Lunapark'ta

50 7 3
                                        

Yavuz kızları AVM'den alarak, lunaparka davet etmişti. Bu nazik teklifi redd edemezlerdi, hem zaten günün kalanı için yapılacak bir şey yoktu.

Lunaparkın girişinde bekleyen Murat ve Emre'yi gördüler. Aman ne tesadüf....
Emre söyledi:

- Oo, Merheba Prenses ve onun güzel yancıları..
- Ah, teşekkürler, ama onlar yancı değil ,pre...- Bella kelimesini tamamlayamadı.
- Lan sana söyleyen kim, burada Anna duruyor ya, selam- dedi Emre ve Annaya "kraliyet selam"ı verdi.

- Ulan, sen bana mı yancı dedin?!- Lara kasten tiz bir sesle çıkıştı.

Murat Emre'nin ensesine hafifce bir tokat attı.

- Ee, hadi ne duruyoruz, gidelim ya!
- Tamam...

Dondurma ve cips aldılar. Her bir klasiklik yerini bulsun diye, pamuk şeker de aldılar.

- İlk olarak ne yapsak?
- Hız treni!!- Lara
- Korku treni!!!- Bella
- Bana fark etmez, raat olun siz. Ama korku treni müqo olur bence.- Anna
- Bu bir meydan okuma mı?- Emre
- Kim nasıl kabul ederse öyle.- Anna bunu söylerken gülümsedi ve tek kaşını havaya kaldırdı.
Emre şuan bu güzellik karşısında yere yığıla bilirdi.

- Tamam gençlik siz seçin, şuradakilere selam verip geliyorum- Murat
- Nereye gitsek, illa tanıdık çıkacaktır Murat bey'e.- Bella
- Evet, çünkü arkadaş çevrem çok geniştir.- Murat
- Ne kadar da akıllı bir genç adam.
- Öyleyimdir.

Dedi ve Murat Bella'ya göz kırptı. Ve Bella şuan gülmemek için, sadece nazikce gülümsemişti. (Karnında kelebekler uçuşuyordu).

- Korku treni gece eğlenceli olmaz mı?- Lara
- Ama geceye daha 3 saat var.- Yavuz
- Haklısın. Tamam şunlar konuşuyorken, biz n'apalım?- Lara
- Teklif ederim ki, hepimiz ilk önce puanlı oyunlar oynayalım.- Yavuz
- Benim için uygun.- Lara

- Tamam. - dedi ve Yavuz yüksek sesle devam etti- Arkadaşlar! Dinleyiniz lütfen, hah, Muratta geldi bile. Evet, ilk önce puanlı oyunlar oynayalım.

-Sanki, başkanlık seçiminde üstünlüklerini sayıyor, bi kıs sesini yav.- Emre
- Şşt. Bakalım n'apcaz?- Bella
- Lan plana gerek yok, kasmayın, ne gördüysek dalalım direk ya!- Emre
- Emre, geçen sefer de öyle yaptın ve daha bir çok atraksyona binemedin, çabuk yoruldun ve bizden ayrı kaldın. Bu yol daha iyi. Hem biz her grubu yaparsak eğleniriz. Neyse gidek ve puanlı oyunlara çökek!- Yavuz

- Çökek? Sanırım sen de bizden oluyorsun.- Lara
- Ben her zaman böyleyim- Yavuz

İlk önce tüfekle atma oyununa başladılar. İlk Emre başladı. Ama sadece 2 atışta başarılı oldu. Az konuşsaydı, daha iyi odaklana bilirdi tabii ki!!

Sonra Murat tüfeği aldı ve son 3 atışta başarılı oldu. Ona küçük peluş bir kedi verdiler.

- Öhm, ister misin?
- Bana mı veriyorsun?
- Aslında, buna ihtiyacım yok. Yanlış anlama ama eğer istemezsen çöpe atarım.
- Ne? Hayır, onu bana versene.

Bella onlara doğru gelen çocuklardan birini sesledi ve yanına çağırdı. Peluş oyuncağı çocuğa verdi ve çocuk o kadar mutlu oldu ki, Bella'ya sarıldı. Murat Bella'yla gurur duyuyordu...

