Episode 36: "You too cursed"

77 4 0
                                        

Hawkins kütüphanesine gittik ve arşivin anahtarını alıp arşive indik fakat Robin cidden hiç susmadı. Biz çekmecelere bakarken Robin bir haber açıp okumaya başladı

Robin: "Victor Creel'ın iddiasına göre ailesini iblis öldürmüş. Küçük kasabayı şoke eden cinayet"

Nancy: Çok komikti

Robin: Ve kesinlikle şaka değildi. Gelin buraya

Nancy ile Robin'in yanına gittik ve Robin okumaya devam etti

Robin: Yakınlarına göre, Victor evine kadim bir iblisin musallat olduğuna inanıyormuş. İblisi evinden kovmak için bir rahim bile tutmuş. 1950'ler için sıra dışı. Şeytan daha çıkmamış

Malia: Devam et

Robin: Tamam, Victor'ın iddiasına göre iblis kovma başarısız olmuş. İblis öfkelenmiş ve ailesini katledip gözlerini oymuş. Victor'ı ise ceza olarak sağ bırakıldığına inanılıyormuş

Nancy: Victor'ın işine gelmiştir

Robin: Veya hiç işime gelmemiş. Mahkeme Victor'ı akıl hastası ilan etmiş, ya sebebi buysa? Kulağa delice geliyor. Halka açıklanmamış çünkü...

Malia: İtiraf anlaşması. Kayıtlar mühürlenmiş

Robin: Ya gerçekten Victor'ın evine iblis musallat olduysa?

Nancy: Ama bu herhangi bir iblis değil

Malia: Vecna

Kütüphaneden çıktık. Akşam olmuştu. Telsizden Dustin'e ulaşmaya çalıştım

Malia: Dustin, duyuyor musun?

Dustin: Duyuyorum

Malia: Nancy bir dâhi. Vecna ilk kurbanlarınk 1959'da öldürmüş. Körlemesine atıp tutturdu.

Dustin: Bu inanılmaz bir şey ama şu an konuşamam

Malia: Ne yapıyorsunuz?

Dustin: Gizli ve kişisel dosyalara erişmek için gizlice okula girdik

Malia: Tekrarlar mısın?

Dustin: Hemen buraya gelin işte. Her şeyi açıklayacağız

Nancy Bayan Kelly ile konuşacaklardı

Robin: İki saat bırakmaya gelmezler

Arabaya binip okula doğru gitmeye başladık. Okula geldik ve ilerlemeye başladık. Koridorda dolaşırken Max, Steve ve Dustin ile duvara bakıyorlardı

Malia: Noluyor?

Max: Anlamıyorum! Burdaydı! Tam burda?!

Nancy: Dolaplı saat mi?

Max: Evet ve daha kötüsü de var

Beraber bayan Kelly'nin odasına gittik ve Max konuşmaya başladı

Max: Hem Fred hem Chrissy Bayan Kelly'e danışıyormuş. İkisinin de baş ağrıları çekiyormuş. Ağrı, bir türlü geçmeyen baş ağrıları. Bir de kâbuslar, uyuyamama, soğuk terler içinde uyanıyorlarmış ve bir şeyler görmeye başlamışlar. Kötü şeyler. Geçmişten gelen şeyler. Bu şeyler giderek kötüleşmiş en sonunda da... her şey bitmiş

Robin: Vecna'nın laneti

Max: Chrissy'nin başı bir haftadır ağrıyormuş. Fred'in altı gün önce. Benimki de beş gündür ağrıyor. Ne kadar vaktin var bilmiyorum. Sadece Fred ve Chrissy'nin ilk hayallerinden sonra 24 saat içinde öldüğünü biliyorum. Ve o lanet saati de gördüm! Yani galiba... yarın öleceğim..

Malia: Bir dakika

Steve: Ne oldu?

Malia: Benim başım bir haftadır ağrıyor ve asla uyuyamıyorum. Eğer uyusam bile hep aynı kâbus. Babamın öldüğü görüntü. Ve kafamda bir ses var, bir saat sesi. Yani ben...

Max: Sende lanetlisin-

Malia: Sanır-

Birden Max'in arkasında saat belirdi. Oraya gittiğimde ise birden yok oldu fakat yok olduğu an az önceki yerimdeydim. Max'in anlattığı gibi

Steve: İyi misin?!

Malia: Saat, saati görd-

Koridordan ses geldi ve Steve masa lambasını alıp koridora çıkıp yürümeye başladı ve bizde peşinden gittik

SecretsHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin