Uyuyorsun şuan. Yatağının diğer tarafındayım. Güneş ışığı yavaşça odamızın penceresinden sızıyor. Odamız... hemencecik sahiplenmişim burayı. Güneşin küçük bir zerresi yüzüne yansıyor. Öpmek istediğim noktalara güneş ışığı değiyor. Ne şanslı bir güneş ışığı ama! Sarılasım geliyor. Uyanmandan korkuyorum. Sarılırsam uyanırsın. Sen uyanırsın, ben utanırım. Kafiyelerle oynamayı sevdiğimi biliyorsun. Şuan yüzünde gülümsemeye benzer birşey yakaladım. Yanlış gördüğümü düşünerek dikkatle sana baktım. sana bakan gözlerim dudaklarına değince eridi. Bu kadar mı yakar bir insan uyurken bile?
...
Saat 7 mi oldu ne? Seni hala incelediğimi bilmeni istiyorum. Yüzünde, boynunda, ellerinde keşfedemediğim herşeyi aklıma kazıyorum. Sen uyuyorsun. Saat ilerliyor, sen gidiyorsun. Saat geçtikçe biraz daha gitmelere yaklaşıyor.
Yanağına dokunuyorum. İçimden 'uyandırma zamanı' diyip kıkırdıyorum. Göz kapakların titriyor. Cesaret alıp yavaşça tam titrediği yerin altından öpüyorum.
-
( Seni görerek uyandığım sabahlar olmalı artık. Gözünün altından başlayarak çenene kadar öpüp sakallarına dokunacağım anlar biriktirmeliyim. Yanımda olman gereken sabahlar var.
Sabah ki mahmur doğal gülümsemeni görmek istiyorum. Sevilmişlik içinde tatlı bir sabaha uyandığındaki oluşan keyifli gülücüğünün kenarına dudaklarıma yer açmak ve orda yaşamak istiyorum. Ben yanında olmak istiyorum. )
-
"Ne yapıyorsun?" Diye sorduğunda dudağının altından onu yavaşça öpmeye devam ediyordum. Öpmek sayılmaz pek, hafifçe tadıyordum. Gülümsemesi derinleşiyor göz bebeklerinden anladığım kadarıyla beni izliyordu o sırada. Benden gelecek cevabı bekliyordu. "Gülüşünden şiir damlamış. Onları tadıyorum." Hafif bir tını ile kıkırdadı. Güzeldi, yeni çıkan dudaklarıma batan o sakalları. Gıdıklanma hissi uyandırıyordu. Çenesinin gamzesine geldim durdum. Burnumun ucunu gamzesinin çukuruna değdirdim. Bunu yapmama bayılırdı. "Gülüşünden dökülen şiirlerin dizeleri sırayla köprücüklerine akmış. Rica etsem onları alabilir miyim?" Elleri yanağımda gezindi. Parmak uçlarında sevgi vardı. Sevgi nasıl bu kadar sıcacık olabilirdi ki? Ondan geldiği için olabilir miydi? "Şiir okumasını bilende güzeldir. Bende sendeyim. Feda olsun sana." Feda olsun sana.. bunu daha önce bir kere daha onda duymuştum. Burunlarımız dip dibeydi şuan. Gözlerinin içine baktıktan sonra yavaşça köprücüklerine indim. Ilıktı onun kokusu salınıyordu. Burnumun ucunda dans ediyordu kokusu. Ne dediğini anlayamıyordum. Sesi kulağımda sarhoşluk etkisi yaratmıştı. Sonrasında kelimelerle konuşmadık. Saçlarımda gezinen elleri konuştu. Gülüşler konuştu. Bakışlar konuştu. Öpüşler konuştu. Biz konuşmadık. Konuşmadık. Konuşamayacak kadar birbirimizi hissediyorduk.
-
Peki sana soruyorum, hayal ettiğim kadar güzel misin?

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Ay ışığı
Poetry~♥~ Şiir ~♥~ ---- HİSSETTİĞİN KADAR YAZARSIN. ---- Telif hakları saklıdır ^^