Ayşe Altanın yanağını öpmüştü...
O olaydan sonra bizimkiler evlerine dağılmıştı. Zaten Ayşe de öptükten sonra koşarak gitmişti. Kızlar Opya'ya yardım etmek istemiştiler ve onu sudan çıkarmıştılar, oysa Opya onları kovmuştu. Olan ona oldu zaten. Altansa sessizce Opya'nın yüzüne bile bakmadan çekip gitmişti...
Ertesi gün, tabi gecenin aksiyonuyla kızlarımız geç uyanmışlardı.
Emre Anna'yı aradı:
- Selam, Anna. Eğer bu gün için planın yoksa, seninle yürüyüş yapa bilir miyiz?- Emre
- Selam. Aslında evde kuzenlerim var ama tabii- Anna
- Eğer işin varsa gelmeyebilirsin.
- Yok ya, merak etme, nerede buluşalım?
- Sizin evin yanındaki park nasıl?
- Tamam olur.
Anna elbise seçmeye başladı. Pardon pantolon. Elbise giymeyi hiç sevmezdi. Siyah ağırlıklı, beyaz desenli bol bir tişört ve lacivert bir pantolon giydi. Para, kulaklık ve telefonunu aldı ve dışarı çıktı. Hava güzeldi, ne de olsa artık Yaz tatiliydi.
Bir az sonra Anna parka ulaşmıştı.
Emre ayağa kalktı ve Anna'ya selam verdi.
- Merheba, hanımefendi.- Emre
- Bana "honomofondo" deme. Öyle tiplerden olmadığım malum.- Anna
- Tabii ki, ben gıcıklık yapmıştım.
- Birde söylüyor ya
- Gezelim mi?
- Öhm, olur.- dedi Anna ve yürümeye başladılar.
- Dün gece çok eğlenceliydi.- Emre
- Ben Opya'ya azacık üzüldüm. Ama çok az yani. Yağmur damlası kadar.- Anna
- Oh olsun, Opya'ya. Bi seferinde Altan'a güldüğüm için proje ödevimi yırttırmıştı.
- Başkasına mı yaptırmıştı?
- Evet, sonra öğretmen hesap sorduğunda, ben Opya'yı suçlasam bile, sınıftakiler diğer kızın olduğunu söylediler. Elif yani...
- Peki Elif neden Opya'yla hâlâ iyi ki?
- Opya popüler biri, Elif de onun sayesinde az-çok tanınıyor. Opya onu redd ederse, kıza kimse selam vermez.
- Bu çok yanlış, popülerlik her şey değildir.
- Yoo her şeydir. O gece'den sonra, hele canlı yayından sonra, karizması çizilmedi, adeta yırtıldı.- Emre
- İyneyle dikmek gerekecek.- Anna
- Bu iyiydi haha- gülmüşlerdi.
- Peki sen sadece Lara ve Bella'yla mı takılıyorsun?- Emre
- Kötü bir şey mi var?- Anna
- Hayır, aslında mükemmel. Kendi takımın var ve kankasınız.
- Senin yok mu?
- Murat var, Yavuz var..
- Takım ve Murat?
- Muratı sen benden daha erken tanıyorsun, hadi ama biliyorsun ki, iyi biri aslında.- Emre
- Kötü demedim ki, ama soğukkanlı.
- Peki Altan?
- Ha?
- Altanla aynı sınıftaydınız. Zaten Altanı tüm okul tanıyor. Acaba Ayşe onu ö....- Emre
- İnan ki, Altan, Opya, Ayşe falan filan, hiç biri umrumda değil. Bu onların kendi dertleri. Sanki Opya'ya ben söyledim, git Ayşe'yi öldür diye.- Anna
- Haklısın. Bize ne??- Emre
- Aslında balodan sonra söylemeye fırsatım olmadı ama, hiç fan sayfası açtın mı bege için?- Anna
- Açtığım doğrudur. 2 yıl kullandım, ama sonra şifresini unuttum. Neden sordun?- Emre
- Hiç, fan sayfası açmak güzel bir duygu. Ama asla açmam çünkü, her gün post paylaşmak, mesajları cevaplamak, post sorumluluğu, ay postum çalındı kalp ağrısı istemiyorum.- Anna
- Peki nereden biliyorsun? Yani böyle şeyler yaşandığını?- Emre
- Lara virüs gibi instagramda 6-7 hesap açınca ve derdini söyleyince anlamak zor olmuyor. Ayrıca bir de Bella ve Lara'nın ortak SelfCare hesabı olunca tam oluyor.- Anna
- Sen dinleyen taraf mısın?- Emre
- Ben taraf değilim. Hepimiz aynı taraftayız.- Anna
- Ben hep konuşanım.- Emre
- Aa, hiç belli olmuyordu. Allah Razı Olsun, iyi ki, öğrendik.- Anna
- Ya tamam, ama konuşmak iyidir...
- Dondurma alalım mı?- Anna bu soruyla Emre'yi kısa süre de olsa, susturmayı başarmıştı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
SELIRFT
Teen Fiction(DIKKAT! KÜFÜR BARINDIRA BİLİR) 3 Arkadaşın macera, heyecan, aksiyon ve eğlence dolu hikayesi: Onlar kuşkusuz en yakın arkadaşlar. Ve de onların etrafındaki sınıf arkadaşları... Bu dünyada herkesin kendi farklılıkları var, aslında, onları siz de tan...
