Minho
Chan
Chan
Niye bana yalan soyluyorsun
Minho
Ne yalani
Chan
Jisungla flörtüz yalani?
Seungminle konustum dun gece ne alaka minhoyla jisung dedi
Az once de
Jisungla seungminin kampüsün içinde opustugu videoyu gordum
Ve video bugün çekilmiş
Minho
Amk ne diyeceğim//
Lan ne demek Jisung ve Seungmin öpüşüyordu ULAN JISUNG//
Chan
Chan
Ney?
Minho
Ben senden hoşlanıyorum
Chan
Ne//
Ne
Minho
Aşığım sana işte
Sikeyim ben sana aşığım
İstemediğini biliyorum
Beni sevmediğini biliyorum
Ama kendime söz geciremiyorum
Jisung bana yardım etmek istedi
Chan
Nasil
Minho
Minho
Chan
Konuşmak istemezsem
Anlarim
Chan
Konuşmak istememek değil
Sadece
Şaşırdım
Yani beklemiyordum
Minho
Konusmayalim simdi
__
Hyunjin
Bebegim
Jeongin
🖐️🖐️🖐️🖐️🖐️ BURDAA
Hyunjin
HFKABFOEBC
Ne yapıyorsun güzelim
Jeongin
Annemle konustum da
Seni soyledim
Hyunjin
NEEEEEE
Jeongin
Yanima gelir misin
Hyunjin
Geliyorum bebegim
__
Hyunjin sevgilisinden gelen mesajla hızla arabasına binmiş ve onun evine doğru yol almıştı.
Aralarında yarım saatlik mesafe olmasına rağmen Hyunjin yolu on beş dakika da gelmişti.
Jeongin kapıyı açar açmaz kollarını Hyunjin'in boynuna dolamıştı, sıkıca sarıldığında Hyunjin annesi ile olan konuşmanın kötü geçtiğini anlamıştı.
Kollarını sıkıca sevgilisinin beline sararken kapıyı da tek kolu ile kapatmıştı.
"Bebeğim," Jeongin'den gelen burun çekme sesleri ile Hyunjin anlamıştı ağladığını.
Boynundaki ellerini tutup indirmiş ve elleriyle yanaklarını avuçlayarak gözyaşlarını silmişti. "Gel içeri geçelim."
Jeongin burnunu çekerek Hyunjin'in elini tutarak salona gitmişti. Hyunjin koltuğa oturmuş sevgilisini de yan bir şekilde kucağına çekmişti.
Jeongin konuşmadan ona sarılmış, kafasını Hyunjin'in boyun girintisine yaslamıştı.
"Anlatmak ister misin?"
"Bana iyi bir evlat olmadığımı, hastalıklı olduğumu, bütün akrabalarımızın benim hakkımda kötü konuştuklarını söyledi. Ben hastalıklı değilim, biz hastalıklı değiliz. Sevmek nasıl bir hastalık olabilir?" Gözyaşları sevgilisinin tişörtünü ıslatırken Hyunjin onun belini okşuyordu.
"Biz hastalıklı degiliz sevgilim, değiliz. Onlara garip geliyor, bilmiyorlar, anlayamıyorlar ama alışacaklar. Biz birbirimizi sevdiğimiz, ayrılmadığımız sürece karşılarında olduğumuz her şekilde alışacaklar." Jeongin hiçbir şey demeden kollarında ağlamıştı sevgilisinin.
"Bebeğim, geçecek."
"Seni seviyorum Hyunjin." Demiş kaldırmıştı başını Jeongin. "Bende... Bende seni seviyorum." Diyerek bir elini Jeongin'in yüzüne çıkartmıştı Hyunjin.
Gözleri birbirine öykü güzel bakıyordu ki Jeongin eğildi ve dudaklarını dudaklarına yasladı Hyunjin'in.
Duygu dolu öpüşmeleri Jeongin'in ayrılması ile sona ermişti. "Ben hep yanındayım, her anında, her kararında. Ne istersen, nasıl istersen öyle yaparız, tamam mı güzelim?"
Jeongin göz yaşlarını silerek tekrar "Seni seviyorum." Demiş ve dudaklarını Hyunjin'in dudaklarına bastırmıştı.
Hyunjin her anlamda hissediyordu Jeongin'in ruhunu, sevgisini, güzelliğini, bedenini... Hyunjin Jeongin'e çok aşıktı. Jeongin, Hyunjin'e çok aşıktı.
