9|Doğum Günü

299 29 15
                                        

herkese tekrardan merhabaa. bir hafta oldu sanırım bölüm atmayalı. garip bir şekilde yoğun bir hafta geçirdim. anlamadım ne olduğunu ama daha da yoğun olacak gibi görünüyor. neyse, size iyi okumalar. yorumlarınızı esirgemeyinn :)

Bugün 3 Kasım'dı. Sirius'un doğum günü. Hogsmeade'e gidecektik ve şu an yatakhanede ne giyeceğime karar vermeye çalışıyordum. Hava soğuktu, kış geliyordu ama Çatlak Kazan'ın sıcak olacağına emindim. Kahverengi kadife pantolonumu ve açık yeşil kazağımı giydim. Kabanımı ve şapkamı taktım. Slytherin atkımı da boynuma astığımda hazırdım. Hediye paketini çantama tıkıştırdım ve yatakhaneden çıktım.

Ortak Salon'dan çıkmadan önce etrafa göz gezdirdim. Her ne kadar inkar etsem de onu arıyordum. O günden beri görmemiştim onu.

Pes edip oradan ayrıldım. Ne sanmıştım ki. Birden arkadaş olacağımızı mı? Regulus Black'ti o işte. Bunları düşünürken şatodan çıkmıştım.

"Diona!"

Adımın seslenilmesiyle Lily'ye döndüm. Yavaş adımlarla yanlarına gittim ve gülümsedim.

"Selam!"

Sirius gözlerini devirdi.

"Gelmeyeceğini düşünmeye başlamıştım."

Yumruk yaptığım elimi hafifçe omzuna vurdum.

"İsterdin, değil mi? Doğum günü çocuğu. Benden iki yaş büyüksün artık. Belki de sana amca demeliyim."

"Yok dede deseydin. Hem ben yaşlandıkça karizmatikleşiyorum."

Gözlerimi devirdim. Gülüştüler ve yürümeye başladık. Lily koluma girmişti. Arkalarından yürüyorduk.

"Nasılsın?"

"İyiyim Lily. James ile nasıl gidiyor?"

Hafiften kızardı.

"Resmi olarak sevgiliyiz."

"Sonunda! Sizi ikiniz bize acı çektiriyordunuz."

Güldü. Çok mutlu görünüyordu. En azından hâlâ bir yerlerde mutluluk vardı. Yolun geri kalanında havadan sudan sohbet ettik. Çatlak Kazan'a girdiğimizde derin bir nefes aldım. Burası sıcaktı. Bir masaya kurulduk. Altı kişiydik. Lily, James'in yanına oturdu. Sirius başköşeye kuruldu. Peter köşedeydi. Ben de Remus'un yanına geçtim.

"Nasılsın?"

Bir hafta kadar önce onun yanında ağlamış olmamdan sonra garip hissediyordum. Daha sonra da konuşmuştuk fakat birkaç dakikalık denk gelmelerdi bunlar. Zamanımın çoğunu kütüphanedeki kehanet bölümünde geçirmeye başlamıştım. Pek denk gelmiyorduk.

"Harikayım. Sen nasılsın, pek konuşamadık."

Gülümsedi. Tama konuşacakken Sirius lafa daldı.

"Hey, aşk kuşları-"

"Biz sadece arkadaşız."

Aynı anda söylemiştik. Sirius gözlerini devirdi.

"Her ne bokumsa. Bu benim doğum günüm bu yüzden benimle ilgilenin."

Gözlerimi devirdim. Kaymak biralarımız gelmişti. Lily ile aldığımız pastayı getirmek için tuvalete gideceğimi söyledim ve mutfak tarafına Madam Rosmerta'nın yanına gittim.

"Ah, Madam doğum günü kutlamamıza ve pastayı saklamamıza yardım ettiğiniz için çok teşekkürler."

Bana gülümsedi pastayı uzatırken konuştu,

"Sorun değil canım, burada sık sık doğum günlerini kutlarız. Hem iki favori müşterim istemiş, sizi nasıl kırabilirim."

Tekrar gülümsedim ve teşekkür ettim. Mumları yaktım ve içeri doğru adımladım. Bizimkiler beni gördüğünde doğum günü şarkısını söylemeye başlamışlardı. Ben de söyleyerek yanlarına gittim ve pastayı Sirius'un önünde tuttum. Şaşırmış gibi bir hâli vardı. Sanki daha önce hiç mum üflememiş gibi.

courage (regulus black)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin