Öğle arası olmuştu bile. Herkes için her zamanki sıradan günlerden biriydi yine. Çocuklar sınıftan çıkıp Jeongin' in sınıfına uğrayıp kapıda onu beklerken mızmızlanmış, söylenmiş ve sinirlenmiş bir şekilde onlara doğru gelen çocuğun saçlarını dağıttıktan sonra Chan'ın kolunun Jeongin'in omuzunda olduğı bir şekilde kantine gidip yemeklerini almış ve yemeklerini yemişlerdi.
Hyunjin ise her zamanki gibi sınıfta ,en arka sırada otururken kendi getirmiş olduğu yemeği yemiş ve daha sonra bahçede dolaşmıştı.Tek başına.
Yemeklerini kendisi hazırlayıp kendisi getiriyordu. Dokuz yaşındayken babasını kaybetmişti ve evin tek çocuğuydu. Annesi onun için kadar çok çalışırken başka seçenekleri olduğu halde kantine para harcayıp annesine yük olmak istemiyordu.
Hyunjin'in annesi oğlunun davranışlarının farkındaydı ve oldukça şanslı hissediyordu. Yaşıtları dışarıda eğlenip para harcarlarken onun oğlu sürekli ona yardım ediyordı .Oldukça nazik , kibar bir çocuk olmasının yanında çok olgundu da .Derslere gerçekten çaba sarf ediyordu.. Annesine iyi bir hayat sunmaya çalışıyordu çünkü.
Binanın içine girip sınıfa doğru yürüyüp kapıya yaklaştığı sırada Changbin'in diğerleriyle sınıfa doğru yürürken ona seslenmesiyle durmuştu. Bu kadarı onun için çok fazlaydı. Onların yanına gelmesini beklerken iki elini birleştirmişti. Parmaklarıyla oynuyordu, elini nereye koyacağını bilememişti.
"Efendim?" diyebilmişti sessizce ve gülümsemeye çalışırken."
"Naber? Nerden?"
Hyunjin bu ani iletişimlerin sebeplerini anlayamamıştı. Kimse onunla konuşmazdı. En azından ihtiyaç duydukları zamanlar dışında. Onların da bir ihtiyacı var gibi durmuyordu. Bir şey mi isteyeceklerdi acaba?
"Oh,iyiyim." Elini gömleğinin yakasına götürmüştü farkında olmadan.Çekiştiriyordu. Zaten elleri de terlemişti. "Siz? Bahçeye çıkmıştım."
"Aa, imzasız sargı mı olur? Bomboş.Olmaz öyle."
Konuşarak öne atılan, Hyunjin' e doğru bir adım atan Felix' di. Öne atıldı ve acıtmamaya çalışarak sarılı kolunu tuttu.
"Sen resim çizmiyor muydun ya? Niye boş bıraktın biz bi şeyler çizelim , çizeyim mi?" Kolu sargılı çocuğa doğru adımlayan Jisung' u Seungmin kolundan yakalamıştı.
"Sen mi? Sakın izin verme! Daha bu sargıyla haftalar geçireceksin değil mi? O zaman koluna sahip çık."
" Kes be kes.Korkutacaksın çocuğu beni tanıtma şekline bak!"
"Aslında geçen sene resim ödevi için benden uzayda uzay mekiği içinde dışarıdaki inşaatı izlerken elindeki mısırları yiyen bir köpek ile o köpeği izleyen ve izlerken örgü ören bir kedi çizmemi istediğin günden beri garipsemiyorum seni. Korkmam , merak etme."
"Ya sen şaka mısın, ne yaşıyosun kafanın içinde?"
"Ya yaratıcılık o bir kere! Farklılık, hoca puan versin diye? Hem, vermişti de!"
"O, Hyunjin güzel çizdiği için olmasın?"
"Bir ihtimal.."
Felix'in onun çizimini övdüğünü duymak...Yanlışlıkla kafasında kurduğu kurguların içine mi girmişti?
"Kardeşim niye yaratıcı yaratıcı fikirlerimi bu cahillere anlatıyorsun? Bunlara anlatılmaz, bunlar sanattan anlamaz."
"Sanatmış, uzayda inşaat izleyen köpek ha?"
"Ve onu izlerken örgü ören yavuklusu kedi."
Çocukların hepsi gülmeye başlamıştı. Hyunjin de bu hallerini görünce gülümsemişti. Konuşması başarılı geçmişti. Kendini utandıracak bir şey söylememişti ya da işitmemişti.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Anonim || Hyunlix
Genç Kurgu"Lixie, 3 yıldır senden hoşlanıyorum." "Hey, orda mısın!?" Sınıfın sessiz,utangaç çocuğu Hyunjin ve onun okulun kavgacı çocuğu Felix'e olan hoşlanma hikayesi
