Anlam kayması varsa üzgünüm..
Biraz yorum lütfen..
🤍
~~~~~~~~
Ufak sırt çantamı koluma takıp odamdan çıktım. Eve dün akşam dönmüştüm. Bu akşam ise bizimkilerle buluşacaktık. Kerem'le bir kaç gündür doğru dürüst konuşamıyorduk. O, benim aksime dershaneye devam ettiği için gün içinde yoğun oluyordu. Onu da göreceğimin kattığı heyecan ile ayakkabılarımı giymek için portmantaya adımladım.
Kendi yatak odalarından babam çıkınca beni süzdü. Anneme kızlarla sahaya gideceğimi söylemiştim ama babam biraz önce eve geldiğinden haberi yoktu.
"Nereye bakalım?"
"Kızlarla sahaya gideceğiz." dedim. Gözlerini kısıp bakışlarını yan duvardaki saate çevirdi. Onunla beraber ben de çevirdiğimde altıyı biraz geçtiğini gördüm. Tekrar bana baktığında bakışlarımız kesişti.
"Ne yapacaksınız ki sahada? Hem sen iyi misin? Yaran var senin."
"Babacım dikişlerim alınalı iki haftayı geçti. Unuttum bile ben!" dedim hemen ardından ekledim. "Hem kızları çok özledim. Gün içinde görüşemiyoruz ki dershaneleri var." babam gözlerini devirdi. Evet, gözlerini devirdi..
"Kızım neyin açıklamasını yapıyorsun? Sanki izin vermiyorum Allah Allah. Senin iyiliğin için dedim." dedi tripli bir şekilde. Hemen yanına baklaşıp sırnaştım.
"Oy babiş sen trip atıyorsun? Hı?" beni kendinden uzaklaştı.
"Kayısı bile senin kadar sırnaşmıyor." dedi şakayla. Ardından devam etti. "Hazırsan bırakayım seni. İlçenin sahasına mı gidiyorsunuz?" gözlerim irileşirken hemen reddettim.
"Yok yok gerek yok. Ben kendim giderim."
"Ayperi, sahaya gitmek için otobüse binmen gerekecek şimdi. Taa burdan durağa kadar yürü, otobüs bekle, hem zaman kaybı. Hadi hazırsan çıkalım." dedi ve daha fazla itiraz etmeden anneme seslendi. "Günay biz çıkıyoruz!" Annemin sadece başı salondan göründü.
"Çok geç kalmayın!" babam onu onaylar mırıltılar çıkarıp arabanın anahtarını cebine attı. Hâlâ dikilen beni görünce kolumu dürttüp kapıyı açtı. El mecbur ayakkabılarımı giyip hırkamı elime aldım.
Beraber önce evden sonra apartmandan çıkıp arabaya bindik. Keremlere veya kızlara nasıl haber veririm diye düşünürken elim telefona gitti. Aynı anda araba kullanan babamın bakışları telefonuma düştü ve ters bir bakış attı. Babam araba kullanırken yan tarafında telefona bakılmasından hiç hoşlanmazdı. Dikkatini dağıttını ve kaza yapabileceğini söylerdi.
Sessiz geçen yaklaşık beş dakikalık yolculuğun ardından sahaya gelmiştik. Babam sahanın park alanına arabayı park etti. Arabayı durdurduktan sonra el frenini çekip anahtarı çıkardı.
"Babacım senin gelmene gerek yoktu." bana tekrar göz devirip benden önce arabadan indi. Hemen ardından ben de indikten sonra park alanından bize doğru gelen kızları ve babalarını görünce şaşkınlıkla bakakaldım. Onlar yanımıza varınca babamlar anlaşmış gibi ellerini havaya kaldırdılar ve "Süpriz!" diye bağırdılar. Kızların da bir şeyden haberi olmayacak ki benim gibi bakıyorlardı. Babam konuştu.
"Dedik ki bizimkilerle bir halı saha yapalım da kızlarımız futbol görsün, keyifleri yerine gelsin." içimden siktir çekip kızlara döndüğümde üçümüz de göz göze gelmiştik.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Düğün ~texting~
Chick-Lit~~~~ Keremgüner: Hafta sonu düğünde gördüm seni Keremgüner: En arkaya geçmiş ağlıyordun Keremgüner: Yanına gelmek, ne olduğunu sormak istedim Keremgüner: Ama Keremgüner: Yüzük parmağında tektaş vardı. Görüldü Ayperiaksoy: Tektaşımı kendim aldım. ~~...
