Jeongin Abartma Hyunjin Öyle oturuyordum sen attin diye attim iste
Hyunjin AĞIZ TADİ İLE FEELS BİLE GECİRTMİYORSUN JEONGİN BU NE GÜZELLİK GÖMLEK COK YAKİSMİSS
Jeongin Teşekkürlerr Gitmem gerek şimdi görüşürüz sonra
Hyunjin Görüşürüz güzelim Benim güzelim.
__
"Saat gece ikiye yaklaşıyor ve benim hâlâ altı sayfam var." Jeongin kamera karşısında gözlerini ovalamış ve kafasını masaya koymuştu.
Koyduğu gibi gözüne uyku girerken kapının çalması ile kendine gelmişti. "Kim geldi ki bu saatte?" Kamerayı açık bir şekilde odasında bırakarak aşağı inmişti.
"Hyunjin senin ne işin var burda?"
"Kuşlar söyledi de sanırım ödevini yetiştirememişsin." Hyunjin gülümseyerek baktığında Jeongin uykulu gözlerle kapıyı açmış ve geçmesine izin vermişti.
"Ödevime yardım etmek için geldim."
"Gerçekten mi? Hadi gidelim o zaman." Jeongin, Hyunjin'in koluna yapışarak yatak odasına çıkartmıştı. Yani ödev orda canım ondan yani.
"Beni yatak odana mı getirdin?" Hyunjin sırıtarak Jeongin'in dibine girdiğinde Jeongin geri çekilmiş ve sandalyesini Hyunjin'e vermişti. "Sen al bunu, ben kendime başka sandalye alacağım. Yiyecek içecek bir şey ister misin?"
"Hayır yanımda ol yeter." Jeongin'in kalbi yine Hyunjin'e doğru çarparken odadan çıkmış ve kendisine sandalye alarak geri gelmişti.
"Yirmi dört sayfa yazdım ve sadece altı sayfam kaldı. Bu yaptığım araştırmalar onlar kağıda geçecek, bunlarda kaynakçaları." Bir defterde kaynakçalar ve bilgisayarda da çıkacak olan yazı vardı.
"Tamam ben yaparım hepsini, eğer çok uykun varsa uyuyabilirsin."
"Yok olmaz öyle, ben okuyayım sen geçir ya da sen oku ben geçireyim." Jeongin, Hyunjin'in önündeki kağıtlara uzandığında Hyunjin onu kollarından tutup durdurmuştu.
"Yardım etmek için geldim Jeongin. Hem zaten yirmi dört sayfa yazmışsın sen dinlen biraz."
"Olmaz ki öyle."
"Güzelim, olur. Hadi istiyorsan beni izleyebilirsin." Jeongin kafasını sallayarak masaya kollarını kollarını yastık olarak koymuş ve üzerine kafasını koymuştu.
Hyunjin'i izlerken yalnızca beş dakikada uykuya dalmıştı.
Hyunjin ise onun bu hâline gülümsemiş ve açıkta kalan alnına minik bir öpücük bırakarak kalan ödevi yapmaya başlamıştı.