirip oynuyordu. Hatta bir ara yanlışlıkla Francisco'nun bacağına değdi. Ama Francisco hissetmedi. İyi ki hissetmedi. Yoksa Elena'ya spık muamelesi yapabilirdi. Yapmazdı ama Elena böyle düşünüyordu.
Yemek gerçekten çok güzeldi. Francisco "Sende de ne marifetler varmış." dedi ve sırıttı. Elena içinden "şapşal" demekle yetindi. Sonra da "Teşekkürler Bay Francisco. Siz de aynı şekilde. Yani herkesi iyileştirme konusunda. Hem bedensel hem ruhsal" dedi gülümseyerek. İçinden yuh nasıl konuştum ben öyle dedi.
Sonra yemeğine devam etti. Yemek bitti. Francisco ile birlik olup masayı topladılar. Vay be. Francisco neden her zaman yakışıklıydı? Elena sabahtan beri bunu düşünüyordu. Masayı topladıktan sonra ikisi de koltuğa oturdular. Francisco televizyonu açtı ve "Film izleyelim mi?" dedi ve ekledi "Mesela aşk filmi.". Elena tamam anlamında başını salladı. Resmen Elena'ya yazıyordu. Bu gerçekten iyiydi.
Film bitti. Elena'nın hiç uykusu yoktu. Francisco'nun da var denemezdi. Elena sanki harika bir fikir bulmuş gibi "Şömineyi yakalım mı?" dedi bağırarak. Francisco ilk irkildi sonra "Olur" dedi. Dışarıdan biraz odun topladı ve şömineyi yaktı. Ama hiç de Elena'nın hayal ettiği gibi olmamıştı. Her yer toz duman olmuştu. En sonunda ikisi de dayanamayıp öksürmeye başladı. Francisco hızlıca şömineyi söndürdü ve pencereleri açtı. Az sonra "Gel. Perrie'yi kontrol edelim." dedi. Elena tamam anlamında başını salladı ve Perrie'nin tutsak olduğu ofdise gittiler. Öylece uyuyordu. Boynu biraz morarmıştı iğneden dolayı. Gözlerindeki kızarıklık gitmişti bile. Daha iyi görünüyordu. Francisco elini Perrie'nin saçlarına uzattı ve başını okşamaya başladı. Elena şaşırarak "Francisco... Sanırım ona boş değilsin ve bu yüzden benim gitmem iyi olacak. Çünkü senden hoşlanmaya başlamıştım. Bana acı çektirecekswin. İyi akşamlar." dedi. Francisco olduğu yeren fırlaı ve Elena'nın kolundan tuttu. Ardından "Elena! Hayır bekle. Ona karşı içimde hiçbir şey yok. Sadece uyanınca biraz sinirli olacak. Onu uykusunda rahat tutarsak uyanınca da o kadar sakin olur." dedi. Elena dudaklarını ısırdı. Çünkü az önce Francisco'ya ondan hoşlandığını söylemişti. "Az önce dediklerimi unut o zaman"dedi Elena. Francisco sırıttı ve "Asla" dedi.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
HİLAL (ASKIDA)
VampirŞimdi olduğu yere gelen herkes, eskiden olduğu yerde olmak istiyor.