Episode 46: "End of the world"

62 4 0
                                        

Sessizce oturuyordum ve hareket de etmiyordum kimseyle konuşmuyordum

Robin: Malia kendine gel lütfen

Dustin: Robin haklı

Steve: Malia bak geçti tamam mı?

Robin: Kız zaten yaşayan ölüydü şimdi iyice öldü

Malia: Bana henüz gerçekleşmemiş şeyleri gösterdi

Eddie: Ne?

Malia: Korkunç şeyler. Hawkins'in üstünde yayılan bir bulut gördüm. Şehir merkezi yanıyordu. Ölü askerler vardı bir de ağzını kocaman aşmış, devasa bir yaratık. Bu şey yanlız değildi. Bir sürü canavar vardı. Ordu gibi ve Hawkins'e geliyorlardı. Mahallelerimize, evlerimize. Sonra bana... Annemi gösterdi... babamı... öz kardeşimi... Eleven'ı... Eleven ölmüştü, annem bana sesleniyordu... beni çağırıyordu...

Steve: Seni korkutmaya çalışıyor Malia. Değil mi? Sonuçta bunlar gerçek değil

Malia: Henüz değil. Ama bir şey daha vardı. Bana geçitler gösterdi. Dört geçit. Hawkins'e yayılıyorlardı. Bu geçitler Eddie'nin karavanındaki geçide benziyordu ama sürekli büyümeye devam ediyordu. Bu, Baş Aşağa Dünya'daki Hawkins değildi. Bizim Hawkins'imizdi

Max: Dört kez çalıyor

Lucas: Ne?

Max: Vecna'nın saati dört kez çalıyor

Malia: Bende duydum

Max: Başından beri planını söylüyormuş

Lucas: Dört cinayet. Dört geçit. Dört çan sesi. Dünya'nın sonu

Dustin: Eğer öyleyse son bir cinayet kalmış

Eddie: Aman Tanrım

Steve: Şunları bir daha ara

Max telefonu alıp Joyce'u aradı

Steve: Cevap var mı?

Max: Hayır bir kaç kez çalıp meşgule düştü

Steve: Belki yanlış aradın bir daha ara

Max: Yanlış aramadı

Steve: Ne bileyim!y

Dustin: Telefon kullanmayı biliyor

Steve: Sadece yanlış aramış olabilir diyorum

Max: Yine aynı şey

Lucas: Nasıl olabilir?

Nancy: Joyce pazarlamacı, hep telefonda. Mike söylenip duruyo

Malia: Tamam ama telefonları üç gündür meşgul çalıyor. Bunun Joyce'la alakası yok, mümkün değil. Bir terslik var

Dustin: Haklı, bunun tesadüf olması mümkün değil

Nancy: California da her ne oluyorsa bununla bağlantılı, eminim. Vecna onlara zarar veremez. Eğer ölürse.

Malia: Baş Aşağa Dünya'ya geri dönmeliyiz

Eddie: Hayır, olmaz

Steve: Bir düşünelim

Malia: Ne düşüneceğiz?

Steve: Zor kurtulduk

Malia: Çünkü hazırlıklı değildik, şimdi olacağız. Silahlar ve koruyucu eşyalar alacağız. Geçitten gidip yuvasını bulacak ve onu öldürücez

Steve: Veya o bizi öldürecek. O yaşamanı istediği için hayatta kaldın! Bizden korkmuyor!

Robin: Haklı olarak, Vecna hakkında yanılmışız. Vecna hakkında yeni bir şey öğrendik. Eleven gibi ama onun manyak,deli,kötü,erkek,çocuk katili,cildi kötü versiyonu. Demek istediğim, inanılmaz güçlü. Parmağını şıklatsa ters yüz oluruz. Adil bir dövüş değil

Dustin: Niye adil dövüşelim ki? Haklısın Eleven gibi ama bu bize avantaj sağlıyor. Eleven'ın hem güçlü gem zayıf yanlarını biliyoruz

Erica: Zayıf yanları mı?

Dustin: El uzaklara yolculuk ettiğinde transa geçmiş gibi oluyor. Vecna da öyledir

Lucas: Bu niye tavan arasında olduğunu açıklar

Dustin: Aynen. Sıradaki kurbanına saldırıken vücudunun tavan arasında savunmasız olacağına eminim

Steve: Savunmasız mı? Peki yarasa ordusu?

Dustin: Bir şekilde onları atlatmalı, dikkatlerini dağıtmalıyız

Eddie: O nasıl olacak?

Dustin: Hiç bilmiyorum. Ama onlar gittiğinde hiç kurtuluşu yok. Tabutta uyuyan Drakula'yı öldürmek gibi olacak

Robin: Teoride güzel ama anladığım kadarıyla Vecna herhangi bir sistmele öldürmüyor. Bir daha ne zaman, hatta kime saldıracak, bilmiyoruz

Max: Aslında biliyoruz. Onu hâlâ hissedebiliyorum

Malia: Bende öyle

Max: Hala lanetliyiz. İkimizden birine saldıracak olmalı. Eğer ben şarkıyı dinlemeyi bırakırsam bana saldırır, dikkatini üzerime çekebilirim

Lucas: Max, bunu yapma. Seni öldürür

Max: Daha önce kurtuldum. Yine kurtulabilirim. Sadece siz tavan arasına girene kadar onu oyalamam lazım. Sonra kafasını kesersiniz, kalbini bıçaklarsınız, Dustin'in bombasıyla patlatırsınız. Açıkçası bu şeyi nasıl geberteceğiniz umrumda değil. Yönteminiz her neyse, her ne yapacaksanız yapın. Yeter ki ölsün. Ve Malia sende kulaklığını çıkarma ki Vecna sana saldırmasın

SecretsHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin