üç

108 9 0
                                        

pazartesi
12.39

"Hocam, peki neden yüksek lisans yapmayı tercih ettiniz?"

Vaha, odasından çıkıp koridora girdiğinde duyduğu soruyla duraksadı. Karşısındaki öğrencilere bakmadan arkasına döndü ve kapısını kilitlemeye başladı. Bu sırada İzgi'nin vereceği cevabı duymak için daha yavaş hareket etmeye özen gösteriyordu. "Literatür taramayı ve tez okumayı, sahada çalışmaktan daha çok sevebileceğimi düşündüm. Nitekim de öyle sanırım," dedi.

Duyduğu cevaptan sonra oyalanmayı bırakıp koridorda konuşanlara döndü. İzgi ile göz göze gelince kısa bir kafa hareketi yaptı. Bunu anlayan İzgi'nin öğrencilerle kısaca vedalaştığını ve hızlı adımlarla yanına geldiğini işitti. O yanına gelir gelmez ilerlemeye başladı. Koridorda ona selam veren öğrencilere güler yüzle ve samimiyetle karşılık vermeyi ihmal etmedi.

Merdivenlerden aşağı inerlerken İzgi'nin onu takip ettiğini biliyordu. Bir şey diyeceğini hissetmiş gibi soluna baktı. İzgi, ancak omzuna geliyordu. İzgi kafasını kaldırıp ona bakınca göz göze geldiler.

"Hocam, fikrinizi değiştirmenize ne sebep oldu bilmiyorum ama çok teşekkür ederim. Perşembe günü attığım mesajlarda haddimi aştıysam da özür dilerim," dedi.

Vaha kafasını salladı. Neyin sebep olduğunu bildiğini, adı gibi biliyordu. "Rica ederim İzgi. Problem yok," dedi nazik sesiyle.

"Peki hocam." Ardından merdivenlerden sessiz bir şekilde inmeye devam ettiler.

Selin hocanın odasına geldiklerinde kapıyı çalan kişi Vaha olmuştu. İlk o girdikten sonra da İzgi girmişti. Sonrasında ise Vaha, Selin hocayı ve İzgi'yi tanıştırmıştı. Selin hoca, İzgi'nin de yardımcı olacağını duyunca oldukça rahatlamıştı. Taranması gereken makaleleri, tezleri, kitapları ve incelemeleri tek tek söyledi. İzgi, her birini not aldı. Selin hoca elindeki pdf'leri İzgi ile de paylaştı.

Sürecin nasıl ilerleyeceğinin planlamasını da yaptılar ve odadan ayrıldılar.

"Nereye gideceksin buradan?"

"Yukarıdan eşyalarımı alıp kütüphaneye geçeceğim hocam. Az önce bahsettiğimiz bir kitabın şu an kütüphanede olduğundan eminim ve kimse almadan önce almak istiyorum," dedi İzgi ve kısaca telefonundan saate baktı.

"Tamam o halde," dedi Vaha ve sağ eliyle merdivenleri gösterdi. "Ben yemeğe gidiyorum."

İzgi, merdivenleri çıkmaya başlamadan önce, "Afiyet olsun hocam," dedi. Vaha'nın cevabını beklemeden koşar adım merdivenlerden çıktı.

Vaha, ne düşünmesi gerektiğini bilmiyordu.

--

315 kelime.

oldukça kısa ama uzatmak da istemiyorum

bir de medyaya ne koyacağımı şaştım. ne cıvık ne ciddi bi şeyler koymak istiyorum ama zor...... ama halledeceğim.

mastermind [texting]Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin