"Başınız sağ olsun." Ayaklarım beni taşımayı bıraktığında dizlerimin üzerine düştüm. Doktorlar bir şeyler söylüyordu ama duymuyordum. Kulaklarım her şeye tıkanmıştı sanki. Yumruk yaptığım ellerimin üzerine gözlerimden bir kaç damla yaş süzüldüğünde dudaklarımın arasından hıçkırık koptu.
"Gökalp!" Diye bağırdığımda doktorlar kollarımdan tutmaya başladı. "Hayır! Hayır!" Deli gibi kafamı iki yana salladım. "O beni bırakmaz! Hayır!" Kollarımı tutan ellerden kurtulup Ameliyathane yazan kapıya vurmaya başladım. "Gökalp!" Duvar çatlamaya başladığında geri çekmeye çalıştılar. "GÖKALP!"
Ellerimi duvara yaslayıp yere doğru çöktüğümde hıçkırarak ağlamaya başladım. "Gökalp bırakma beni lütfen."
"Şşşş uyan güzelim."
Kafamı kaldırıp etrafıma baktım. "Kabus görüyorsun. Uyan." Sıçrayarak uyandığımda bir çift kol bedenime dolandı. Gözlerimden akan yaşı silip anlını anlıma yasladı. "İyisin..." elleri yanaklarımdan uzaklaştığında suratına baktım. "Gidip sana su getireceğim." Yataktan kalktığında elini tutup durdurdum onu. "Gitme..." yatağa geri oturup kollarının arasına aldı beni. "Tamam gitmiyorum."
"Kabus mu gördün?" Kafamı salladığımda parmaklarını saçlarımın arasında dolaştırdı. "Ölüyordun..."
Hep ölümle sınanmak zorunda mıydım? İçime o kadar çok işlemişti ki kimi sevmesem onun ölüm anını görüyordum. Derin bir nefes alıp sakinleşmeye çalıştım. Buradaydı yanımdaydı. İyiydi iyiydim.
Şimdi ki zaman.
"Sessizce ilerleyin. Çıt çıkartanı sikerim."
Sessiz adımlarla köye ilerlemeye başladığımızda uzakta teröristler göründü. Gökalp "Sessizce halledelim bu işi." Dediğinde hepimizden onaylayan mırıltılar yükseldi.
Durunun mesajını aldıktan sonra direkt yola çıkmıştık olası bir durum için destekte yoldaydı. Çizgi tamamlanmıştı,Kan akacaktı. Derin bir nefes alıp işime odaklanmaya çalıştım. Aklıma sürekli Duru doluyordu. Zaman kısıtlıydı,ölüm aniydi. Hayatımda kimi sevdiysem kaybetmiştim.
Biz insanlar bunu sınırdayken farkederdik. Ölüm kapıyı çaldığında bedenimizi pişmanlıklar sarardı. Pişmandım. Yaşayamadığım gençliğim,gerçekleşmeyen hayallerim için pişmandım. Belkide Duru da pişmandı. Geldiği için bunları gördüğü için.
Köye giriş yaptığımızda kulaklığa dolanan sesini umursamadım. "Yıllardır korumaya çalıştığım akıl sağlığım götümde patlak verdi şuan." Tugay burnundan nefes vererek güldüğünde sessizlik her yere hakim oldu.