Parmaklarımın arasındaki sigaradan derin bir nefes alarak dumanı bir süre içimde tuttum.Gece gökyüzü çok güzel gözüküyordu ve hava hafif esiyordu.Üstümdeki hırkayla önümü örtüp sigardan son nefesimi alıp küllüğe koydum.Yan tarafımda duran gitarı elime aldım ve kısık bir melodi çalmaya başladım.Bu eve geldiğimden beri odamın balkonuna ilk defa çıkıyordum.Akşamları yapmayı en çok sevdiğim şey balkonda gitar çalmak falandır herhalde.Yani iyi geldi diyebiliriz.Son yaşanandan sonra cidden iyi geldi.
Hayatımdaki şansıma tüküreyim ki üvey babam ve öz annemin önceden sevgili olduklarını öğrenmiştim.Bir süre şoktan çıkamamış ve zorla kafamda bu durumu oturtmaya çalışmıştım.Hatta yüz ifadem ne kadar berbat durumdaydı emin değilim ama Yeşim Hanım bana bir şey oldu sanıp baya telaşlanmıştı.
Tamam ciddi olalım.Bu gerçek her ne kadar kabullenmesi zor olsa da adı üstünde bir gerçekti.Ve şu saatten sonra ne yapacağımı da bilmiyorum.Her şeyden öte annemin yaptığı şey...Hem de en yakın arkadaşına.
Bu kadar ileri gidebileceğini düşünmem lazımdı galiba.Sonuçta mevzu bahis Berfin Yöreoğlu'ydu.Önce en yakın arkadaşının eğitim hayatını mahvetmişti sonra da eski sevgilisiyle evlenmişti.Oflayarak gitar çalmayı kestim.Geçmiş geçmişte kalmıştır ve belki de böyle düşünmek en iyisidir.Ama her şeye rağmen anneme çok sinirliydim.
"Helin?" gelen sesle arkamı döndüm.Demir balkonun kapısına yaslanmış bana bakıyordu.Benim ona dönmemle yanıma adımlamaya başladı."Yarın okul var uyumadın mı sen hala?" Kafamı iki yana salladığım sırada o da yanıma oturmuştu."Uyku tutmadı."
Yanıma oturan Demir'in bir an öksürmeye başlamasıyla şaşkınlıkla ona döndüm."Ne oldu bir anda?Su getireyim mi?" Tam ayağa kalktığımda kolumu tutup durdurdu beni.Öküsrükleri azaldığında derin bir nefes alarak konuşmaya başladı."Astımım var benim.Bir an kötü oldum."
Hatırladığım şeyle onu onayladım.Karan daha önceden söylemişti astımı olduğunu.Demir nefesini düzene sokmaya çalışırken koltuğun önündeki masaya yöneldi ve sigara paketini eline aldı."Sen sigara mı içiyorsun?" şaşkınlıkla sorduğu soruyla kafamı salladım.O da paketi iğrenerek yerine bıraktı ve tek kaşını kaldırarak bana döndü."Beni şaşırtmadın."
"Açık havadayız ama buna rağmen mi astımın tetiklendi?" Bunu dememle sırtını koltuğa yaslayıp kafasını salladı."Kısa süre önce içmişsin belli ki duman daha dağılmamış." huysuzca konuşmasıyla göz devirdim.Derin gibi huysuzluk yapıyordu.Maloş.
"Yarın okul var." konuyu değiştirmek amacıyla konuştuğumda başını salladı."Gergin misin?" Olumsuzca başımı iki yana salladım."Hayır,sadece Derin sizin okulda çok değişik tipler olduğunu söylemişti." gülümsedi."Evet cennet mahallesi gibi bir okul.Ama merak etme ben korurum seni."
Küçük bir kahkaha attım."Teşekkürler ama gerek yok."
"Zaten kimsenin sana bulaşacağını sanmıyorum." İma ettiği şeyle güldüm hafifçe."Ben de." Bacaklarını karnına çekerek başını dizlerine koydu.O sessizce gökyüzünü izlerken benimse uykum gelmişti.Onun yanında olduğum her zamanki gibi ilaç olmadan uykum gelmişti yani.Bu artık alıştığım bir durumdu.Ben de onun gibi dizlerimi karnıma çektim.Yavaşça kafamı onun omzuna yasladığımda kas katı kesildi.Bir süre sonra ise vücudu rahatlamıştı ve hiç görmeme rağmen gülümsediğini hissetmiştim.
"Hiç benim varlığım hissetin mi?" sorduğu soruyla kaşlarımı çattım.Kafamı omzundan kaldırmadan ona cevap verdim."Nasıl yani?" Boğazını temizledi."Yani hiç bir ikizinin olabileceğini düşündün mü?Ne bileyim.Hani olur ya böyle ikizler arasında özel bir bağ." Anlatmaya çalıştığı şeyi anladığımda derin bir nefes aldım."Hayır hissetmedim."

ŞİMDİ OKUDUĞUN
HELİN
Teen FictionHastanede karışan bebekler klasiğinden daha fazlası. Canından çok sevdiği üvey ailesi ve biyolojik ailesi arasında pinpon topu gibi olan 15 yaşındaki bir genç kız.