Sıra Yavuz'daydı ve en büyük peluş oyuncağı almak istiyordu. İlk 2 atış başarılı olsa bile, diğeri başarısız oldu. Toplam 5 atıştan 4 tane başarı kazandı. Ama en büyük ayıcığı alamadı.

- İster misin?
- Ne? O pembe değil ki, kahverengi- dedi Lara ve ekledi:- Şimdi sıra bende. Nasıl yapılır görün!.
- Ben de tam bunu diyecektim- Anna söyledi.

Lara ve Anna ellerine tüfeği aldılar. Bella her türlü kaş- göz işaretile onlara mesaj veriyordu:" Azacık filmlerdeki gibi, sanki atamıyormuş gibi nazik olsanıza"

Güldüler ve atmaya başladılar. Artık Lara 4 tane, Anna'ysa 3 tane vurmuştu ve her birinin 1 hakkı kalmıştı. Aynı anda ateş açtılar ve Anna vurmuştu! Lara'nın son atışı başarısızdı.

Lara çocuklara üzgün yüzle dönerken, âniden Anna da döndü ve yüksek sesle söyledi:

- Helal sana kanka! 5/5 attın! Seni tebrik ediyorum.

Lara gerçeği söylemek istedi, ama Anna izin vermedi. Çünkü, Lara Yavuz'a gücünü göstermek istiyordu ve 1 ateş yüzünden pert mi olsaydı?
Lara Yavuz'dan daha güçlüydü. Öte yandan Anna sadece eğlenmek için oynamıştı ve bu yüzden son atışı Lara'ya hediyye etti. Bunu yalnız ikisi biliyordu...

Lara'nın gözlerinden her şey okunuyordu. Saf dostluk, binlerce teşekkür, sevgi... İyi ki, Anna ve Bella gibi dostlara sahip diye düşündü...

- Aferin, bu mükemmeldi, tebrikler.- Yavuz
- Bebelerim, tebrikler canlarım.- Bella
- Tebrikler kızlar!- Murat
- Hey! Ben de yapa bilirdim ama neyse, tebrikler kızlar..- Emre

- Ama ben de atış yapmak istiyorum!- Bella

Bella eline tüfeği aldı ve ateş etti. İlk atış başarılıydı, sonraki iki atış başarısız. Âniden ensesinde nefes hissetdi.

- Yardım etmemi ister misin?
- Aslında, kendim...
- Bak ellerini şöyle, dirseğini de böyle tut, hah, şimdi at.

Atış başarılıydı. Sonraki atış da. Toplamda 3/5 puan toplamıştı ve çok mutluydu.

Sonra çocuklar diğer puanlı oyunlar oynamaya karar verdiler. Kızların her biri sadece bir oyuncağı hatıra olsun diye çantalarına koydular. Diğer oyuncakları etraftaki çocuklara dağıttılar.

2 saat geçmişti ve hava kararıyordu.Şimdi sıra hız trenindeydi.

- Kızlar kemeri iyi bağlasın, düşebilirler.- Emre
- Erkekler de iyi bağlasın, çünkü kanatları yok tabii.- Lara
- Dur bebem, nasıl ateş edion- Bella
- Kapaak, yürü kankii.- Anna
- Vay, Lara sen de az değilsin.- Murat
- Herneyse, şimdi ânı yaşama zamanı. Eğlence Time!!!- Lara
- Let's Go!!- Yavuz

Hız treni harakete geçmişti. Klasik de olsa insanlarla bağırıyorlardı. Kızlar gülüşüyor ve sesleri kısılana kadar bağırıyorlardı. Emre ağzını açmıştı ve çok komik gözüküyordu. Murat şekil durmuştu, ama o da mutluydu. Yavuz'sa bağıranlar arasındaydı.

İndiklerinde hepsi gülüyor ve eğleniyorlardı, sıra korku trenindeydi.

Ama önce kızlar lavaboya gitmek için kısa süreliğine ayrıldılar. Konuşarak yürüyorlardı. Kapıda gördükleri şeyler şaşırdılar.

İçeride Zehra ve Opya sohbet ediyorlardı...

SELIRFTHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin