İyi okumalar💜💜💜
Taehyung'un ağzından;
Bir anda yere yığılmak üzere olan deltayı zar zor tuttum. Kollarım arasında zorlanarak içeri çektim onu. Yaralıydı, hem de çok fena.
Küçük oturma odamdaki divana yatırdım. Bu sırada canı acımış olacak ki acıyla sızlanmıştı.
Yanına yaklaşıp yırtılmış olan kıyafetinden yarasına baktım. Ok yarasıydı. Neyse ki yaralardan anlıyordum çünkü büyükannem şifacıydı. Bana da öğretmişti her şeyi.
Yara gördüğüm kadarı ile açıktı. Mikrop kapmaması gerekiyordu bu yüzden hemen ayağa kalktım. Makas, bir tas su, bez bir de gazlı bez hazırladım. Ardından büyükannemin öğrettiği merhemden hazırladım bir kaseye.
Deltanın yana gidip üstündeki kıyafeti makasla kestim. Üstü tamamen çıplak kaldığında göğsündeki kanları ıslak bezle temizledim. Yara biraz daha görünür hale geldiğinde hazırladığım merhemden sürdüm yarasına ardından güzelce sardım. Kolundaki sıyrıkları ve yüzündeki yaralarıda tedavi ettikten sonra ateşine baktım. Ateşi yoktu neyse ki. Üstünü battaniye ile örtüp dağılan etrafı topladım.
Deltaya ne olduğunu, nasıl bu hale geldiğini merak ediyordum. Biraz da korkmuyor değildim çünkü o bir deltaydı. Umarım uyandığında kötü bir şey olmazdı.
Başıma her zaman kötü şeyler geldiğinden, insanlar bana tahammül edemediğinde iyi davranmazlardı. Bu yüzden yalnız yaşıyordum ya bu ormanda, kimse yoktu beni yargılayacak. Sadece belirli günlerde çarşıya giderdim reçel satmak ve bir şeyler almak için. O gün bile insanların küçümser bakışları üzerimde olurdu. Bazıları tiksintiyle bile bakardı. Çünkü ben diğer omegalar gibi değildim. Her omeganım etkileyici bir feromonu, pamuk gibi teni, renkli gözleri, etkileyici güzelliği olurdu. Benim ise tam tersiydi her şey. Bir de bu yetmezmiş gibi düzgün bile konuşamazdım ben. Çünkü kekemeydim.
Bu yüzden konuşmazdım. Konuşsam bile sesim kısıktı. İnsanların dikkatini çekmek istemezdim. Çok zorbalık edilmişti zamanında sırf bu yüzden. Bende sessiz kalmayı öğrenmiştim.
Yirmi iki yaşındaydım. Normalde şuan çoktan evlenmem ve bir çocuğumun olması gerekirken ben yalnızdım tabii ki. Kim evlenirdi benimle? Hangi alfa bakardı yüzüme. Duymak isterdi konuşamayan sesimi.
Şuan burada olan delta, eminim bir vitası vardı. Onlar biribiri için yaratılırdı. Vitalar baş döndürücü bir güzellikte olurdu. Omegalardan bile. Deltanın da eşi çok güzel olmalıydı.
Sıkıntı ile iç geçirdim. Kafamı dağıtmak için sobanın odununu kontrol ettim. Bitmek üzereydi. Üzerime kabanımı giyip dışarı çıkıp yandaki küçük odun kulübemden odun aldım. Kovalara doldurup zar zor eve taşıdım. İçeri girip kabanımı çıkardıktan sonra sobanın başına geçtim. Odunları içine attım ve kapağını kapattım.
Delta uyanabilirdi, ona bir şeyler pişirsem yer miydi ki?
Sebzeli bir çorba yaparsam iyi gelebilirdi sanırım. Çünkü soğukta kalmıştı. Tencereye su koyup sebzeleri içine attıktan sonra sobanın üstüne koydum. Onlar yumuşar iken çorbanın yanına lapa hazırladım. Haşlanan sebzeleri ezdim ve su, tuz, yağ ekleyip tekrar pişirdim. Mis gibi kokarken gülümsedim. Çorba kaynarken tepsiye, tabak, çatal ve kaşık hazırladım. Arkamı dönüp çorbaya bakacağım sırada karşılaştığım gözler ile yerimde sıçradım. Delta uyanmıştı.
"Korkuttum sanırım üzgünüm." dediğinde başımı iki yana salladım.
Konuşmak istemiyordum, alacağım tepki hiç hoş olmayacaktı çünkü. Benimle dalga geçecekti. Diğer herkes gibi.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Wrong Love -Kooktae-
FanfictionYüzyılda bir gelen iki tür. Delta ve Vita. Nesillerce bu ikisinin sadece birbirleri ile eş olduğu başka başka türlerle eş olamayacakları söylendi ve öğretildi. Ancak Jeon Jungkook ve Kim Taehyung bu kanıyı yok edecekti. Sadece aşık olarak. (Semekook...
