Jkook TK Stüdyo da Dans egitmeniydi. O güçlü ve bir o kadar da yakışıklı bir Alfa olması nedeniyle öğrencileri oldukça fazla ve popülerdi.
Bu popülerlik Tae'nin dans eğitmeni olarak oraya baslamasiyla birlikte sekteye uğramıştı. İçten ice ona karşı...
Kumsalda uzanırken üzerimde olan Tae'ye bakmak ve arkasında sadece gökyüzü.... Yıldızlar bile aydınlatmıyordu ona bakarken... Saçları yüzünü kapatıyordu, ellerimle saçlarını geriye attım.. Çok güzel görünüyordu... Bu haksızlık...
Kendime iyice çekmiştim, üzerime iyice almıştım. Onu istiyordum. Bu güzelliğe daha ne kadar dayanabilirdim ki.. NE olursa olsun o benim. Herzaman ona ben sahip olacağım...
Göğsümde yatıyordu ikiside çok sabırsızlanıyordu ama hiçbirşey yapmadan öylece duruyorlardı. En sonunda Jkook "Hadi gidiyoruz" Tae ise sadece "Tamam" demişti. Hızlıca kumsalın önündeki otele gitmişlerdi ve güzel bir oda tutmuşlardı.
Odaya girdiklerinde geriye sadece kapıyı kapatmak kalmıştı. Bütün odayı feromonlarıyla doldurmuştu buda benim kendimden geçmem için yeterdi bile.
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Uzun zaman sonra bana dokunması ve feromonlarını hissetmek aklımı başımdan gitmesi için yeterliydi.
Okadar sert tutup öptü ki sanırım delirmek üzereyim. Beni kucakladığı gibi yatağa atti ve üzerime çıktı.
Parmaklarımla Tae'nin bütün vücudunda gezindim ve beni izliyordu en sonunda parmaklarım dudaklarına kadar gelmişti. Ağzını araladı ve parmaklarımı emmişti bile...
Beni belimde kavrayıp öpmeye başladı ve biranda ne olduğunu bile anlamadan çıplak kalmıştım..
--
Tae'nin vücudumda gezen parmaklarını hissettikçe içimdeki ateş daha da körükleniyordu sanki ilk defa ona sahip oluyormuş gibi hissediyordum ama daha fazla dayanamadım ve o güzel dudaklarından öpmeye başlayıp onu hissetmeye başlamıştım.
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Bu kadar zaman sabretmek ve uzak durmak ne kadar da zor bir durumdu. O an başka şeyler düşünmeye çalışmak da çok saçmaydı. Şuan altımda duran Tae'ye odaklanmak zor olmasa gerek...
Okadar güzel bir yüzü ve bembeyaz pürüzsüz teriyle beni benden alıyordu. Ellerimle heryerine dokunmaya başlamıştım ve öpmeye...
Optukce ve yavaş yavaş aşağıya doğru indikten altımda kivranmaya başlamıştı ve birden onu belinden kavrayıp iyice kendime çekmiş ve kucağıma almıştım. Tae ne olduğunu bile anlamadan kendini üstte buluvermişti ve buna gülümsemişti.