3. Şapkalı

1.8K 239 128
                                        

-Felix'in ağzından-

Öğleden sonra yurdun önünde yürüyüş yaptım. Babamın aramasıyla dikkatim dağıldı. Bu adam beni arar mıydı?

-Efendim baba?

-İlaçlarını eczaneden almamışsın, bunu bile beceremiyor musun?

-İlaçları almam gerektiğini kimse söylemedi, vahiy yoluyla mı öğrenmemi bekledin?

-Mesajlarını kontrol et. Online reçeten çıkmış olmalı. Bu kadar dikkatsiz olman hiç iyi değil.

-Şimdi yine baktım ama mesaj falan yok. Gelse alırdım tabii ki.

-Gitmiştir sen görmüyorsundur kesin.

-Hayır baba gelmemiş-

-Neyse, ben sana fotoğrafını atıyorum git al şu ilaçları sonra başımıza bela olma. Evde seni görmek istemiyorum.

*Arama sonlandırıldı*

Ne diyeceğimi bile dinlemeden telefonu yüzüme kapatmıştı. Babam öldükten sonra annemin evlendiği bu adam ile aramda hiçbir bağ yoktu. Annem ona "baba" demem konusunda küçüklüğümden beri çok baskı yapıyordu.

Baba mı?

Baba dediğin böyle mi olurdu?

Ben de 12 yılın alışkanlığıyla artık ona böyle diyordum. Gökyüzüne bakarken etraf bulanıklaşmıştı.

"Seni özledim baba, keşke geri dönsen..."

Ağlarken dikkat çekmemek için kapüşonumu başıma geçirip yürüyüşüme öyle devam ettim.

Şapkalı bir çocuk yanımdan geçtikten birkaç saniye sonra arkasını döndü ve bana seslendi. "Felix?"

Gözlerimi silip o tarafa döndüm. Bu yeni oda arkadaşım Hyunjin'di. "Merhaba. Dışarıdaki işlerin bitti mi?" derken sesim boğuk çıkıyordu.

Birkaç adımla yanıma yaklaşıp elini başıma koydu. "Neden ağlıyorsun sen..."

Çok yumuşak bir tonla söylemişti bunu

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

Çok yumuşak bir tonla söylemişti bunu. Uzun zaman sonra biri beni merak ettiği için bir şey sormuştu.

Bu ilgiye bebek gibi bir tavırla karşılık verdim. Utanç vericiydi ama kendimi tutamamıştım.

"Babamı özledim." deyip daha kötü ağlayınca bir kolunu boynuma dolayıp beni kendine çekti ve sarıldı.

"Hey, sakin ol...
Her şey geçecek tamam mı?"

Ben de ellerimi sırtına getirip burnunu çektim. "İkisinden de nefret ediyorum."

Bir süre sonra diğer elini de kapüşonumun üstüne getirip başımı okşayınca kendime geldim. Bir gün önce tanıştığım çocuğa sımsıkı sarılmış ağlıyordum.

Birden gözlerim kocaman açıldı ve onu geri ittim. Burnumu çekerken "Ben... özür dilerim. Boşluğuma geldi." deyip odaya kaçtım.

Arkamdan seslenmedi, iyi ki de seslenmedi... Bu çok utanç vericiydi. Banyoya gidip duş aldım. Çıktığımda o da odaya gelmişti.

"Daha iyi misin?"

Başımla onaylayıp yatağa oturduktan sonra saçlarımı kurulamaya başladım. Hyunjin'den ses çıkmayınca ona döndüm, vücudumu izlerken yakaladım.

Ona baktığım gibi gözlerini hemen telefona çevirdi. Pek bir şey düşünmedim, ben de önüme döndüm.

🌊🌊🌊

Kıyafetlerimi giyip içeri geri girdiğimde kendime geldiğimi anladı. "Şimdi anlatmak ister misin?"

Derin bir iç çekip geçmiş anılarımda kayboldum. "Babam ben 9 yaşımdayken evde kalp krizi geçirip öldü."

Bunu duyunca doğruldu ve yüzü ciddileşti. "Başın sağ olsun..."

"Annem olacak kadın cenazesine bile sevgilisini getirmişti. Babamı aldatıyordu. Hatta bazen kalp krizi sebebinin de bu olabileceğini düşünüyorum. O zaman çok küçüktüm. Babamın yüzünü hayal meyal hatırlıyorum. Yumuşak bir ifadesi vardı. Annemle pek kavga etmezlerdi ama yakın da değillerdi."

"Babam öldükten sonra annem bana eskisinden de soğuk yapmaya başladı. Cenazenin üstünden 1 hafta geçmişti ki gürültüyle uyandım. Eve o adamı getirmişti ve utanmadan baba dememi bekliyordu." deyince sinirden yine gözlerim doldu.

Hyunjin yatağıma geldi ve yanıma oturdu. "Ona baba demediğim her sefer için beni ışıkları kapalı bir odaya kilitliyordu ve bir saat cezalı olduğumu söylüyordu. Ortaokuldan sonra kendimi alıştırmaya çalıştım ve o adama baba demeye başladım..."

Elimde hissettiğim sıcaklıkla başımı öne eğdim. Hyunjin elimi tutuyordu ve hiçbir şey demiyordu.

İnsanların bir şeyler söyleyerek teselli etmeye çalışmasına sinir olurdum. Hyunjin'in en sevdiğim özelliklerinden biri de böyle olmamasıydı.

"Şimdi de 'baba' olacak kişi tatillerde bile eve gelmememi söylüyor. İkisi de beni ne zaman arasa bir şeyleri bahane edip fırça atıyorlar. Bugün de onlardan biriydi. Ondan ağladım."

Hyunjin konuşmamın bittiğini anlayınca elimi bıraktı ve doğruldu. "Seni bir yere götüreceğim Felix. Kafa dağıtmaya yardımcı olur."

🌊🌊🌊

River | HyunlixBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin