İçerik Kurallarımızı güncelledik.
Hikâyeleri güvenli bir şekilde paylaşmaya devam etmek için en güncel kuralları inceleyin.

Kimine niyet kimine kısmet

41 3 134
                                        

"Ben hayatımda iki kez aşık oldum:
Biri imkansızdı, diğeri beni sarıp sarmaladı. Ama en güzeli ikinci olandı."

Geceydi. Yaz mevsiminin ılık havası içeri doluyordu. Diğer odada klima çalışıyordu, ama kapı kapalıydı. Çünkü Emre işini bitirdiğinde bu sıcak odadan diğer- serin odaya geçecek ve mutlu olacaktı. Bir nevi ödül belirlemişti kendisine.

Yaz bitecek, üniversiteler açılacak, ders başlayacaktı. "Zaman ne çabuk geçiyor" diye düşündü. Oysa, Anna'nı gördüğü ilk ânı daha dün gibi hatırlıyordu.

Parmakları klavyenin üzerinde hareket ederken, bir yandan gözlerini saatten alamıyordu. Daha yarım saat önce konuşmuştular, ama yine sesini özlemişti Anna'nın. O farklıydı, ilk kez biri Emre'yi böyle seviyordu. Ortamlarda hep neşeli çocuk olarak anılırdı, ama aynanın diğer yüzünde gözüpek, keşfedilmek istenen biri duruyordu.

Kalemin ucunu yanağına bastırarak önündeki kağıtlara baktı. Şirket hesaplarını incelemek sıkıcıydı. Oysa Özkan çok çabuk hallederdi böyle şeyleri. Tabi babası Özkan'ı yardım etmemesi için tembihlemeseydi...

Kalemi masaya gelişigüzel fırlattı. Ellerini başına götürdü. İşin yüzde yirmisini halletmişti. Buna rağmen "İyi bir molaya ihtiyacım var"- diye düşündü. Pencereleri kapayıp kapıları açtı. Sonra mutfaktan biraz atıştırmalık alarak telefonuyla ilgilenmeye başladı. Önce "whatsaptallar" grubunu görüntülü aramak istedi, sonra âni bir düşünceyle Orhan'ın bloguna girdi. Hepinizinamk'ın yazılarını incelemeye koyuldu. Gözü allsecrets'e kaydı. Sahi neden onun hakkında yazmamıştı?

"- Oğlum, boş ver Murat salağını. Seni kötülemesini mi isterdin?

- Hayır ama Yavuz ve Özkan gibi bana da bir satır ayırabilirdi.

- Sen aptalsın.

- Aptal olan Murat! Benim ismimle daha çok prim kasabilirdi.

- Yürü git!"

Ali ile olan konuşmasını hatırladıkca gülümsüyordu.

Murat benden çekiniyor ehehehe, başka açıklaması olamaz.

***
X: Partinin parlayan yıldızına günaydın.

X: Bugün nasılsın, prenses?

Zehra gelen bildirimlere bakarken gülümsedi, ama kolayı oynayacak değildi. Birinin onunla bir şeyler yaşaması için onu haketmesi gerekiyordu.

Zehra: Yıldız mı? Ben Güneş'im!

X: haha güneş yakar- acı verir. Emin misin?

Zehra: Bu yüzden yanına yaklaşmak zordur😎

Dün gece partiye çok az kişi geldiğinden, Zehra'nın şüpheliler listesi epey daralmıştı. Bir de şöyle ihtimal vardı: Ya bu bir şakaysa?! Ve şaka değilse, bunları yazan kim???

"Çok sosyalleştiğimden olsa gerek. Hemen hemen herkes ola bilir". Saçlarını gururla savurduğunda sadece bunun tadını çıkarması gerektiğine karar verdi.

***
Altan: Eve geç geleceğim. Beni bekleme.

Kahvesinden neşeli bir yudum alan Polat, şuan sahip olduğu huzurlu ortamdan zevk alıyordu. "Puccini - "O mio babbino caro" ve kahvenin çözemeyeceği şey yok" - diye düşündü.

Altan geldiğinden beri kurduğu düzen alt-üst olmuştu. Partiler, dağınıklık, susmayan telefon bildirimleri... Ve belki de en kötüsü buydu. Haftaiçi sorun yok, ama haftasonu şekerlemelerini bozan, şirket çocuklarından Altana gelen bildirimler... Geldiği ayın ilk haftasından herkesin sevimlisi olmuştu bile.

SELIRFTBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin