Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
"Acınız, acımdır majesteleri."
...
Yatağında uzanmış altın işlemelerle dolu tavanla bakışırken kapanmamaya yüz tutmuş göz kapaklarına tezat fazlasıyla yorgundu.
Neydi onu böylesine yoran şey?
Kaybetmenin getirdiği eksiklik mi yoksa güçlü görünmenin getirdiği fazlalık mı?
İçinde bir yerlerde bir şeyler eksikken, diğer tarafında pek çok şeyin getirdiği fazlalık vardı.
Bir tarafı ölü gibi hissederken, diğer tarafı yaşamaya yüz tutmuş çiçek gibi filizleniyordu.
Hislerini değiştiren şey dış dünya mıydı, yoksa düşünceleri mi?
Yaşadıkları ve hissettikleri mi ağır basıyordu göz kapaklarına yoksa düşünceleri mi?
Eksik olan hissettikleri miydi, yoksa fazlalık olan düşünceleri miydi?
Biri, bir diğerine kıyasla eksik veya fazla kalıyordu.
Belirsizlik...
İçini kemiren bir şeyler vardı ve düşünceleri sinsice sırıtıyordu.
Hangisinin ağırlığı altında ezileceğine karar veremiyordu. Hislerinin mi, yoksa düşüncelerinin mi?
Belki de düşünceleri yüzünden ağırlaşan hisleri altında ezilmeliydi.
Gece boyu izlediği tavan aydınlanmaya başladığında sabah olduğunu anlayabiliyordu.
Bu gün gece yarısı olduğunda gün sona erecek ve her şey eskisi gibi devam edecekti, dış dünyada.
Kral Min için ise bir şeylerin eskisi gibi olmayacağı kesindi.
İki gün boyunca Jimin hep onunla ilgilenmiş, iyi hissetmesi için elinden geldiğince çabalamıştı.
Onda bir şeyler vardı.
Sanki Kral Min bile ne istediğini bilmezken Jimin biliyordu.
Nerede yalnız bırakacağını, nerede dinleyeceğini, nerede konuşacağını ve nerede yanında olacağını çok iyi biliyordu.
Yarın sabah kendi krallıklarına dönecekler ve Kral Min annesi ile birlikte koskoca sarayda yalnız kalacaktı.
Bir yandan onun gitmemesini isterken diğer yandan bunun bencillik olduğunu düşünüyordu.
Düşüncelerinin altında ezilmeye daha fazla dayanamadığında ayağa kalkarak odasındaki banyoya ilerledi. Normalde olanın aksine bu sefer soğuk bir duş almıştı.
Yeniden odasına dönerek dün hizmetlilerin hazırlamış olduğu kıyafeti giyinmeye başladı.
Üzerini giydikten sonra aşağı inerek taht odasına girdi.