Gece o kadar uzun sürmüştü ki biraz fazla uyumuştuk. Kollarımın arasında olan Tae hala mışıl mışıl uyuyordu. Ona bakınca, bu duruma nasıl geldiğimizi düşündükçe dudaklarımdaki gülümsemeden kendimi alıkoyamıyordum.
Yavaşça dudaklarından öptüm ve yataktan kalktım. Mutfağa gidip bir kahve yaptım ve koltuğa geçip oturdum. Düşünmem gereken çok şey vardı. Tae'ye güzel bir hayat vermem gerekiyordu. Bunun için öncelikle evi değiştirmem gerekiyordu. O sırada telefonum çaldı, arayan abimdi.
"Jkook aramasam arayacağın yok."
"Ah abi üzgünüm. Biraz meşguldüm"
"Yine de arada haber vermelisin. Hem Bam senin yolunu bekliyor. Hala taşınmadın mı"
"Ben de özledim. Sana anlatacaklarım var. Ama şuan birkaç şey halletmem gerekiyor. Henüz taşınmadım. Birkaç güne kadar taşınmayı düşünüyorum. O zaman Bam'ı da getirirsin. Hem biraz sohbet etmiş oluruz"
"Bu iyi fikir bana haber ver. "
"Tamam o zaman. 2 gün sonra evde görüşürüz" Jkook telefonu kapattı. Stüdyoya yakın olsun diye uzun zamandır bu evdeydi. Ama artık kendi evine geçebilirdi, bunu Tae için yapmalıydı. İçini bir heyecan kapladı. Neler olabileceğini bir an hayal etti de... O günlerin gelmesi için elinden geleni yapacaktı.
----
O sırada Tae gelmişti. Jkook, Tae'yi görünce teelefonu masaya koydu "Günaydın Sevgilim. Güzel uyudun mu"
Tae ise gözlerini ovuşturuyordu. "Ahh evet. Telefonla mı konuşuyordun, ses geliyordu sanki"
Jkook, Tae'ye sürpriz yapmak istiyordu. O yüzden birşey söylememeye karar verdi "Ah hayır." diyerek yerinden kalktı ve Tae'ye sarıldı. Tae, bir an şüpheye düştü, biriyle konuştuğuna emindi.
"Hadi gel kahvaltı yapalım." diyerek elinden tutup mutfağa götürdü. Birlikte kahvaltı yapıp sohbet ettiler. Jkook tereddüt ederek " Artık daha iyi misin? Stüdyoda dans vermeye başlamak istiyor musun"
Tae ise gülümserek "Merak etme iyiyim ben. Böyle evin için hapsolmak istemiyorum. Yıllardır yaptığım şey gibi içeriye tıkılmak istemiyorum. Hem sen yanımdasın artık"
Jkook ellerinden tuttu. Evet. Ben Varım Senin için.. "
---
"Benim 2 gün işim var hayatım. İstersen ondan sonra birlikte gideriz Stüdyoya "
Tae şaşırmıştı. "Ah öylemi. Ne işin var ki"
Jkook ne demeliydi, düşünmeye fırsatı olmamıştı. "Birkaç almam gereken şeyler var. İzin aldım onları halledeceğim"
"O zaman birlikte halledelim olmaz mı"
"Şeyy. Hayır olmaz hayatım. Bugün derslerin başlıyor. Ben hallederim merak etme sevgilim"
Tae sabahtan beri biraz tuhaf hissediyordu. Aslında tuhaf olan Jkook'tu. Tae hiçbirşey söylemedi. Kahvaltısını yapmaya devam etti. Jkook farketmişti, ama herşey onun içindi.
Birlikte evden ayrıldılar ve Tae'yi Stüdyoya bıraktı. Jkook, Tae'ye bakıp dudaklarından öptü. "Dikkat et kendine. Çıkışta alacağım seni tamam mı" Tae ise biraz tereddüt etti "Yok. Jimin gelecek. Birşeyler içeriz. Sen işlerini hallet" diyerek arabadan indi. Jkook arabasıyla giderken Tae düşünüyordu. Sonra kafasını sağa sola çevirdi. "Jimin mi gelecek.. Daha haber bile vermedim. Umarım işi yoktu. Bugün tek kalmak istemiyorum" Tae kendi kendine söylenip Stüdyoya girdi.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Taekook AlfaOmega
FanficJkook TK Stüdyo da Dans egitmeniydi. O güçlü ve bir o kadar da yakışıklı bir Alfa olması nedeniyle öğrencileri oldukça fazla ve popülerdi. Bu popülerlik Tae'nin dans eğitmeni olarak oraya baslamasiyla birlikte sekteye uğramıştı. İçten ice ona karşı...