perşembe
09.50
"Siz kopya çektirmezsiniz ki hocam."
"Akıllı ol, çek kopyanı İhsan. Seni tutan yok."
"Hocam hep böyle diyorsunuz, yakaladığınızı da affetmiyorsunuz."
"Yapacak bir şey yok."
Vaha, zemin kata inmişti ve koridordaki masada son kez sınav kağıtlarını düzenliyordu. Sınıftan gelen seslerle İzgi'nin gözetmen olarak sınavına geldiğini anladı. Önder hocaya bahane bulmuşlar demek diye düşündü.
"Zaten kopya çekemezsiniz. Vaha hoca kağıtları A ve B yapıyor. Sorular da farklı oluyor."
Sınıftan itiraz sesleri yükselirken İzgi'nin güldüğünü duydu. İzgi'nin dediği gibi yapıyordu.
"Hocam, siz kaçla geçmiştiniz bu dersten?"
"Hoca lisansını burada okumamış ki."
"Sen nereden biliyorsun Sibel?"
"Söylemiştiniz hocam, değil mi?"
"Söylemişimdir. Ve evet, burada değildim ama AA ile geçtim."
Sınıftan yine sesler yükselirken sınıfa girdi Vaha. Bir anda sesler kesilirken, "Günaydın," dedi.
Sınıf ve İzgi onu aynı şekilde selamladı. Elindeki kağıtlardan 'A' olanı İzgi'ye verdi.
"Birinci ve üçüncü sıraya," dedi Vaha.
"Tamam hocam," dedi İzgi ve dağıtmaya başladı.
Vaha da 'B' kağıtlarını dağıtmaya başladı. Bu sırada da, "Kağıdını alan ters çevirsin. Ben söylemeden açmayın," demeyi unutmadı.
Kâğıt dağıtma işlemi tamamlandıktan sonra pencere kenarına geçen İzgi'ye kısa bir bakış atıp gerekli uyarıları yaptı Vaha. Sınıfın anladığından emin oldu ve başlayabileceklerini söyledi.
Sınav bir saatin ardından bitmişti. İzgi tam olması gerektiği bir gözetmendi. Vaha onun bu profesyonelliğine şaşırmadan edemiyordu. Böyle bir insan olduğunu unutmuştu demek ki.
Toplanan sınav kağıtlarını saydılar. Vaha, yoklama kağıdını da o kâğıtların üzerine koydu. Bugünün vizesi de tamamlanmıştı.
"Önder hoca ve Sonay hocanın yapması gereken bir şey varmış hocam. O yüzden Sonay hocam gelemedi." Sınıftan çıkmış merdivenlere doğru yürüyorlardı.
"Sıkıntı yok," dedi Vaha.
"Tamam o zaman, görüşmek üzere hocam. Benim bir yere gitmem lazım."
Kafasını ona çevirip, "Görüşmek üzere," dedi.
İzgi de samimiyetsiz bir şekilde gülümseyip sağa doğru ilerlemeye başladı, kapıyı açtı. Böylece fakülte binasından çıkmış oldu.
Vaha ise onun bu tavırlarına anlam vermemeye çalıştı. Yoksa vize kağıtlarını okurken zorlanacaktı.
--
300 kelime.
izgi'nin hareketlerine anlam veremedim.
öğrenciyken kopyayı hocalar görmüyor zannediyordum. görüyolarmış....görüyorum...bi de o kadar ezik duruyorlar ki
ŞİMDİ OKUDUĞUN
mastermind [texting]
General Fictionmakalesini yazmak için araştırma sorusunu bulan vaha, bir akşam izgi'den mesaj alır. kendisinin de bu sürece katılmak istediğini belirten izgi, reddedilir. paralel evrendeki izgi ve vaha'nın hikayesi. -- what if i told you i'm a mastermind? -- eve...
![mastermind [texting]](https://img.wattpad.com/cover/345341247-64-k358813.jpg)