3.2

11.1K 1.2K 779
                                        

kizlar 35 yapacaktim da 40a kadar uzatsam okur musunuz ya

***

Minho, Jisung'un sınavının yapıldığı okulun önünde beklerken arabada oturamamış bir o tarafa bir bu tarafa turlamaya başlamıştı. Gergin olunca hep yaptığı gibi ikide bir çenesini kaşırken bileğinden saati kontrol etti.

Az kalmıştı sınavın bitmesine, genel olarak herkeste bir sessizlik varken çalan telefonunu kulağına götürdü. Seungmin arıyordu. "Naber, napıyorsun, öldün mü?"

Göz devirdi. "Sence?"

"Ölmemişsin, şimdi seni ben öldüreceğim." diyen Seungmin ile "Bak yüzüne kapatırım," dediği an telefon yüzüne kapanmıştı. Minho iç çekip telefonunun kararan ekranına baktı, arkadaşlıklarını gözden geçirmeyi her seferinde unutuyordu.

Telefonu cebine atıp kendisi için yakınlardaki bir büfeden su almış, arabaya oturup Jisung'un ona bıraktığı telefonundan galerisine girmişti. Sanki her gün yapmıyormuş gibi yine sevgilisinin galerisini turlayıp her fotoğrafı tek tek incelerken kendini oyalamaya çalışıyordu.

Baktığı son fotoğrafla beraber arabadan indiğinde içeride olan Jisung da "Sınavınız bitmiştir," lafı ile kalemini bırakmıştı. Derin bir nefes verip son optiğine baktı ve fısıldadı. "Lütfen bu sefer ol, lütfen. Lütfen."

Gözetmene kağıdını verip ayağa kalktı, suyunu alıp sınıftan çıkmış ve merdivenlere yönelmişti. Derin derin nefesler alıp sakinleşmeye çalışırken kalabalığın arasından Minho'yu gördüğü gibi dolan gözleriyle ona ilerledi.

"Minho..."

Minho hızla onu kolları arasına aldı, Jisung gövdesine sarılıp başını boynuna yaslamış, dolan gözlerini kırpıştırmıştı.

"Nasılsın bebeğim?"

"Bilmiyorum... Of." Titreyen sesiyle gözyaşları dökülmeye başladığında ellerini çekip yüzüne kapattı. "Bilmiyorum, bilmiyorum, olmadı Minho. Yapamadım. Of, ben neden bu kadar beceriksizim ki!"

Dizlerinin üstüne yere çöktüğünde Minho hızla endişeyle yanına çöktü. "Jisung," diye mırıldandı tek elini saçlarına tek elini de yüzünü kapatan Jisung'un ellerinin üstüne koyarak. "Oldu ya da olmadı, biliyorum... Çok emek verdin ama o sınav anı çok farklı, bunu biliyorsun. Belki de stres yüzünden kötü yaptığını sanıyorsun, bende de öyle olmuştu. Ne dersin?"

Jisung kafasını iki yana salladı. "Olmadı. Yemin ederim bir sürü yanlışım var, biliyorum. Anne... Özür dilerim, baba özür dilerim. Keşke..."

"Sakın." dedi Minho. Kollarını ona sardı. "Devamını getirme, sakın Jisung. Biliyorum dünyanın en boktan tesellisi ama... Sınav hiçbir şey değil ve en önemlisi senden önemli değil tamam mı? Sana söz veriyorum, sana yemin ediyorum ki o dosyayı ben açacağım. Söz."

"Yapamadım. Minho yapamadım, anlamıyorsun işte, özür dilerim çok sinirliyim ama anlamıyorsun!" Ağlayarak Minho'ya baktı Jisung. "Gidebilir miyiz lütfen, lütfen."

"Peki."

Minho ikisini arabaya bindirmiş, biraz kafası dağılsın diye en yerine sahile sürerken Jisung yol boyu çenesini sıkıp ağlamamak için kendini tutmaya çalışmıştı. Minho sonunda sahile çektiğinde Jisung inip direkt bankta oturdu.

Minho da yanına oturduğunda ona baktı. "Hiç böyle hayal etmemiştim biliyor musun?" dedi konuşarak. "Sınavım çok güzel geçecekti, ben sana mutlu mutlu çok iyi geçtiğini söyleyecektim sonra kutlama pastası yapacaktık. Olmadı... Olmadı, çok zordu. Ben iki senedir kime çalışıyorum ya!"

depresyon güzelim, minsung ✓   Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin