Yazardan:
Sabah uyandığında sevgilisinin güzel yüzünü gördü çilli. Sanki o an içinin eridiğini hissetdi. Eğilip sevgilsinin o güzel yüzüne derin bir öpücük kondurdu. "Lixie" dedi kırmızı saçlı gülerek. Daha sonra çilli genç hemen sevgilisine sokulmuştu.
"Günaydın sevgilim" dedi çilli gülerek. Kırmızı saçlı hiç bir şey demeyip, gülerek çillini altına aldı. Doyamamıyormuş gibi yüzüne öpücükler konduruyordu. "Hadi aşağıya inelim lixie" dedi kırmızı saçlı genç.
Güzel çift beraber salona giderken, arkadaşları onlara heyecanla bakıyordular. "Barışmışlar" dedi Jisung gülerek. "Evet el eleler" dedi Minho sevgilisine yanıt vererek. "Sonunda be" dedi Changbin gülerek.
"Nasılsınız?" dedi kırmızı saçlı gülerek. "İyiyiz sen nasılsın?" dedi Chan göz kırpmarak. "Onlar zaten iyiler" dedi Seungmin gülerek. Gerçekten Seungmin çok mutluydu. Canından öte sevdiği arkadaşı şu an mutluydu. O mutluydusa Seungmin dünden mutluydu.
Daha sonra tüm çiftler beraber yemek yemeğe başlamıştılar. Yemek yerken, çillinin gözleri sevgilisinin dudaklarındaydı. Bu sabah öpmek için delirmişti. Sırf utandığı için öpememişti sevgilisinin dudaklarını.
Daha sonra yemekten sonra kırmızı saçlı sevgilisinin elinden tutmuş ve bir odaya getirmişti. Odaya girer girmez çilli hemen konuşmuştu. "Benim odam" dedi çilli gülerek. "Hatırlıyormusun?" dedi kırmızı saçlı dolu gözleriyle.
"Evet" dedi peluş oyuncağına doğru eğilerek. "Civcivli peluşum, hala eskisi gibi duruyor" dedi gülerek çilli. "Evet eskisi gibi 3 yıldır her gün buraya geliyorum, yalnız burada sakinleşiyorum" dedi kırmızı saçlı genç gülerek.
"Senin kokun" dedi çilli peluş oyuncağı koklayarak. Daha sonra sevgilisinin bir şey demesine izin vermeyip, hemen kucağına atladı çilli genç. Daha sonra kendi yüzü ile sevgilisinin yüzünü aynı hizaya getirdi.
"Lixie" dedi kırmızı saçlı sevgilisinin ne istediğini anlayarak. "Öp beni" dedi çilli genç gülerek. Kırmızı saçlı gülerek nefesini sevgilisinin yüzüne verdi. Fakat romantik anları kapının açılmasıyla bozulmuştu. Gelen Jeongindi.
"Hyun, bir gelirmisin" dedi Jeongin endişeyle. "Jeongin sonra gelirsem olmaz mı?" dedi kırmızı saçlı mızmızlanarak. "Çok önemli bir şey gerçekten" dedi Jeongin endişeyle. Kırmızı saçlı anında kafasını sallayıp, miniğini yatağa yatırıp, alnını öptü.
Daha sonra Jeongin ile dışarıya çıktı. "Ne oldu Jeongin?" dedi Hyunjin merakla. "Hyun, bu San uyanmış Wooyoung söyledi bana bu gün, fakat her an her şey yapa bilir, şimdi gücü falan yok, gerçekten korkuyorum Hyun, kendim için değil, yalnız senin için" dedi Jeongin hüzünle.
Kırmızı saçlı anında Jeongin'i sararken, sanki onu sakinleştirmek istiyormuş gibi konuşmaya başladı. "Merak etme tilki, hem San uyanırsa Wooyoung onu bir şekilde halleder, lütfen endişelenme" dedi kırmızı saçlı gülerek.
"Ama ya bir şey olursa?" dedi Jeongin hüzünle. "Hayır, hayır kötü düşünme şimdi Wooyoung'a söyle San'ı bir az oyalasın, her şey iyi olucak" dedi kırmızı saçlı gülerek. Jeongin anında kafa sallamış ve son kez kırmızı saçlıya sarılıp, aşağıya inmişti.
Daha sonra kırmızı saçlı yeniden çillinin odasına girmişti. Fakat Felix bir az sinirli görünüyordu, bir az değilde sanki gözlerinden alev çıkıyordu. "Çok mu önemliymiş" dedi çilli sinirle. "Ah şu San olayını söyledi, uyanmış" dedi kırmızı saçlı ortamı yumuşatmak istermişcesine.
"Hadi canım, benin yanımda neden söylemedi o zaman" dedi sinirle çilli. "Lixie sakin mi olsan?" dedi kırmızı saçlı sakin bir şekilde. "Hyunjin, Jeongin aranda bir şey yok dimi?" dedi çilli sinirle. Kırmızı saçlı aldığı soruyla anında şoka uğramıştı.
"Felix.." dedi kırmızı saçlı sinirle gülerek. "Böyle bir şeyin olabileceğine inanıyormusun?" dedi kırmızı saçlı sinirle. "Bilemem" dedi çilli sinirle. "Yine aynı şeyleri yapıyorsun Felix, sonrada hiç bir şey olmadığı gibi gelip özür dileyeceksin, seni sevdiğimi çok iyi biliyorsun, böyle düşünmen tamamen saçma, galiba ben yine yanlış karar almışım, aklın başına gelince konuşalım" dedi sinirle odadan çıkarak kırmızı saçlı...
__________
Yeni bölüm 🥟
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Together again in another time / Hyunlix
RandomHyunjin 3 yıl önce ölmüş sevgilisini deli gibi özlüyordu....
