Max bize her şeyi anlattı ve telefonlardan Eddie'ye ulaşmaya çalıştık. Steve hariç
Malia: Bir şey buldum
Dustin: Ne buldun?
Malia: Sizin şu arkadaşınız Eddie, Cigaracı Rick diye birinden madde alıyormuş ve bazen orda kalıyormuş
Max: Yeri nerde?
Malia: İşte burda bir sıkıntı var. Kimse bilmiyor
Steve: Yani, polis biliyordur
Malia: Peki o zaman bay zeki polise mi gidicez?
Steve: Evet
Dustin: Hayatta olmaz!
Steve; Neden? Benden daha havalı olan arkadaşın yanmasın diye mi?
Dustin: Evet ve bunu hiç söylemedim!
Steve: Ama öyle düşünüyorsun
Dustin: Hayır!
Malia: Yeter! Bazen sizi anlamakta güçlük çekiyorum. Gidiyorum ben
Robin: Artık işten kovulacaks-
Malia: Umrumda değil!
Çantamı alıp dükkandan çıktım ve eve gittim. Evde otururken dolaptan babamın eski dosyalarına baktım. Dosyaları karıştırırken Cigaracı Rick'in dosyasını buldum. Hemen telsizi alıp açtım ve konuşmaya başladım
Malia: Dustin! Dustin! Duyuyor musun?!
Dustin: Duyuyorum Malia. Noldu?
Malia: Babamın eski dosyaları dolaptaydı. Alıp baktım ve Cigaracı Rick'in dosyasını buldum
Dustin: Eee?
Malia: Eeesi, kaldığı yeri de buldum. Aşıklar gölünün orda sizi alayım mı yoksa siz gelir misiniz?
Dustin: Sen gel, beraber gidelim
Malia: Tamam
Telsizi kapattım ve çantama koyup evden çıkıp dükkana gittim. Birlikte Cigaracı Rick'in evine gittik ve etrafa bakındık. Steve'e baktığımda kürek ile üstü örtülmüş tekmeye vuruyordu
Malia: Ne yapıyorsun?
Steve: Biri var mı diye bakıyorum?
Malia: Direk örtüyü açsan diyorum?
Steve: Sıkıysa sen yap
Malia: Öyle mi?
Steve: Üzgünüm
Birden örtünün altından biri çıktı ve Steve'i duvara dayayıp boğazına tuttu
Malia: Steve!
Dustin: Eddie! Dur! Yapma! Benim Dustin, bu da Steve sana bir şey yapmayacak. Değil mi Steve?
Steve: Evet
Dustin: Küreği bıraksana Steve
Steve küreği yere attı ama Eddie, camı Steve'in boğazına biraz bastırdı
Malia: Dur! Yapma! Bir şey yapmayacak!
Eddie: Burada ne işiniz var?
Malia: Seni arıyorduk daha sonra Rick'in dosyasından burada olduğunu öğrendim ve buraya geldik
Robin: Yardıma geldik
Dustin: Eddie, bunlar arkadaşlarım. Robin'i tanıyorsun. Bandodan. Bu Max. D&D oynamak istemeyen. Ve bu da Malia. Jim Hopper'ın kızı
Malia: Beni tanıyor ama hatırlamıyor
Eddie'nin yanına gittim ve elinden camı almaya çalıştım
Malia: Bırak onu. Bir şey yapmayacak. Güven bana. Hatırla beni hani ben ortaokuldan Malia. Grubumuz vardı biz iyi arkadaştık. Hadi bırak onu
Eddie bana baktı ve Steve'i bırakıp yere oturdu. Bende yere oturdum ve elinden camı aldım
Malia: Eddie, sadece seninle konuşmak istiyoruz.
Robin: Olanları öğrenmek istiyoruz
Eddie: Bana inanmazsınız
Max: Bir dene bakalım
Eddie: Birden vücudu havaya yükseldi ve orada asılı kaldı. Ve kemikleri... Kemikleri kırılmaya başladı. Gözleri... Sanki kafasının içinde bir şey vardı da gözlerini içeri çekti. Yapacağımı bilemedim, o yüzden ben... Kaçtım... Onu orda bıraktım... Deli olduğumu sanıyorsunuz değil mi?
Malia: Hayır, sanmıyoruz
Eddie: Hadi ordan be! Nasıl göründüğünün farkındayım!
Max: Cidden san inanıyoruz
Dustin: Bak, şimdi sana anlatacağım şeyi kabullenmek istemen biraz zor olabilir
Eddie: Tamam
Dustin: Hani Hawkins için lanetli derler ya? Pek haksız sayılmazlar. Başka bir dünya var. Hawkins'in altında gizli bir dünya. Bazen bizim dünyamıza sızıyor
Eddie: Hayaletli falan mı?
Robin: Daha berbat
Dustin: Diğer dünyanın canavarlarından kurtulmuştuk ama tekrar geldiler. O yüzden seni aradık. Eğer geri dönmüşlerse öğrenmeliyiz
Malia: O gece herhangi bir şey gördün mü? Sarmaşık gibi
Eddie: Hayır, görülecek ya da dokunacak bir şey yoktu. Onu uyandırmaya çalıştım. Hareket edemiyordu. Sanki transa girmiş gibiydi
Dustin: Ya da büyülenmiş gibi
Eddie: Lanetlenmiş gibi
Dustin: Venca'nın laneti
Steve: Vecna kim?
Dustin: Muhteşem güçleri olan bir yaşayan ölü
Eddie: Büyü ustası
Dustin: Karanlık bir büyücü...
