2.4

13.7K 1.4K 1K
                                        

Jisung, geldiği parkta heyecanla ayaklarını sallarken telefonunu da hemen yanındaki brownielerin bulunduğu kabın üstüne koymuştu. Çenesini hafifçe kaldırıp gözlerini parkta gezdirerek Minho'yu ararken çok geçmeden onu taşlık yolda elinde iki bardakla yürüdüğünü görmüştü.

Görmesi ile kocaman gülümsedi direkt, heyecanla yerinden kalktığında onu gören Minho gülümsemiş, yanına varıp sıcak çikolataları masaya bırakmış ve boynuna atlayan Jisung'un beline sarmıştı ellerini.

"Günaydın!"

"Günaydınn." dedi uzatarak, gözlerini kapatıp Jisung'u daha sıkı sarı ve belini okşadı. "Özlemişim cidden."

Jisung gülümsedi, cidden hayallerinin gerçek olmasına inanamayacak kadar mutlu hissediyordu kendini. Kıkırdayıp "Ben de seni özledim," diye mırıldanmış, Minho gözlerini kısarak geri çekilmişti.

"Nerede günaydın öpücüğüm?"

"Brownie yaptım bak! Hadi yiyelim."

İstese de ısrar etmedi Minho öpücük için, Jisung'un arkasından ona gülerek çardağa oturduğunda Jisung heyecanlı heyecanlı nefes alıp titreyen elleri ile saklama kabını açmaya çalışıyordu ki ani bir fikirle duraksadı ve aklından çıkmayan sözü yapmak için uzanarak bir anda hızla dudaklarını Minho'nun dudaklarına bastırıp geri çekildi.

"Çok utandım, konuşma!" deyip saklama kabını açtığında Minho aldığı öpücükle kıkırdayıp duruyordu. Jisung da kendini tutamadan onun gülüşü ile gülerken kabı açmış, Minho bir tane brownie almıştı.

Jisung da kutuyu kucağına koyup onun yanına oturarak sıcak çikolatasını eline aldığında "Nasıl?" dedi kaşlarını kaldırıp ellerini bardağa sardığında. Minho keyifle yanıtladı. "Çok güzel. Ellerine sağlık, bir gün beraber yapalım mı?"

"Cidden mi!"

"Cidden," deyip onayladı. Jisung anında parlayan gözlerle ona bakıp kafa sallamış, mutlulukla bir kez daha uzanıp Minho'yu dudaklarından öperek geri çekilmişti. Minho onun elindeki sıcak çikolatayı alıp masaya bıraktı ve iki elini de Jisung'un yanağına yerleştirerek dudaklarına kapandı.

Gözleri eş zamanlı kapanmış, Jisung onun bileğine tutunmuştu. Onun alt dudağını kendi dudaklarına hapseden Minho ile ayak uydurup yavaşça öpüşüne karşılık vermeye başladığında istemsizce oturduğu yerden biraz daha ona doğru kaymış, diğer elini de Minho'nun omuzuna yerleştirmişti.

Uzun bir öpüşme ile geri çekildiklerinde Minho kendisinin aksine duygularını daha çok belli eden sevgilisinin heyecanla nefes alışını izliyordu. Kendini tutamadan güldüğü zaman gözleri buluştu.

"Kedi," deyip burnunu sıktı Jisung'un yüzünü buruşturarak. "Kafayı yiyeceğim tatlılığından. Kafayı yiyeceğim."

Uzanıp Jisung'un burnunu ısırarak geri çekilmiş, Jisung kahkaha atarken ikisi beraber tatlılarını yemeye başlamışlardı. Minho brownieden yeteri kadar yiyip çikolatasını içerken Jisung'u da kolunun altına almış, onunla uğraşıyordu.

"Priv hesabına aldığın kişinin Seungmin olmasına kırıldım, neden Seungmin yani? Beni de alma ama Seungmin'i hiç alma."

Jisung kıkırdadı. "Ya şey, cidden öğrenmiş. Senin mi, senin mi, bilirim ben deyince itiraz da edemedim. Sonra şey oldu..."

"Ne oldu?" deyip gülümsedi Minho ve işaret parmağını Jisung'un yanağında gezdirdi. Jisung iç çekti. "Anlaşma yaptık. Gülme tamam mı, bak çok utanırım, gülme. Şey oldu, o bana senin fotoğraflarını atacaktı ben de hesabıma alacaktım. Ne yapayım, çok cazip bir teklifti, kabul etmemem imkansızdı." Alt dudağını sarkıttı. "Minho... Gülmesene..."

depresyon güzelim, minsung ✓   Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin