"İNSAN DAMARLARINDA KENDİ KANINI TAŞIDIĞI BİRİNDEN KORKARMI?"
....🥀Saat kaçtı,
ne bilim ayol kaç saat
Telefona bakabilirdim,
off kim uğraşacaktı ki.
Ama kalkmalıydım,
fakat bu gün okula gitmesmede olurdu.
Ayol kim ne dicektiki.
Bir adet terlik savar, bordo bereli hatun, bir adet anne.
İşte o vardı işte bu yüzden kalkıp okula gitmek zorundaydı, hangi salak ona oku demiştiki. Evlenip zengin koca parası yemek varken. Kimsede zorlamamıştı oysaki onu. Ama kendisi
'okuyacam ana öğretmen olacam' diyen küçük emrah gibi okumak için götünü başını yırtmıştı maldı, maldım.Sabah uyanmış tavanı izlerken kendime söverek günaydınlar diyordum, hiç kalkasım yoktu. Evet düzgün bir uyku çekmiştim ama işte bu yüzden bu yatak beni geri kendine çekiyordu. Of tu neydi bu çile okullar neden şafak operasyonu gibi ekrenden başlıyordu.
Üniversite öğrencisi olalirdim ama erkenden dersim vardı. Ve önemli bir ders olduğundan katılmak zorundaydım.
Artık konuşamyı bırakıp kalkmam gerekiyordu. Saat 7.00 dı sabahın körü daha kargalar gak dememişti.
Hay ben oku diyen aklımı diyerek çıktım yataktan.
Hızlıca işlerimi halledip ölü adımlar ile aşşağı yürüdüm.Dün annemden kaçtıktan sonra nasıl uyuduğumu bilmeden üstümü deyiştirip attım kendimi yatağa gerisi yok yorgunluk beni hemen almıştı oykuya. Vay anam vaydı hala geri odama sıcak yatağıma kaçıp uyumak istiyordum. Ama kalktık bir kere, Annemden dayak yemek istemiyordum mecbur uyumamam gerekiyordu. Cidden of tu.
Aşşağı indiğimde kahvaltı masasında oturmuş sucukları lüpliyen Ayazı gördüm o bana karşın her sabah olduğu gibi enerjikti.
"günaydın" diyerek Ayazın karşısındaki sandalyeye oturdum.
"günaydın" ağzı yemek dolu iken zar zor ağzındakiler ile konuştu. Sabah sabah en nefret ettiğim şeyi yapıyordu yine.
"düzgün ye şunu" diye uyarsamda beni umursamadan ağzını açıp "saane" Dedi.
Şimdi işte dövmem için bir sebep vermişti elime. "gösteririm ben sananeyi" diyerek hücum ettim bak şimdi tüm uykusuzluğum gitti umarım annemin yanına koşup dövmemi engellemezdi. Bi sabah maratonu olmazsa olmazdı."Aaağnee" diye kız gibi çığlık atıp kaçmaya başladı. Ama mutfak yerine masanın etrafında koşuyordu.
"Ne oldu lan annemdendemi kestin umudu masanın arkasına saklanıyorsun." Durup masanın bir köşesinden ona bakıyordum.
"Yok ya annem kahvaltıyı hazırlayıp çıktı. Yaptığı yemekleri bu gün lokantaya kendisi bırakacakmış" bak bu iyiydi şimdi kim alırdı bu iti benim elimden. Benim tehlikeli sırıtışımla bana korkuyormuşçasına bakıyordu.
"Bence konuşarak anlaşabiliriz. Neden uykunu açmayı benim üzerimde deniyorsun. Bir sabah çayı uykunu çok iyi açar bence." Hızlıca konuşup gülümsemişti talı tatlı. Ama bana sökermiyidi. Hayır.
"Yooo bence açmaz. Benim başka fikirlerim var onu denicem." Bana bakıp yutkunu. Ben tam üstüne tekrar koşucak iken, oda benden kaçmak için hamle yapacak iken duyduğumuz ses ile ikimizde yerimizde donup kaldık, birbirimize bakarak.
"Sabahın köründe, gün bile aymadan başladınızmı kavgaya ha."
Duyduğumuz ses ile ikimizde donup kalmıştık.Gelmişti bu sabah evdeydi ve biz iyi biliyordukki bu kahvaltı boğazımıza dizilecekti.
Ayaza baktım oda bana birsürü duygu barındıran gözleri ile bakıyordu. Ama içinden bir duygu ise endişeydi. Neden endişeleniyorsun kardeşim benim içinmi? Hayır benim için endişelenme kendin için endişelen çünkü sen benim için endişelenip bana birşey yaparsa olaya atlayacaken ben senin için bunu yapamam. Özür dilerim kardeşim, özür dilerim.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
KANATSIZ
Aktuelle Literatur.... "Seni çözemeyen çalışıyorum ama olmuyor, sen tam olarak kimsin?" * Sahi o kimdi? Oda bilmiyordu kim olduğunu... O Tüm ülkede aranan ismini duyunca bile herkesin tüylerinin ürperdiği, canavar ilan ettikleri, nefret, öfke ve korkuyla andıkları...